BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Issız ve sıcak: Çöller

Issız ve sıcak: Çöller

Çölleşme tehlikesi sıcak iklime sahip ülkelerin yanı sıra dünyanın birçok noktasını tehdit ediyor.



Sevgili okurlar, her geçen gün genişleyen çöller, güç hayat şartları yüzünden yakınında yaşayan insanları başka yerlere göç etmeye zorlamaktadır. Ülkemizde gerçek anlamda çöl bulunmamakla birlikte ilkbahar yağışlarının az olduğu yıllarda, Orta Anadolu’da rüzgâr erozyonu üst verimli toprağı yok ederek çoraklaşmayı hızlandırmaktadır. Çöller; kum veya ufalanmış taş yığınlarından meydana gelen kurak, sıcak ve genellikle bitki örtüsünün bulunmadığı yeryüzü formasyonlarıdır. İklimsel ve jeolojik faktörlere bağlı olarak farklılık gösterir. Günümüzde yeryüzünün 5’te 1’i çöl, yarı çöl ve aşırı kurak bölgelerden oluşmuştur. Ancak kurak ve sıcak çöllerin yanında, Güney Kutbu Buzulları ve Alaska, Kanada, Kuzey Avrupa ve Sibirya Tundralıkları da, bitkilerin gelişmesini sağlayacak yeterli suya sahip bulunmalarına rağmen, yılın büyük bir kısmı soğuk geçtiği için bitkilerin bu donmuş sudan yararlanamaması yüzünden çöl özelliği taşımaktadır. Genellikle çöllerin yıllık yağış ortalaması 255 mm’nin altındadır. Ayrıca 255-510 mm arasında yıllık yağış alan ve yüksek sıcaklık farklarına sahip bölgeler; Amerika’nın güneyindeki Pampas’lar gibi dünyanın Step alanlarını oluşturur. Değerli okurlar, yeryüzünde çöllerin dağılışı, atmosferin alt tabakalarındaki sirkülasyona göre şekillenmiştir. Aşağı inen hava sıcak yüzeyin etkisi ile ısınır ve bulut oluşmasına imkan vermez. Ayrıca Sahra ve Gobi çöllerinin kuraklığı okyanus neminden uzaklığın sonucudur. Namib ve Atacama çölleri ise kıyılarda oluşmuşlardır. Bu alanlar, kutuplardan ekvatora doğru akan soğuksu akıntılarının, yağmur yerine sis ve soğuk rüzgârlar getirmesi yüzünden çölleşmişlerdir. Diğer taraftan, çöl atmosferinde güneş ışınları ve radyasyonun %90’ı bulut olmadığından yeryüzüne düşer. Geceleri ise birikmiş ısının %90’ı çöl zemininden atmosfere yansır (Albedo=Yansıtabilirlik). Bu yüzden çöller büyük sıcaklık değişimi gösterir. Bu farklılık 50 dereceyi bulabilir (gece -5,gündüz 55 santigrad derece). Çöl şartlarına sebep olan faktörlerin başında havadaki nemin düşüklüğü gelir. Ancak gece vakti hava soğuduğunda nemin artmasıyla çiy oluşabilir. Az da olsa bu oluşum bazı çöllerde yaşayan bitki ve hayvanlar için hayati önem taşır. Çiy damlacıkları onların ihtiyacı olan hayat suyunu sağlar. Kurak çöllerde rüzgârlar gündüzleri çok şiddetli, geceleri ise sakindir. Bu rüzgârlar kum ve tozları taşıyarak kayaları aşındırır ve büyük ölçüde çöl kenarlarındaki bölgelerde erozyona sebep olur. Aşınma tamamen fiziksel olduğu için çöl toprakları humussuz, ufalanmış kaya ve kum tanelerinden ibarettir. Çöllerin az da olsa ekilebilen başlangıç ve bitiş noktalarında yaşayan insanlar göçebe olup hayvancılıkla geçinirler. Bir kısmı da bitkilerden yararlanır. Kalahari Çölü’nde asırlardır çetin şartlara rağmen yaşayan kavimler bitki kök ve yumrularıyla hayatlarını sürdürürler. Günümüzde, yeryüzünün hatırı sayılır bir bölümünü kaplayan çöller, dünya nüfusunun %7’sini barındırmaktadır. Sevgili okurlar, iki hafta boyunca size iki büyük ekosistemi (Okyanuslar ve Çöller) sunmaya çalıştım. Ancak, işin çok önemli bir başka boyutu daha var; o da birçok bölgede kuraklıklar sonucu oluşan açlık ve hastalıklarla mücadele konusudur. Kuraklık ve çölleşme yüzünden bilhassa Afrika’da Sahra Çölü’nün güneyinde bulunan SAHEL bölgesi ülkelerinde çok büyük can kayıpları yaşanmaktadır. Bu büyük problemle ilgili gelecek hafta size bilgi sunmaya çalışacağım. Hepinize neşe ve sağlık içinde geçireceğiniz güzel bir hafta diliyorum. Sevgilerimle. Güneş enerjisiyle gelen hazine Çöller bu derece olumsuz şartlara rağmen yakın gelecekte çok önemli bir işlevi yerine getirecektir. Birkaç on yıl sonra, çöllerden en büyük istifade bitmez tükenmez güneş enerjisinin kullanımıyla gerçekleşecektir. Solar Yansıtıcılar vasıtasıyla (Desertec) güneş enerjisinden elektrik üretimi pek yakında mümkün olacak. 2060’li yılların başından itibaren, Sahra Çölü’ne kurulacak binlerce yansıtıcının Avrupa’nın ihtiyacı olan elektriğin 3’te 1’ini sağlaması tahmin ediliyor. Aynı zamanda, bu enerji ile deniz suyu Ters Osmoz yoluyla Desalinize edilerek (tuzdan arıtılma), giderek artış gösteren tatlı su gereksiniminin bir bölümü karşılanacaktır. Dünyanın en büyük çölleri > AFRİKA? Büyük Sahra Çölü: 9.065.000 km2 Kalahari Çölü: 520.000 km2 Namib Çölü: 300.000 km2 > ASYA Arabistan Çölü: 1.300.000 km2 Gobi Çölü: 1.040.000 km2 Karakum Çölü: 340.000 km2 > AMERİKA Great Basin: 600.000 km2 Chihuahuan: 350.000 km2 Sonora: 180.000 km2 Atacama Çölü: 140.000 km2 Mojave: 40.000 km2 > AVUSTRALYA Simpson Çölü: 1.550.000 km2 8 AYLIK?EMEK... ÇAM?FISTIĞINI?ÜRETİYORUZ?AMA?TÜKETMİYORUZ Türkiye’de binlerce kişinin geçim kaynağı olan çam fıstığı Balıkesir’e sınır olan İzmir’in Kozak Yaylası’nda büyük zahmetlerle üretiliyor. Sadece Antalya, Kahramanmaraş ve Bergama Kozak’ta üretilen çam fıstığının iç piyasadaki tüketim oranı sadece yüzde 5’de kalıyor. Yüzde 95’i ise Avrupa’da İtalya, İspanya, Orta Doğu’da da Arap ülkelerine ihraç ediliyor. Kasım-Aralık aylarında toplanmaya başlanan çam kozalakları, Haziran-Temmuzda güneşte sergileniyor. Daha sonra ‘patoz’ makinesiyle kabuklu fıstık çıkarılıp suya yatırılıyor. Buradan temizlenen fıstıklar sofralarımıza geliyor. Serhat Şenkökçü BALIKESİR İHA DENİZLERDEKİ?HAYALET UNUTULAN?AĞLAR?DEHŞET?SAÇIYOR Balıkçıların avlandıktan sonra kaybettiği ya da kendi haline terk ettiği hayalet ağlar, denizlerde sürüklenirken önlerine gelen her canlının ölümüne sebep oluyor. Hayalet ağlarla ilgili Doğu Akdeniz kıyılarımızda yapılan araştırmada bir haftada 16 türden yüzlerce deniz canlısının bu ağların kurbanı olduğu tespit edildi. Yumurtalık bölgesinde Mavi Kilikya Derneği’nin yürüttüğü çalışmalarda gönüllü dalgıçlar, ağa yakalanan deniz canlılarını kurtarıp denize salıyor. YEŞİL?SAYFA?YAZDI... VE BAKANLIK BALIK ÖLÜMLERİNE EL ATTI Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Nevşehir’in Acıgöl ilçesi Tatlarin Beldesindeki sulama barajında yaşanan balık ölümleri ve Bartın Irmağı’ndaki kirlilikle ilgili inceleme başlattı. Gölette pH ve oksijen doygunluğu ölçümleri yapılarak, Acıgöl Kaymakamlığı’na olayla ilgili bilgi verildi. Bunun üzerine Çevre ve Şehircilik Nevşehir İl Müdürlüğü ile Nevşehir Üniversitesi Biyoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Erdoğan Çiçek’in yaptığı kimyasal ve mikrobiyolojik analizlerin sonucunda balık ölümlerinin sıcak havanın etkisiyle meydana gelen yosun (alg) patlaması sonucu yaşandığı ortaya çıktı. ANKARA İHA YEŞİL PLATFORM HES MARİFETİ Güzelim tabiata bu yapılır mı? > Eyüp Aygün / GÜMÜŞHANE Gümüşhane sınırları içinde bulunup Trabzon’a da komşu olan Karakaban Dağı eteğinde çektiğim bu manzara gerçekten de dehşet vericiydi. Taşköprü Yaylası’nın da yer aldığı bölgede yapılan HES inşaatı için doğayı nasıl delik deşik ettiklerini anlatmak için fazla söze ne hacet... Avrupa’da olsa tabiatın böyle perişan edilerek santral yapılmasına izin verirler mi? Yap ama doğayı öldürmeden yap! ORDU’DA ALARM! Çöplerinizi sahillere dökmeyin! Sinan Tiryaki / ORDU Ediz Bey, ben Karadeniz kıyısında şirin bir belediye olan Gülyalı ilçesi Tepealtı Mahallesi’nden yazıyorum. Şu anda bulunmuş olduğumuz ilçemizdeki deniz sahili o kadar kirli ki; inanın deniz kenarında ve kumsalda bidon, pet şişe, naylon poşet ve çocuk bezi dahil her şey mevcut! Geçen yıllarda da bu tür görüntüler vardı fakat bu sene bahsetmekte olduğum bu çöp yığınlarından bir metrede bile denizin dibi görünmemekte. İçim acıyor, çünkü biz bu sahilleri böyle devralmadık ki, çocuklarımıza nasıl bırakacağız. Sizin de sayfanızda bahsetmiş olduğunuz bu konu son derecede önemli ve ivedi olarak çözüme kavuşturulması gerekiyor. Öncelikle sahilden uzak veya yakın ilçe ve beldeler çöpleri “bizden uzaklaşsın da ne olursa olsun” diye ırmaklara ve direkt denizlere boşaltmamaları gerekiyor. Bu konuda Yerel Yönetimler, Mülki Amirlikler ve Bakanlık düzeyinde tedbir alınmalıdır. Bu SOS çağrıma özellikle sayfanızda yer vereceğiniz umuduyla saygılarımı arz ediyorum. BUĞDAY?DERNEĞİ’NDEN Bu da ekolojik yaz okulu... > Mine Eroğlu / İSTANBUL Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği ve İstanbul Bilgi Üniversitesi, 11-17 Ağustos tarihlerinde derneğin Çanakkale’deki Çamtepe Ekolojik Yaşam Merkezi’nde “Ekolojik Sosyal Girişimcilik” başlıklı bir yaz okulu düzenliyor. Okula katılan öğrencilerin, insan etkinlikleriyle gezegenin temel problemleri arasındaki bağlantıların farkına varabilmeleri, sosyal sorumluluk ve sosyal girişimcilik kavram ve eylemleri hakkında bilgilenmeleri, çalışacakları alanda hayatın bütünü için fark yapma yollarını araştırabilmeleri hedefleniyor.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT