BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Gaz, fren, şanzıman, hâlin duman...

Gaz, fren, şanzıman, hâlin duman...

Türkiye’ye her geldiğimde, 80’li yıllarda geldiğim zamanlar duyduğum büyük heyecanı ve sevinci, yürek çarpıntısını, ruh çırpınışlarını duyuyorum, dersem doğru söylemiş olmam.



Türkiye’ye her geldiğimde, 80’li yıllarda geldiğim zamanlar duyduğum büyük heyecanı ve sevinci, yürek çarpıntısını, ruh çırpınışlarını duyuyorum, dersem doğru söylemiş olmam. Dünya eski dünya değil! Ben eski ben olduğuma bahse girebilirim de dünya eski dünya değil! İnternet ağının sardığı dünya mesafe mefhumunu değiştirdi; internet haberleşmeleri ve Türk televizyon kanallarının Amerika’ya da ulaşması oradaki gurbetimizin zifiri kara yüzünü birkaç ton açtı! Buna rağmen memlekete her geliş yine de bir heyecandır. Her geliş dikkat pencereleri açar. Şehirler arası karayollarında gidiyoruz. Temmuz ayı itibariyle kamyonların arkalarındaki yazıların yasaklandığını duyduk. Evet, önümüz sıra giden kamyonlar artık yazısız... Bu çok önemli bir mesele miydi, bilmem. O yazılar bir görüntü kirliliği miydi gerçekten? Kime ne zararı vardı? Ben o yazıları okumaktan daima keyif almışımdır. Ama çok daha önemli bir mesele var ki yerinde duruyor. İki mesele... İki kirlilik! Kamyonların egzoz dumanları ve sırtlarındaki yük! İkisi de yerli yerinde! Egzoz dumanı gerçek bir kirlilik kaynağı. Sırtındaki yükün altında ezilmiş intibaı uyandıran, inleye tıslaya, her adım atışta, hele biraz yokuşlarda kapkara, kötü kokulu duman salarak ilerleyen kamyonlar... Arkaları yazılı olmuş, yazısız olmuş, ne çıkar?! Trafikten menedilmesi gereken kamyonlar yollarda. Bu kara dumanların sebebi bakımsızlık mı, denetimsizlik mi, sürücülerin umursamazlığı mı; belki de müsebbib kaçak akaryakıt olarak kullanıldığı duyulan on numara yağ. Hükûmet gayret etse de bu kaçakları engellemeyi başaramıyor sanırım. Kamyonların doğurduğu ikinci kirlilik yüklemede istiab haddini aşmaları. Sırtlarında göğe doğru ağmış tomruk, meyve sebze kasaları, boru, saman balyası, demir filizi... Hem vasıtaya, hem şoföre yazık, hem iyi bağlanmadığı hallerde -ki hiç de az değil- çevre için tehlike... Karayollarımıza “gelişmiş bir ülke” manzarası vermek istiyorsak egzoz dumanlarının ve aşırı yükleme yapmış kamyonların önüne geçmek zorundayız. Bu iki kirliliğin hakkından gelen idareciler alkışlanmaya lâyık olacak. Yoksa kamyonun arkasında “büyüyünce TIR olacağım!” yazmış yazmamış... Ve taşımacılık sektöründe demir yollarından daha fazla yararlanmalıyız. Bu çok daha ucuz, güvenli, hızlı bir ulaşım yoludur. Amerika’da “sadece yük trenlerinin” sefer eyledikleri demir yolları vardır; o demir yollarında, uzunluğu üç-beş kilometreyi bulan, yani ucu bucağı görünmeyen yük katarlarının geçişine rastladığım vakitler hep bunu düşünürüm.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT