BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Telefon başarısını etkileyebilir!

Telefon başarısını etkileyebilir!

Çocuklar, gelişim dönemlerini tamamlamamış olmaları sebebiyle elektromanyetik alanın olumsuz etkilerine karşı bir risk grubu konumundadır.



DR. A. FARUK LEVENT SORULARINIZI CEVAPLIYOR... SORULARINIZ İÇİN... faruk.levent@ marmara.edu.tr 0 212 639 68 81 Bu sene 5. sınıfı bitiren kızım bizden iki yıldır ısrarla cep telefonu istiyor. Bütün arkadaşlarının cep telefonu olduğunu ve okulda cep telefonu olmayan sadece kendisinin kaldığını söylüyor. Kızımın bu isteğini, eşimle ortak hareket ederek bugüne kadar hep idare ettik. Ancak önümüzdeki ay kızımın yaş günü var. Yaş günü hediyesi olarak hangi marka cep telefonu istediğini bile annesine söylemiş. Anne-baba olarak nasıl bir karar vereceğimizi bilemiyoruz. Bize ne yapmamızı tavsiye edersiniz? (Özcan Tuzcuoğlu-İstanbul) Saygıdeğer okuyucumuz, sizi çok iyi anladığımı söyleyerek yazıma başlamak istiyorum. Anne-baba olarak karar vermenin kolay olmadığı bir durumla karşı karşıya olduğunuzu anlayabiliyorum. Eğer kızınızın bu beklentisine cevap vererek cep telefonu alırsanız kızınızı memnun edeceksiniz ama iki yıldır sergilemiş olduğunuz kararlı duruşunuz boşa gidecek. Eğer cep telefonu almanın bu yaştaki bir çocuk için erken olduğunu düşünerek kızınızın istediğini yerine getirmezseniz yaş gününde onu hayal kırıklığına uğratacaksınız. Gerçekten verilmesi zor bir karar. Peki, hangi yolu seçmelisiniz? Öncelikle bu sorunun cevabını vermeden önce size bazı bilimsel gerçeklerden bahsetmek istiyorum. Cep telefonu, konuşma sırasında karşıdan gelen sinyalleri alan, aynı zamanda karşı tarafa sinyal gönderen hem alıcı hem de verici olarak çalışan elektronik bir cihazdır. Yani cep telefonları bütün elektronik aletler gibi çevresine elektromanyetik dalgalar yayar. Bu dalgaların insan sağlığına zararlarına ilişkin birçok araştırma sonucu bulunmaktadır. Özellikle bebekler ve çocuklar, gelişim dönemlerini tamamlamamış olmaları sebebiyle elektromanyetik alanın olumsuz etkilerine karşı önemli bir risk grubu konumundadır. Cep telefonunu kulağımıza dayayarak konuştuğumuz için beynimiz elektromanyetik dalgalara doğrudan maruz kalır. Çeşitli araştırmalarda, sınır değerlerin altında cep telefonu sinyallerinin beynin elektriksel aktivitelerinde ve algılama fonksiyonlarında (dikkat, hatırlama, hafıza, tepki verme gibi) kısa süreli değişimlere sebep olduğu belirlenmiştir. Ayrıca bu dalgaların DNA hücrelerinin hepsine olmasa da bazı tiplerine zarar verdiği ve kalp ritminde küçük düşüşlere sebep olduğu tespit edilmiştir. İngiltere Radyolojik Koruma Kurulunun cep telefonlarının küçük çocuklarda tümör riskini artırdığını açıklaması, tehlikenin boyutlarını açıkça ortaya koymaktadır. Hatta konuşurken telefondan yayılan elektromanyetik dalgaların, çocukların beyin korteksinde yetişkinlerinkine göre daha etkili olduğu MR görüntüleriyle ortaya konmuştur. Bunun sebebi, küçük yaşlarda bu dalgaların vücut tarafından daha fazla emilmesinden kaynaklanmaktadır. Yukarıda verdiğimiz bilgilerden de anlaşılacağı üzere cep telefonları insan sağlığını büyük ölçüde tehdit etmektedir. Buna karşılık cep telefonundan yayılan elektromanyetik dalgaların gözle görülemeyişi, etkisinin çoğu zaman doğrudan hissedilemeyişi ve uzun zaman sonra etkisinin birikerek ortaya çıkması gibi sebeplerden dolayı bu cihazın zararlı etkileri bugüne kadar yeterince önemsenmeyen bir konu oldu. Ancak bu konuda daha kapsamlı bilimsel araştırmaların yapılması, sınırlamalara ilişkin kanunî tedbirlerin uygulanması, konunun takibi ve toplumun muhtemel etkilere karşı uyarılması önem kazanmaktadır. Sorunuza gelecek olursak, çocuğunuza çok istediği cep telefonunu alarak yaş gününde onu memnun edebilirsiniz. Ancak alacağınız bu hediyenin, ileride çocuğunuzun ve sizin karşılaşabileceğiniz birçok probleme davetiye çıkaracağını unutmayın. Sadece sağlık açısından değil aynı zamanda kızınızın cep telefonu yüzünden yüz yüze iletişim becerilerinde gerileme ve derslerindeki başarılarını düşürme ihtimalini de değerlendirmek durumundasınız. Sonuç olarak 15 yaşından küçük bir çocuğa cep telefonu alınmasını uygun bulmuyorum. Eğer bu düşüncemi dikkate alıp ona cep telefonu yerine başka istediği bir şeyi alırsanız anne-baba olarak ona neden böyle bir karar aldığınızı gerekçeleriyle açıklamalısınız. Sizi dinledikten sonra ya size hak verecek ya da birkaç gün size surat astıktan sonra bu durumu kabullenecektir. Her iki durumda da çocuğunuz ve siz kazançlı çıkacaksınız. PENCERELER Ahmet Rasim Akdağ ahmetrasim.akdag@ihlaskoleji.com Hakkında bilmediğiniz 3 şey: KURŞUN KALEM En büyük kurşun kalem 19 metre uzunluğunda > Sıradan bir kalem 56 kilometre uzunluğunda bir çizgi çekebilecek ya da 45.000 kelime yazabilecek kadar grafit içerir. Tarihte kimse bu istatistiği denemedi. > Dünyanın en büyük kalemi bir Faber Castell 9000’dir ve Kuala Lumpur yakınlarında sergileniyor. Malezya ahşabı ve polimerinden yapılan kalem 19 metre boyunda. > İç savaş sırasında Federal Ordu askerlerine verilen temel ekipmanlar arasında kurşun kalem de bulunuyordu. KARMA SÖZLÜK Sözlüklerden seçme başlıklar... Metrobüse binerken yaşanan omuz omuza mücadeleler > Metrobüs biniş kurallarına uygundur, nizami bir harekettir. Devam. (4göz) > Sportmence değildir hatta vurdulu kırdılı sporlardaki bile daha sportmencedir, etik kuralları vardır. (roboute guilliman) > Bu mücadele bitip insanlar yerine oturduktan sonra yüzde gülücüklenmeler oluşuyor nedense. (tanis the half elven) > Yaşlı teyzelerin her zaman kazandığı mücadele. (pis sey) > Eğer bekleme yerinizi iyi ayarlarsanız hiç yaşamayacağınız olan mücadele. (nietzschenin sira arkadasi) Kişinin tatilde olduğunu anladığı an > “Hakikaten bugün günlerden neydi ya?” diye sorduğu an. (enola gay) > En büyük derdinin yeni kremlendikten sonra denize girip girmemeye karar vermek olduğu andır. (benim adım alice değil) > Sakalların artık bitlenmeden dolayı tatlı tatlı kaşınmaya başladığı andır. (sadece biraz huzur) > Müdürünün/amirinin işler için cepten aradığı andır. “Aaa, müdür arıyor, niye ki? Yoksa ben? Oleeeee” (fitneci) > Çalar saat sesi yerine yeğenlerinizin yatağınızda zıplamasıyla uyandığınız andır. (schumina) TWITTER'DA BU HAFTA NE KONUŞULDU Twitter’da bu hafta TT (Trend Topic - hakkında en çok tweet atılan konu) olmuş başlık... Biz Türkler > Tuncay Polat Biz Türkler tüpün gaz kaçırıp kaçırmadığını çakmak yakarak kontrol eden bir milletiz. > Thank you Zayn Biz Türkler bir şampuanı 1 haftada bitirip su ekleyerek 1 ay kullanabilen bir milletiz. > NOTICE ME 1D Ayrıca biz Türkler yabancı birinin bir şeyi Türkçe olarak sesli anlatınca anladığını sanırız. > Rüya SeLçuk Biz Türkler ıslak mendili açıp elimizi, kolumuzu, ensemizi silip son olarak da ayakkabılarımızı cilalarız. > Gökhan Biz Türkler bir şey sorduğumuzda yok cevabı alırsak, “Hiç mi yok?” diye tekrar sorarız! tweetçi twitter.com/twtci Mal Tweetler Gerilim Filmi Projem: Şehirlerarası yollardaki outlet mağazalarının önünden geçerken uyandırılmayan kadının gazabı. Sipsili Marpuç Düğünlere pasta yemek yerine çeyrek altın takmak için gitmeye başladıysan büyüdün demektir. Yasir Yasar Küçük suyun 4 lira olduğu mekânda boğazıma bir şey kaçsa durumu çaktırmam, sessiz sakin bir köşeye geçer ölümü beklerim. hoanes Adamın tişörtünde; kan, çikolata, at lekesi var, sen çıkmış “Hımm, zorlu bi leke.” diyorsun. Bi’ sor adamın başına ne gelmiş de böyle olmuş. ciddidüşünmüyor Yıl olmuş 2012 arabayı hâlâ bayan sürücülerin üzerine üzerine kullananlar var. Tamam ters şeritten gidiyor olabilirim ama biraz saygı lütfen! ömür özdemir Köy kahvaltısıymış. Nutella hangi köyümüzün âdeti? Jambon delisi köyümüz nerde? Krepsiz yaşayamam diyen köyümüz hangisi? Açıklayın bunları! Evrim Güvenç Hani aşk karın doyurmuyordu? Doymayı geç Elif Şafak zengin oldu! Hami Koç İhlas Koleji’nden mektup hami.koc@tg.com.tr En kârlı yatırım Aile kurumundan sonra hayatımızı belki de en çok etkileyen şey arkadaşlık ilişkileridir. Birçoğumuz farkında olmasak da, hayatımızı etkileyen kararları alırken çoğu zaman arkadaşlarımızın etkisinde kalıyoruz. Bu yüzden dünyanın en şanslı insanları, iyi dostlara sahip olanlardır desek yanlış olmaz. Peki, iyi dost sahibi olmak elimizde mi? Nasipten öteye yol yok elbette ama kriterlerimiz belli olursa işimiz biraz daha kolay olur. Belli bir yaşın üstündeki kişiler, tecrübeleri doğrultusunda arkadaş seçiminde daha bilinçli davranabilirler. Ancak çocuklarımızın mutlaka arkadaş seçimi ve ilişkileri konusunda doğru yönlendirilmeye ihtiyacı var. Ancak bu yönlendirme, anne babaların genelde yaptığı gibi, “O ipsiz sapsızlarla görüşmeni istemiyorum!” şeklinde kurulan cümlelerle başarıya ulaşamaz. Hele belirli bir yaşın üstündeki çocuklar, arkadaşlarına çok ehemmiyet verdiğinden bu tür konuşmalardan etkilenmezler. Öyleyse çözüm ne? Çözüm elbette küçük yaştan itibaren bazı değerleri iyi vermek ve iyi model olmak. Nezih bir aile ortamında yetişen çocuk, kendi ortamını belirlerken de ister istemez benzer özellikler arayacaktır. Evinde hiç kötü söz kullanılmayan, küfür edilmeyen bir çocuk, büyük bir ihtimalle bol küfürlü ortamlarda duramaz. Her çocuğun hayatında geçici dönemler olur elbette ama uzun vadeli düşünüldüğünde, çocuk mutlaka aile ortamına benzeyen bir ortamda rahat eder. Her insanın zihninde, yıllar geçtikçe iyi ve kötü kavramları oluşur. Bu kavramların oluşmasındaki etken faktör kelimeler değil, yaşantılardır. Çocuklara ta küçük yaşlardan itibaren sunulan hayat, ölene kadar çocuğun alacağı kararları etkiler. Çocuklar anne babalarından duydukları kelimelerle cümle kurarlar. Bugünlerde sıkça duyduğumuz, “çocuklarla kaliteli vakit geçirmek” kavramı da bu noktada büyük önem kazanır. Çocuğunuz televizyon karşısında ise ister yanınızda ister kucağınızda olsun onunla kaliteli vakit geçirmek mümkün değildir. “Aman diziler kaçmasın!” diye çocuklarını ihmal eden annelerin, ileride dizlerini dövmesi kaçınılmazdır. Aynı şekilde, mesleki kariyer yapmak uğruna evi otel olarak kullanan babaların da, yıllar geçtikten sonra “Bayramlarda çocuklar ziyarete gelmiyor!” diye yakınması boşadır. Evinde mutlu olmayan çocuk, mutluluğu elbette dışarıda arayacaktır. Sizin mahallede çocuklarınız için ideal bir ortam varsa dert etmenize gerek yok. Bırakın, çocuğunuz öğrenmesi gereken şeyleri sokakta öğrensin. Ama mahallenizde türlü tehlikeler kol geziyorsa çocuğunuzun evde mutlu olması için bir şeyler yapın. Unutmayın! En kârlı yatırım, çocuklarınıza yaptığınız yatırımdır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT