BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Gözleri doluverdi bir anda...

Gözleri doluverdi bir anda...

Mukadder telaşla oturma odasındaki en güzel yeri gösterdi Feyyaz beye: - Buyurun, şöyle buyurun beyefendi...



Mukadder telaşla oturma odasındaki en güzel yeri gösterdi Feyyaz beye: - Buyurun, şöyle buyurun beyefendi... - Teşekkür ederim. Ben Fehmi beyin yanından geliyorum. Konuştuk biraz kendisiyle. Kendinizi hiç üzmeyin. Ben inanmıyorum böyle bir şeye. Tanırım Fehmi beyi. Bu iş kısa zamanda sonuçlanacak, göreceksiniz ilk mahkemede bitecek bu ıstırap. Ben yanınızdayım. Ağlamaklı olmuştu Mukadder. Başını önüne eğdi. Sandalyelerden birine ilişiverdi gücü kalmamış gibi. - Allah razı olsun, nereden bu derdin içine düştük bilmem. Kimseye zararımız yoktur, hani kocam diye söylemiyorum, çok iyi bir insandır Fehmi. İyi kalpli, şefkatli, merhametli bir adamdır. Allah’tan korkar beyefendi. Feyyaz gülümsedi: - Biliyorum, biliyorum, bu kadar senedir diz dize çalışıyoruz, hiç bilmez miyim. Korkmayın siz. Elini cebine daldırdı. Oldukça kabarık cüzdanından neredeyse Fehmi’nin iki maaşı tutarında bir parayı çıkarttı, uzattı kadına: - Şimdilik bunu alın, ihtiyacınız olur. En ufak bir sıkıntınız olduğunda beni arayın. Bu sırada kapı vuruldu. Serdar gelmişti. Mukadder şaşırdı oğlunu görünce: - Neden erken geldin oğlum? Bir şey mi oldu? Küçük çocuk meraklı gözlerle oturma odasında oturan tanımadığı adamı süzerken mırıldandı: - Öğretmen gönderdi anne, midem bulandı. Git eve yat dedi. Kadın telaşla oğlunun üzerindekileri çıkartmasına yardım edip onu elini yüzünü yıkaması için içeriye gönderdi. Sonra mahcup bir tavırla döndü misafirine: - Çok etkilendi. Bir haftadır, babası cezaevine girdiğinden beri mide bulanmasından şikayetçi. Okula bile gitmek istemiyor. Geceleri uyumuyor, uyuduğu zaman kâbuslar görüyor. Çok üzüldü, bilseniz... Feyyaz üzüntüyle tasdikledi onun sözlerini: - Psikolojik olduğu belli. Geçecek bunlar... Ben daha fazla rahatsız etmeyeyim sizi. Mukadder mahcup bir şekilde atıldı: - Kahvem kalmamış, bari bir limonata yapayım size... - Sağ ol Mukadder hanım. Alacağım olsun, Fehmi bey çıksın hayırlısıyla, gelip o güzel yemeklerinizi bile yiyeceğim eşimle birlikte... Ama şimdi gideyim, işlerim var. Beni arayın ne olur. Mukadder utanmasa ellerine sarılıp öpecekti genç adamın. Binlerce kez dua etti belki de arkasından. Kapıya kadar geçirdi. Mahalleli merakla doluşmuştu pencerelere. Öyle çok zengin insanların oturduğu bir muhit değildi burası. Bu nedenle de böyle lüks arabalar pek gelmezdi. Herkes kendince bir hikaye uyduruyor, bu lüks arabayı, Mukadder hanımlara gelen şık giyimli, kelli felli adamın kim olduğu hakkında varsayımlar üretiyorlardı. Kimseyle ilgilenmedi Mukadder. İlk günlerde arayan birkaç komşu da artık konuşmaz olmuşlardı. Hemen Fehmi beyin alnına hırsız damgası vurulmuş, sanki vebalı gibi herkes kaçar olmuştu. Usulca girdi içeriye kadın. Serdar ellerini yıkamış, yaşından beklenmeyen bir ciddilik içinde sordu: - Kimdi o adam anne? - Feyyaz bey oğlum, babanın patronu. Bizi ziyarete gelmiş, para getirmiş, merak etmeyin, ilk duruşmada çıkacak Fehmi bey diyor. Ben inanmıyorum böyle bir şeye diyor. Cevap vermedi Serdar. Koltuklardan birine oturdu düşünceli bir şekilde. Mukadder hiçbir şeyi gizlememişti oğlundan. Onun anlayabileceği bir dille olanı biteni anlatmıştı. - Hem o böyle söylüyorsa mutlaka baban kurtulur mahpustan. Çünkü fabrikanın sahibi Feyyaz bey. Serdar gülümsedi annesine. Yavaşça mırıldandı: - Çok özledim babamı anne. Bir an önce çıkıp gelse bari. Gözleri doluverdi bir anda... Sevgiyle sarıldı oğluna. Bağrına bastı. İçindeki isyanı bastırmanın bir yolunu arıyordu kendince... DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 91630
    % 2.1
  • 4.7866
    % -1.01
  • 5.5944
    % -1.16
  • 6.3074
    % -1.67
  • 189.176
    % -2.18
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT