BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > “Cennete gireceğini söz veriyorum”

“Cennete gireceğini söz veriyorum”

Peygamber efendimiz buyurdu ki: “Kimse ile münâkaşa etmeyen, haklı olsa bile, dili ile kimseyi incitmeyen Müslümânın Cennete gireceğini size söz veriyorum...”



İslâmiyyet, hem fen bilgilerinde çalışmayı, hem de güzel ahlâklı olmayı, herkese iyilik yapmayı emretmektedir. İslâm dîni, baştan başa ahlâk ve fazîlettir. İslâm dîninin, dostlara ve düşmanlara karşı yapılmasını emrettiği iyilik, adâlet, cömertlik, akılları şaşırtacak derecede yüksektir. Ondört asrlık hâdiseler, bunu dostlara da, düşmanlara da, pek iyi göstermiştir. İnsânların, yüzlerindeki değişiklik kadar huy ve ahlâkları da değişiktir. Güzel ve iyi yüzlü insan, mutlaka iyi ahlâklı insan demek değildir. İslâmiyeti kabul edip, emirlerini yapıp, yasak ettiklerinden sakınan kimse, kalbi temizlenerek, güzel ahlâk sahibi olur. Kalbin temiz olması, güzel ahlâklı olmasıdır. Kalb, İslâmiyyete uyarak temizlenir. İslâmiyyete uymayanın kalbi temiz olamaz. GÜZEL AHLAK... İnkârdan, isyândan dâimâ kötülük, zulüm, huzûrsuzluk meydana gelir. İmândan, ibâdetlerden ve güzel ahlâktan ise, dâimâ iyilik, rahatlık, huzûr hâsıl olur. Peygamber efendimiz; (Müslümân, Müslümânın kardeşidir. Birbirlerini incitmezler, üzmezler. Bir kimse, din kardeşinin bir işine yardım etse, Allahü teâlâ da onun işini kolaylaştırır. Bir kimse, bir Müslümânın sıkıntısını giderir, onu sevindirirse, kıyâmet gününün en sıkıntılı zamânlarında, Allahü teâlâ onu sıkıntıdan kurtarır. Bir kimse bir Müslümânın ayıbını, kusûrunu örterse, Allahü teâlâ, kıyâmet günü onun ayıplarını, kabâhatlerini örter) buyurmuştur. Allahü teâlâ, sevgili Peygamberine verdiği iyilikleri, ihsânları sayarak, Onun mübârek kalbini okşarken, kendine güzel huylar verdiğini; (Sen güzel huylu olarak yaratıldın) meâlindeki âyet-i kerîme ile bildirmektedir. Çok kimsenin İslâm dînine girmesine, Resûlullah efendimizin güzel ahlâkı sebep olmuştur. Muhammed aleyhisselâmın bin mu’cizesi görülmüş, dost düşman herkes de bunu söylemiştir. Bu kadar mu’cizelerinin en kıymetlisi ise, edebli olması ve güzel huyları idi. Eshâb-ı kiramdan Ebû Sa’îd-i Hudrî hazretleri buyuruyor ki: “HERKESE ACIRDI...” “Resûlullah efendimiz, hayvana ot verir, deveyi bağlardı. Evini süpürür, koyunun sütünü sağardı. Ayakkabısının söküğünü diker, çamaşırını yamardı. Hizmetçisi ile birlikte yer, hizmetçisi el değirmeni çekerken yorulunca, ona yardım ederdi. Pazardan öte beri alıp torba içinde eve getirirdi. Fakîrle, zenginle, büyükle, küçükle karşılaşınca, önce selâm verirdi. Bunlarla müsâfeha etmek için, mubârek elini önce uzatırdı. Köleyi, efendiyi, beyi, siyâhı ve beyâzı bir tutardı. Her kim olursa olsun, çağırılan yere giderdi. Önüne konulan şeyi, az olsa da, hafîf, aşağı görmezdi. Akşamdan sabâha ve sabâhtan akşama yemek bırakmazdı. Güzel huylu idi. İyilik etmesini severdi. Herkesle iyi geçinir, güler yüzlü, tatlı sözlü idi. Söylerken gülmez, üzüntülü görünürdü. Çatık kaşlı değil, aşağı gönüllü idi. Cömertti fakat, isrâf etmez, faydasız yere bir şey vermezdi. Herkese acır, kimseden bir şey beklemezdi.” Müslümân, Allahü teâlânın yasak ettiği, zararlı şeyleri almaz, kullanmaz, dinlemez, okumaz ve bakmaz. Kimseye kötülük yapmaz. Kendine zarar verene karşılık yapmaz, sabreder. Hatta ona tatlı dil ve güler yüzle nasîhat eder. Müslümân, Allahü teâlânın emrettiği iyi şeyleri öğrenmek, öğretmek ve yapmak için uğraşır. Hadis-i şerifte; (İnsan, yumuşaklığı, tatlı dili sebebiyle, gündüzleri oruç tutanların ve geceleri namâz kılanların derecelerine kavuşur) buyuruldu. “HAKLI OLSA BİLE!..” Netice olarak her Müslüman da, Peygamber efendimiz gibi İslâm’ın güzel ahlâkı ile bezenmeli, kimseye zarar vermemelidir. Müslümânlar, birbirine hürmet etmeli, birbirinin yardımına koşmalıdır. Din yolunda ve dünyâ işlerinde, birbirlerinin sıkıntılarını gidermelidir. Kul ve hayvan haklarını gözetmeli, hiç kimsenin malına, canına ve ırzına zarar vermemelidir. İslâmın güzel ahlâkı ile yaşayarak herkesin sevgi ve saygısını toplamalıdır. Peygamber efendimizin buyurduğu gibi: (Kimse ile münâkaşa etmeyen, haklı olsa bile, dili ile kimseyi incitmeyen Müslümânın Cennete gireceğini size söz veriyorum. Şaka ile veyâ yanındakileri güldürmek için olsa bile, yalan söylemeyenin Cennete gireceğini size söz veriyorum. İyi huylu olanın Cennetin yüksek derecelerine kavuşacağını size söz veriyorum!)
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT