BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > BM Genel Kurulu, Suriye için harekete geçirilebilir

BM Genel Kurulu, Suriye için harekete geçirilebilir

BM Genel Kurulu olağanüstü toplantıya iki şekilde çağrılabilir. Birincisi, bu işi Güvenlik Konseyi’nin yapmasıdır. İkincisi, bir BM üyesinin olağanüstü toplantı çağrısıdır. Kurul, Suriye’ye silahlı müdahale “tavsiye” ederse, o müdahale yapılır.



Güvenlik Konseyi görevini yapamazsa, BM Genel Kurulu, uluslararası barış ve güvenliğe dair kararlar alabilmektedir. Suriye’de yaşananlar artık “iç savaş” olarak nitelendirilmeye başladı. Baas’a bağlı birlikler sivil halkı katletmeye devam ederken, çeşitli ülkeler tarafından silahlandırılan ve eğitilen Hür Suriye Ordusu milisleri de Halep ve Şam’a kadar girmeyi başardı. Ülkede hayatını kaybedenlerin sayısının 18000’e yaklaştığı ifade ediliyor. Ülkenin kuzeyindeki Kürtler Suriye Ulusal Konseyi’yle (SUK) birlikte hareket etmek istemediklerini ifade ederek, bağımsızlık yolunda ilerleyen ilk grup oldu. Beşar Esad, Şam’daki varlığını -şimdilik- İran, Rusya ve Çin’in desteğine borçlu. Ama burada tutunamayacağını anlayınca, o da Lazkiye’ye çekilerek bir Nusayri Devleti kurmanın peşine düşecektir. Suriye’de kan akmaya devam ederken, ülke en az üçe bölünmeye doğru süratle ilerliyor. BM Güvenlik Konseyi’nde geçen hafta yapılan oylamada, Rusya ve Çin, Suriye Hükümeti’ne yaptırım uygulanmasına dair bir kararı, üçüncü defa veto etti. Bu beklenen bir vetoydu. Özellikle Rusya’nın, daha önce Libya konusundan edindiği tecrübe sebebiyle, Suriye’de kendi çıkarlarına aykırı hiçbir adımın atılmasına izin vermeyeceğini daha önce yazmıştık. Güvenlik Konseyi’ndeki kilitlenmeye rağmen, BM’nin Suriye sorununun çözümünde hâlâ bir rol oynayabileceğini unutmayalım. Genel Kurul bu konuda pekâlâ harekete geçirilebilir. BM Genel Kurulu İç Tüzüğü, 7 Ekim 1950 tarih ve 377/A sayılı “Barış için Birleşme” kararına atıf yaparak, Genel Kurul’un olağanüstü toplanabilmesini düzenlemektedir. Barış için Birleşme kararı Kore Savaşı sırasında alınmıştır. BM’nin kuruluş gayesinin barış ve güvenliği temin etmek olduğunun belirtildiği kararda, Güvenlik Konseyi’nin görevini yerine getiremediği durumlarda, Genel Kurul’un uluslararası barış ve güvenliğe dair kararlar alabileceği net biçimde ifade edilmektedir. BM Genel Kurulu olağanüstü toplantıya iki şekilde çağrılabilir. Birinci yöntem, bu işi Güvenlik Konseyi’nin yapmasıdır. Bugün Suriye meselesinde olduğu gibi, Güvenlik Konseyi’nin bazı daimi üyelerin vetolarını sürekli olarak kullanmaları sebebiyle karar alamadığı durumlarda, 15 üyeden dokuzunun oyuyla, konu BM Genel Kurulu’na havale edilebilir. Bu karar alınırken veto gücü işlemez. İkinci yöntem, herhangi bir BM üyesinin olağanüstü toplantı çağrısı yapmasıdır. Bu durumda Genel Sekreter 1 ay içinde üye ülkelerin salt çoğunluğunun böyle bir toplantıya olumlu baktıklarını tespit ederse, Genel Kurul’u olağanüstü toplar. BM Genel Kurulu’nun aldığı kararlar “tavsiye” niteliğindedir. Yani Güvenlik Konseyi kararları gibi bütün üye ülkelerin uyması gereken, bağlayıcı nitelik taşımazlar. Bununla birlikte, BM Genel Kurulu’nun tavsiye kararına uyarak bir araya gelen devletlerin alacağı zorlayıcı tedbirlerin meşruiyet sorunu yoktur. Zira Genel Kurul da, en az Güvenlik Konseyi kadar asli bir BM organıdır. Yani Genel Kurul Suriye’ye silahlı müdahale “tavsiye” ederse, o müdahale yapılır. Genel Kurul’un olağanüstü toplantıya çağrılabilmesi için en kestirme yol davetin Güvenlik Konseyi’nden gelmesidir. Bugün Güvenlik Konseyi’nde beş daimi üyenin yanı sıra, Almanya, Azerbaycan, Fas, Guatemala, Güney Afrika, Hindistan, Kolombiya, Pakistan, Portekiz ve Togo geçici üye olarak görev yapmaktadır. ABD, Fransa ve İngiltere’nin geçici üyelerden sadece altısını yanlarına alarak konuyu Genel Kurul’a taşımalar mümkündür. Peki, bunu neden yapmıyorlar? Suriye konusunda alınacak ne kadar karar varsa bunları Genel Kurul’da aldırabilmek mümkünken, ABD neden Çin ve Rusya’nın veto gücünü kullandığı Güvenlik Konseyi’nde diretiyor. Çünkü, Suriye “oyunu”nda ABD de ikili oynuyor. ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton istediği kadar Rusya ve Çin’i veto kullandıkları için suçlasın. Kendisinin İsrail söz konusu olduğunda aynı veto gücünü hiç gözünü kırpmadan defalarca kullandığını unutturabilir mi? ABD, konuyu Genel Kurul’a getirmek istemiyor. Çünkü eğer bu yol açılırsa, kendisinin de veto gücünün bir anlamının kalmayacağını ve istemediği birçok kararın Genel Kurul’dan çıkabileceğini biliyor. Diğer yandan, Rusya ve Çin’in tasvibini almadan atacağı bir adımın kendi çıkarlarına aykırı sonuçlara yol açabileceğini de hesaplıyor. Geriye tek seçenek kalıyor. Dünya’daki 193 BM üyesinden birinin, Genel Kurul’u olağanüstü toplantıya çağırması. Suriye konusunda son derece hassas ve aktif olan Türkiye bu yola neden gitmez? “Model ortağı” olduğu ABD ile mutabakatı olmadığı için mi acaba? Onu da anlayabilene aşk olsun! BABA VE OĞUL ESAD AYAKLAR ALTINDA Özgür Suriye Ordusu, geçtiğimiz günlerde Türkiye sınırındaki Bab Al-Salam’ı ele geçirdi. Ordu, baba Hafız Esad ile Beşar Esad’ın posterlerini yere indirerek üzerlerine bastı. Muhalifler, Beşar Esad’a bağlı tankları bir bir yok ediyor. Suriye’e artık tahrip edilmemiş bina görmek çok zor.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT