BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ne söylense hep eksik...

Ne söylense hep eksik...

Ramazan programları arasında iddialı bir çıkış yakalamak isteyen kanalın o günkü konuğu ‘köyün delisi’ydi.



Ramazan programları arasında iddialı bir çıkış yakalamak isteyen kanalın o günkü konuğu ‘köyün delisi’ydi. Tüm sene kurusunu suluya karıştırarak yaşayan, ramazan geldiğinde gözyaşları içinde ezan, ilahi okuyup çıkışta yine cıvık çürük devam eden birtakım örnek sanatçılar gibi ‘klâs’ davranması, hiç olmadı ‘açlık başımda duman, ilk iftar ilk heyecan’ tadında tavırlarla eğlendirmesi bekleniyordu ki... Bizimki asabiydi... “Sahursuz oruçtan korkmam, şuursuz oruçtan korktuğum kadar!” diye bir vecizeyle başladı. Ve de işaret parmağını sallayarak bağırmaya; “Bahhh, zırt bırt te-levizyonda, radyoda canlı yayına bağlanıp ‘hocam bulmaca çözerken ağza kalem almak orucu bozar mı?’ ‘Hocam patlamış ampulü değiştirmek oruç bozar mı?’ ‘Hocam, abızıttın mı?’ ayarında sorular sormayın!” İftar edince daha batıdaki arkadaşı arayıp nispet yapmayın! Ayıp! “Aloo Rükneddin naaabıyonuz? Ehe he, biz iftarı açtık tatlıyı bilem yedik he hee” denmez! Ne bu, hı? Sorarım size? Sordum sarıçiçeğe... Sonracığıma, pide kuyruğuna kaynak yapmayın! Bana göre hava hoş da sonrasındaki manzara feci. Linç girişiminde bulunanlar, sinirli asabi oruçlu adamlar... İtişip kakışanlar... Ezilen bağğyanlar... “huleyyyn, benim pidem nerdeağğöö” diye deliren amca, kafasına kürek vuran fırıncı... İnsanlık dramı be ablacım.... Sordum sarı çiçeğe, sen beniii bilir mis siiiğn... Eyy ahali, iftar topuna ateşle karşılık vermeyin! Patladığında ezan melodileri saçan parça tesirli bir bomba yapmadığınız sürece... Ve sahura kadar bilgisayar önünde tüneyip sahurdan iftara uyuyan pc bitkileri, size söylüyorum! Orucu uykuya tutturmayın! Olay basit; az biraz nefis terbiyesi...bir yudum su...bir zeytin tanesi... İftara yakın deliren dolmuş şoförleri ve diğer F1 pilotu özentileri. Akşama kadar aç durdunuz da, iki dakika duramıyor musunuz?!. Saniyesinde orucu açmak zorunda mısınız be kardeşim? Bas gaza aşkım bas gaza... İftara yetişeceğim derken ertesi günkü ikindiye yetişirsin! Biz de sizi ‘nasıl bilirdik?’ ‘iyi bilir diiik’ yalan!.. Mübarek gün paso yalan!.. Ey piyasaların nabzını yakalayacağım diye ucuz popülizm peşindeki reklamcılar... Ramazan gelince reklamlarında fıtır fıtır beliren yaşlılar... Reklam jigıllarına klasik Türk müziği enstrümanlarıyla yorumlanmış versiyonlar... Aklı sıra ‘aile salonumuz vardır’ mesajı veren reklamcı... Ve... “fliiiuuuuuuiiiiiii” her yerde ney! Çamaşır tozu reklamında bile fliuu fliuu ney çalıyor. E be, reklam veren, e be reklamcı az biraz orijinal olalım, ya da şöyle soralım; “Kardeeeş, sair zaman aklın nerdeydi?” Ninem diyor ki... Güzel bürünür, çirkin görünür.
Kapat
KAPAT