BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Aa orada da Kürtler varmış!

Aa orada da Kürtler varmış!

Suriye'de Baas rejimi yıkılırken oluşan toz dumanın içinden Kürtler de çıkınca bir şaşkınlık peydahlandı bizim ülkede...



Suriye'de Baas rejimi yıkılırken oluşan toz dumanın içinden Kürtler de çıkınca bir şaşkınlık peydahlandı bizim ülkede... Hele Suriye'nin kuzeyinde bazı yerlerde Kürtlerin hakimiyet kurduğu görülünce bu şaşkınlık telaş, hatta paniğe döndü. Oysa Suriye'de, Baas rejimi onlara kimlik, pasaport filan vermese de, hatırı sayılır bir Kürt unsuru var. Tıpkı Irak'ın kuzeyinde olduğu gibi... Tıpkı Türkiye'nin güneyinde olduğu gibi... Suriye'de şu anda öne çıkan Kürt gruplardan PYD'nin başkanı çok iyi Türkçe konuşuyor, İTÜ mezunu... Ülke'deki kürtlerin çoğunun Türkiye'nin güneyinde yaşayan akrabaları var. Hatırlar mısınız, eskiden sınırda tel örgülerde bayramlaşmalar olurdu. Türkiye, nüfus yapısı böyle iç içe geçmiş bir coğrafyada eksen devlet olma fırsatıyla karşı karşıya aslında.. Eğer bu coğrafyadaki bütün Kürtleri düşman belleyip hepsiyle kavga etmeyi bırakırsa tabii... Hükümetin bunun farkında olduğunu zannediyorum. Ama devletin bagajındaki Kürt politikası geçmişe dair o kadar kötü, berbat yükler taşıyor ki, bunları aşmak hiç kolay değil... Tabii bir de 'Kürt=düşman' retoriğiyle onyıllar boyunca şartlandırılmış, milliyetçi refleksleri iyice keskinleştirilmiş koca bir toplum var. Daha düne kadar kendi ülkesinin güneydoğusunda Kürt adında, kendi lisanı olan ve bu topraklarda kendisinden daha kadim hayat süren bir etnisite olduğundan habersizdi toplum... Suriye'de Kürtler bazı şehirleri ele geçirince önce şaşırıp sonra paniklemesi bundan... Lakin bu coğrafya bizim, biz bu coğrafyada yaşıyoruz. Üstelik Kürtler, din ve yaşayış olarak bu ülkedeki toplumun geri kalanına en yakın etnik unsur... Cumhuriyetin 80 yıllık yok sayma ve yok etme stratejisinin ceremesini bugün toplumuyla siyasetiyle çekiyoruz. Ama artık o kötü stratejiden dönüldü, AK Parti hükümeti Kürt meselesini gerçekçi ve kabullenici bir perspektiften ele aldı. Hükümetin zaman zaman herkesi şaşırtan yalpalamalarına da, toplumun milliyetçi refleksler ve öğrenilmiş nefret duygusuyla verdiği tepkiler yol açıyor. İnşallah bu ülkenin Kürt olmayan nüfusu, bu ülkede Kürtlerin de kendileri kadar eski ve hak sahibi olduklarını, ülkenin selametinin Kürtlerden nefret etmekten değil, onları da kapsayan bir olgunluktan geçtiğini idrak eder. İki istatistik İstanbul'u perişan eden köprü bakımları hakkında çok laf edildi. Şu günlerde bir yandan oruç, bir yandan bayıltıcı sıcak üstüne bir de saatlerce köprüden geç-eme-me ızdırabı eklenince, İstanbul'un bir numaralı mevzusu haline geldi. Hatta Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım köprüde çalışan işçilerle iftar bile yaptı. Ben de köprü muhabbetlerine katkı için, benzer iki asma köprüyle ilgili iki istatistik paylaşayım: New York'un Brooklyn köprüsünün son bakımı 68 gün sürmüş ve gece 12 sabah 6 arasında yapılmış. San Fransisco'daki 75 yıllık Golden State ise şimdiye kadar 12 defa bakıma girmiş; yani 6.5 yılda bir... Son bakımında ise geceleri çalışılmış ve trafik hiç aksatılmamış. Böyle yani...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT