BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Türkler şirketlerine yerli damat arıyor

Türkler şirketlerine yerli damat arıyor

Yapılan anketlerde 2010’da birleşme ve satın almaya (B&S)olumlu bakan şirketlerin oranı yüzde 18 iken 2012’de bu oran iki katı da geçerek yüzde 37 oldu.



> Uğur KÜÇÜK - İSTANBUL Avrupa ülkeleri krizle boğuştuğu bir dönemde Türk firmaları da dönüşümden geçiyor. Bir zamanlar “küçük olsun benim olsun” anlayışıyla hareket eden firmalar rekabet gücünü artırmak ve markalaşmak için şirket evliliklerine daha sıcak bakıyor. Denetim, vergi ve danışmanlık hizmetleri sunan Grant Thorton’un Türkiye ile birlikte 40 ülkede gerçekleştirdiği birleşme ve satın alma (B&S) planlaması araştırma sonuçlarına göre, B&S planı yapan şirket sayısında 2010’da dünya ortalamasının gerisinde olan Türkiye, 2012’de ortalamanın üzerine çıkmış durumda. Grant Thorton Türkiye Pazarlama ve İş Geliştirme Müdürü Hilal Baltacı, “Önümüzdeki üç yıl içinde bir B&S düşünüyor musunuz?” sorusuna Türk şirketlerinin üst düzey yöneticilerinin verdiği “evet” cevabının her sene arttığını ifade ederek, “Türk yöneticilerinde gelen evet cevapları 2010’da yüzde 18 ile sınırlı kalırken 2011’de yüzde 24 ve bu sene de yüzde 37’ye yükseldi. Türkiye bu sonuçlar ile 2010 ve 2011’de dünya ortalamalarının 8 ve 10 puan altındayken 2012’de dünya ortalamasının 3 puan üstüne çıktı” dedi. Araştırmanın sonuçlarına göre Türk şirketlerinin yüzde 37’si B&S planlarken, yüzde 60’ı hâlâ B&S’ye soğuk bakıyor. Türkiye’de önümüzdeki üç yıl içinde satın alma yapacağını belirtenlerin yüzde 61’i yurt içi satın alma planlaması yaparken yüzde 31’i yurt dışı satın alma planladığını belirtiyor. Şirketlerin birleşme ve satın almada öncelikli hedefi yeni markalar kazanmak-yeni teknoloji ve sistemlere erişim. Türk şirketlerin satın alma ve birleşmelere yeşil ışık yakmasındaki en büyük etkenlerin yeni pazar ve teknolojilere daha kolay bir şekilde erişebilir olmalarına bağlayan Baltacı, “Şirketlerin B&S planları ardında dört temel itici güç var. Türk şirketlerin öncelikli hedefi yüzde 44 ile yeni markalar kazanmak-yeni teknoloji ve sistemlere erişim. Ardından yüzde 25 ile yeni pazarlara erişim, yüzde 20 ile büyüme ve yüzde 10 ile daha düşük maliyetli operasyonlara erişim faktörleri ana unsurlar olarak sıralanıyor. Türkiye için temel motivasyon kaynağı olan yeni markalar ve yeni sistemlere erişim faktörü, Avrupa Birliği ülkelerinde son sıralarda kendine yer buluyor” sözlerini kullandı. Avrupalılarla Türkler farklı düşünüyor Rapor sonucunu değerlendiren Grant Thornton Türkiye Vergi Ortaklarından Emin Taylan, araştırmanın Türkiye’nin temel sorunu olan “markalaşma” ihtiyacını daha belirgin bir şekilde ortaya koyduğunu söyledi. Taylan, “Türk şirketler oturmuş markalara yatırım yapmak isterken, Avrupalı şirketler büyüme amaçlı olarak yatırım arayışındalar. Markalaşma sürecinde oldukça uzun bir yol kat etmiş durumdalar ve stratejik hedefleri büyümek. Türk şirketleri ise büyüme için öncelikli ihtiyacın markalaşma olduğu bilinci ile B&S planı yapıyorlar” diye konuştu.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT