BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Suriye 10 yıl içinde kendine gelemez!

Suriye 10 yıl içinde kendine gelemez!

Suriye’de siyasiler yeni bir gelecek kurmanın hesaplarını yaparken, halk ise perişan durumda. Kan ağlayan Suriyeli esnaf, “Önümüz zifiri karanlık, geleceğimizi göremiyoruz” diyor



Adem Demir - Salih Bilici / ÖZEL HABER Suriye’nin kuzey kenti Kamışlı’da ikinci günü de geride bıraktık. Dün Cuma idi. Cuma günleri resmî tatil olduğu için özellikle öğlen saatlerde Kamışlı ölü bir şehri andırıyor. İnsanlar bir taraftan normal yaşam şartlarını sürdürmek için mücadele verirken, diğer tarafta ise siyasi gelecekleri için de endişeli faaliyetlerine devam ediyorlar. Rejime karşı reaksiyonların bile ramazan ve hava şartlarına göre tanzim ediyorlar. Protesto ve gösteri yapayı gündüz değil akşam saatlerinde gerçekleştirmeyi tercih ediyorlar. Halk varlıkla yokluk mücadelesini sürdürürken Kamışlı’daki vehamet de artarak sürüyor. ZİFİRİ KARANLIK VE UMUT Olup bitenlerden çok dertli olan İdris Muhammet isimli esnaf, işlerin durma noktasına geldiğini söylüyor. Akılı insanların sorunlarını oturup konuşarak çözdüklerini ancak Orta Doğu halklarının ise meselelerini birbirini öldürerek çözmeye çalıştığını söyleyen Muhammet, “Önümüz karanlık. Aynen zift gibi. Hiçbir aydınlık göremiyoruz” diyor. Kamışlı şehir merkezindeki Türk Çarşısı’nda kime dokunsa bin ah işitiyoruz. Herkesin hali birbirinden daha kötü. Hem atmosferdeki sıcaklık hem de ülkedeki iç karışlığın yol açtığı sıcaklık insanları canından bezdirmiş. Ayakkabıcı İdris Muhammet’in hem yan komşusu Adnan Hasan ise ağlamaklı olarak, “İmkanım olsa Türkiye veya Avrupa’ya giderdim” diyor: “Çıkmaz bir sokakta gibiyiz. Ülkenin iyiye gideceğini sanmıyorum. Gelecek daha kötü olacak. Bizler 10 yıl çalışsak bile eski günlerimize dönemeyiz. Bu insanımızın sorunlarını şiddetle çözme alışkanlığından kaynaklanıyor.” SOSYAL HAYAT BİTMİŞ! 60 yaşlarını deviren Mahmut Hasan ise, “Hayat tecrüben sonunda şunu anladım: Zulümün sonu düzelmedir. Biz biliyoruz ki; bu sıkıntılarımızın sonunda düzlüğe çıkacağız. Zulüm asla payidar olmaz” diyerek içimize umut seriyor. Beyaz eşya ticareti yapan mağaza sahibi Şeyh Şakir de, “Endişemiz çocuklarımızın bu kaostan büyük zarar görecek olmasıdır” şeklinde tedirginliğini dile getiriyor. 60 yaşındaki Vezire İbrahim, “Akrabalarımızı ziyaret etme imkanlarımız bile kalmadı” diyor. PETROL KARABORSADA Sadece bunlar değil, Türk Çarşısı’ndaki seyyar satıcıdan otel işleten girişimciye kadar herkes endişeli. Hükümet ve devlet güçlerinin ortalıkta olmadığını ancak perde gerisinden zaman zaman kendilerine gösterdiklerin söylüyorlar. Özellikle de Hama, Humus ve en son olarak ticaret kenti Halep’in iç karışıklıklara teslim olması nedeniyle ticaretin de artık durma noktasına geldiğini belirtiyorlar. Kentin değişik yerlerindeki petrol istasyonları ise insanların akınına uğruyor. Tıpkı Irak savaşından sonra petrol sıkıntısını yansıtan benzer bir manzara da Kamışlı’da var.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT