BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Orucun şekli ve vakti değiştirilemez

Orucun şekli ve vakti değiştirilemez

Oruç, Allahü teâlânın emrettiği bir ibâdettir. Nasıl emredilmiş ise, o şekilde yapılır. Zira oruç ibadetinin de, şekli, vakti, nasıl yapılacağı açıkça bildirilmiştir...



Oruç, Kur’ân-ı kerimde çeşitli âyet-i kerîmeler ile, Müslüman, akıllı ve ergenlik çağına ulaşmış olan kadın erkek herkese açıkça farz kılınmış bir ibâdettir. Orucu, isteyen tutar, istemeyen tutmaz diye bir serbestlik yoktur. Mükellef olan her Müslümana oruç tutmak farzdır. İslâm dîni, Allahü teâlânın emirleri ve yasakları üzerine bina edilmiş, kurulmuştur. Bu emir ve yasaklar üzerinde, hiç kimse söz sahibi değildir. Ne emredilmiş ve nasıl emredilmiş ise, o ibâdet öyle yapılır. Oruç ibadetinin de, şekli, vakti, nasıl yapılacağı açıkça bildirilmiştir. Dolayısı ile orucun şeklini ve vaktini değiştirmeye, herhangi bir kimsenin gücü yetmez, hiçbir insan buna muktedir olamaz. İslâmiyyet, Hıristiyanlık gibi değildir. Hıristiyanlık, tahrîf edildiğinden, onu herkes dilediği gibi değiştirmiştir. KULLAR ÂCİZDİR!.. Müslüman kendini, Allahü teâlânın âciz bir kulu olarak bilir. Allahü teâlâyı ise, her şeyin yaratıcısı, sahibi ve rızık vericisi olarak bilir ve inanır. Bunun için de, cenâb-ı Hakkın emri ile hareket eder, hayatını ona göre düzene koyar. Bu hâl, utanılacak değil, övünülecek bir hâldir. Çünkü Yaratanının, Sâhibinin rızâsına uygun hareket etmekte, Ona kul olmaya çalışmaktadır. Allahü teâlâya kulluktan yüz çevirmek, itirâzcı, kibirli ve gururlu kimselerin işidir. Gayr-i müslim kaynaklardan beslenerek, Müslümanların oruç ibadetine saldıranlardan bazıları; “Bir ay müddetle, bilhâssa yaz günlerinde gündüzleri yemeyip içmeyerek, âdet olanın zıddına geceleri yiyip içmek, sıhhate zararlı olup, çeşitli hastalıkların meydâna gelmesine sebep olduğu, mütehassıs tabipler, doktorlar tarafından iddiâ edilmiştir” diyorlar. Böyle söyleyen ve yazanların, bu sözleri ve yazıları doğru değildir. Olanın tersini söylemektir ki, bu da iftirâdır. Çünkü orucun edeblerinden birisi de, iftâr zamânında mideyi tıkabasa doldurmayıp, henüz iştahı varken yemekten el çekmektir. Bu edebe riâyet edenlerin, hasta olmak değil, bilakis sıhhat bulacakları bütün doktorlar tarafından ittifakla bildirilmiştir. Böyle oruç tutmanın sıhhat için faydalı olduğu muhakkaktır. Eğer oruç zararlıdır diyenlerin yalan olan bu sözleri doğru olsa idi, İslâm memleketlerinde Ramazân ayında her Müslümânın hasta olması ve çok kimsenin vefât etmesi îcâb ederdi. Hâlbuki sağlıkla ilgili yapılan istatistik ve araştırmalarda, Ramazân ayında diğer aylara göre hiçbir zıtlık görülmemektedir. Aklen de düşünülse, birçok insan sabâh ve akşam olmak üzere günde iki kerre yemek yer. Belli olan iki yemek vaktinin birinde, birkaç sâat değişiklik yapmakla, vücûtta ne gibi değişiklik meydâna gelebilir ki? Belki Ramazan ayının başında, ilk oruçları tutarken ki, o da bir iki gün biraz değişiklik hissedilebilir. Bu cihetle oruçtan dolayı sıhhatte bir değişiklik olmaz. Oruç sıhhate zararlı değil, aksine oruç, sıhhat için çok faydalıdır. Zira Peygamber efendimiz; (Oruç tutunuz, sıhhat bulunuz) buyurmuştur. Oruç tutmak, mide râhatsızlığına sebep olmaz. Bilakis midenin sıhhatine faydalıdır. Bu husûs, bugünkü modern tıp mütehassısları tarafından, açık ve kesin bir şekilde isbât edilmiştir. Çeşitli yabancı dillerde, mütehassıs tabipler, doktorlar tarafından yazılmış tıp kitâplarında, birçok hastalıkların perhîz yapmakla tedâvî edilecekleri, yâhut perhîz yaparak tedâvînin kolaylaşacağı bildirilmektedir. Midesinden râhatsız olan kimse, hâmile kadın, süt veren kadın ve hastalığının artacağından korkan kimse, harb eden asker ve seferî yani insan yürüyüşü ile üç günlük Hanefîde yüzdört, diğer üç mezhebde seksen kilometre yola giden yolcular oruç tutmayabilirler... KİMSENİN GÜCÜ YETMEZ!.. Netice olarak oruç, Allahü teâlânın emrettiği bir ibâdettir. Nasıl emredilmiş ise, o şekilde yapılır. Zira oruç ibadetinin de, şekli, vakti, nasıl yapılacağı açıkça bildirilmiştir. Dolayısı ile orucun şeklini ve vaktini değiştirmeye, herhangi bir kimsenin gücü yetmez, hiçbir insan buna muktedir olamaz. Öğle namazı öğle, ikindi namazı ikindi vaktinde farz olduğu gibi, farz olan orucun vakti de Ramazan ayıdır. Beş vakit namazın, haccın, orucun vakitleri ve yapılış şekilleri hiçbir şekilde değiştirilemez.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 93043
    % -1.58
  • 4.7293
    % -0.13
  • 5.4858
    % -0.27
  • 6.2662
    % -0.23
  • 194.478
    % -0.07
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT