BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çöl çekirgeleri kasırga gibi...

Çöl çekirgeleri kasırga gibi...

Geçmişten günümüze Çöl Çekirgelerinin besin kaynaklarımızı tahrip edici saldırıları devam ediyor. İnsanoğlunun bu en eski düşmanıyla mücadelesi pek o kadar kolay değil...



Sevgili okurlar, bilhassa Afrika kıtasında milyonlarca insanı hayatta tutabilecek olan bitkisel besinlerden, bir taraftan kuraklık, diğer taraftan çekirge istilaları yüzünden yeterli derecede verim alınamıyor. Büyük çekirge salgınları genellikle 12-15 senelik aralıklarla vuku bulmaktadır. Çekirge bazen senelerce kısmen sakin durur. Sonra birdenbire iklimsel şartlar onların üremelerini hızlandırmaya yardım ettiği zaman, milyonlarcası hatta 100 milyara ulaşan dev gruplar halinde felakete sebep olurlar. Bu gruplar 1000 kilometrekarelik bir alanı kaplayabilir, bir ay içinde 3500 km yol alabilirler. Her çekirge bir günde kendi ağırlığı kadar ot yer. Büyük bir grup günde 100 bin ton bitki tüketebilir. Bu miktar 50.000 insanı bir yıl boyunca doyurmaya yetebilir. FAO (Dünya Gıda ve Tarım Örgütü) Türkiye dahil birçok ülke için hava şartlarına bağlı olarak aylık “Çöl Çekirgesi Tahminleri“ yayınlamaktadır. Çöl Çekirgesi (Schistocerca gregaria) özellikle Batı Afrika ve Asya’da Hindistan-Pakistan sınırında çoğalarak göç eder. Afrika’dakiler Senegal, Mali, Çad, Nijer ve Sudan üzerinden Yemen‘e ulaşır. Asya’da çoğalanlar Kuzey Afrika’ya doğru yol alarak oradan Mısır, Orta Doğu ülkeleri ve İran‘a yayılır. Çekirge sürüleri zaman zaman ülkemize Suriye ve Irak sınırından girmektedir. Mücadele, çekirgeler uçar hale gelmeden yapılırsa daha başarılı olmaktadır. Büyük grupların gelişme bölgesi Sudan‘ın az da olsa yağış alan geniş otlaklarıdır. Üreme mevsimi genellikle haziran ayında son bulmaktadır. Büyük sürülerin bulunduğu bölgeler, kısmen veya bütün olarak 65 ülkeyi ve dünya nüfusunun 10’da 1’ini içine almaktadır. Şartlar uygun olursa çekirgeler korkutucu boyutta çoğalabilirler. Tek bir çekirge bir hafta sonra tekrar yumurtlamaya hazır olmak üzere bir defada 120 yumurta bırakabilir. Uçuş öncesi dönem 30-50 gün sürebilir. Esas olarak akşam üzeri serinlikte beslenirler, kanatlanmadan önce bile toprak üzerinde günde 1.5 km yol alabilirler. Yapılan araştırmalar, çöl çekirgelerinin yere inmeden 16 saat sürekli uçabildiklerini göstermiştir. Saatte 15-20 km. süratle uçabilen çekirgeler, rüzgârı daima arkaya alıp enerji tasarrufu yaparlar. Genellikle alçaktan esen sıcak rüzgârlarla, yağmurlu alanlara doğru hareket edip buralarda kümelenirler. Kuşlar gibi birçok diğer canlı türü için bu çekirgeler önemli bir besin kaynağıdır. Bugün çekirge sürüleriyle mücadelede çeşitli kimyasallar kullanılmaktadır. Bunların başında “Dieldrin“ gibi insektisitler (böcek ilaçları) çekirge problemini kontrole yardım etmektedir. Ancak insektisitlerin diğer canlılara çok büyük zarar verdiği de göz önünde bulundurulmalıdır. Bal arısı popülasyonlarının son yıllarda azalmasının bir sebebi de böcek zararlılarına karşı kullanılan kimyasallardır. Çekirge sürülerinin oluşmasında hava şartları esas belirleyici faktördür. Hayat devrelerinin belli zamanlarında hava kuruduğu zaman Afrika ve Asya’nın küçük alanlarında durup kümeleşmezler. Fakat bu kurak alanlara yağmur yağdığı zaman, âdeta bir sel halini alıp çoğalırlar. Nemli birkaç mevsim sonrasında milyarlara varan sürüleri oluştururlar. Ömürleri sadece bir mevsimi kapsar ve dört ayı geçmez. Burada şu hususu belirtmekte fayda olabilir: Çöl Çekirgelerini, bizim kır gezilerinde rastladığımız diğer çekirge türleri ile karıştırmamak gereklidir. Dünyada birçok farklı çekirge cinsi bulunur. Değerli okurlar, daha önceki yazılarımda belirttiğim, alçak basınç alanlarında, atmosferin üst katmanlarına yükselen sıcak hava sonucu oluşan Kasırgalar birçok yerleşim merkezini bilhassa sıcak ülkelerde tahrip ettiği gibi, çekirgeler de değişik hava şartlarında ekim alanlarında büyük zararlara yol açmaktadırlar. Çok şükür ülkemizde büyük afetler pek nadir oluşabilmektedir. Sonuç olarak doğal afetlerin yanında birçok böcek türü organizmanın yol açtığı tahribatları da insanoğlu zaman zaman yaşamaktadır. Çekirge istilalarının yanında Sıtma hastalığına (Malarya) sebep olan sivrisinekler, milyonlarca insanın hayatını tehdit eden Sarı Humma Virüsü taşıyan sivrisinek ve Uyku Hastalığının sorumlusu Çeçe Sinekleri verilebilecek diğer birkaç ilginç örnektir. Hepinize sağlık içinde mutlulukla geçireceğiniz güzel bir ramazan haftası diliyorum, sevgiyle kalın. FAKİR AFRİKA’NIN DERDİ BİTMİYOR! Bir yandan açlık ve susuzlukla boğuşan Orta Afrika ülkeleri, bir de çekirge istilasına uğrayınca çok zor durumda kalıyorlar. Çöl Çekirgesi özellikle Batı Afrika ve Asya’da Hindistan-Pakistan sınırında çoğalarak göç eder. Afrika’dakiler Senegal, Mali, Çad, Nijer ve Sudan üzerinden Yemen‘e ulaşır. Asya’da çoğalanlar Kuzey Afrika’ya doğru yol alarak oradan Mısır, Orta Doğu ülkeleri ve İran‘a yayılır. Çekirge sürüleri zaman zaman ülkemize Suriye ve Irak sınırından girer. Türkiye toprakları, Osmanlı zamanında da istilaya uğradı Tarihin akışına göz attığımızda; 1525 yılında Balıkesir’de yaşanan çekirge felaketinin halkı perişan ettiğini, Çanakkale savaşından sonra Bilecik, Balıkesir, İzmir, Manisa ve Aydın’da meydana gelen çekirge istilasının tüm ekili alanları mahvettiğini kayıtlardan öğreniyoruz. 15 Nisan 1958‘de Türkiye’nin Güneydoğu Bölgesinde çekirge sürüleri ile yapılan mücadele sonunda tonlarca böcek ölüsü ortaya çıkmıştı. Afrika kaynaklı çekirge sürüleri sıcak güney rüzgârlarının yardımı ile kilometrelerce geniş alanlara yayılmış, Urfa, Viranşehir, Cizre ve Harran çevresinde her türlü yeşil bitki bu saldırıdan zarar gör-müştü. 2010 yılında Ankara civarındaki 8 köyün ekilmiş arpa ve buğday tarlaları çekirge istilasına uğramıştı. Bu yılın mayıs ayında Fethiye’nin Eşen Beldesine bağlı Dodurga köyü, geçen yıllarda olduğu gibi bu sene de çekirgelerden nasibini aldı. Bu saldırı 50 hektar alanı olumsuz etkiledi. Aynı şekilde geçtiğimiz Haziran ayında Hakkari’nin Durankaya Beldesindeki ekili tarlalar zarara uğradı. ULUSLARARASI BAŞARI Çevreye duyarlılık İhlas Koleji’ne YEŞİL BAYRAK ÖDÜLÜ getirdi Dünyada 45 ülkede uygulanan “Çevreci Okullar” programı çerçevesinde İhlas Koleji ödüllendirildi Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV) ve FEE Örgütü tarafından Uluslararası Eko-Okullar Programı (Eco-Schools) kapsamında yapılan denetimler sonucunda Özel Bahçelievler İhlas İlköğretim Okulu “Yeşil Bayrak” ile ödüllendirildi. İki yıl boyunca geçerli olacak ödülü Özel Bahçelievler İhlas İlköğretim Okulu Müdür Yardımcısı Ali Oğuz Çelikörs, Ankara Cer Modern Sanatlar Merkezi’nde düzenlenen törende aldı. Dünya üzerinde 45 ülkede uygulanan ve Dünya FEE Örgütü tarafından verilen Yeşil Bayrak ödülünün İhlas Koleji’ne getirilmesi üzerine konuşan İhlas Eğitim Kurumları Genel Müdürü Hami Koç, çevre bilincinin İhlas Koleji okullarında okuyan tüm öğrenciler tarafından benimsendiğini vurguladı. İhlas Koleji’nde okuyan her öğrencinin akademik programı kadar doğaya ve çevreye karşı sorumlulukları olduğunu belirten Koç, aksi takdirde gelecek nesillere yaşanacak bir doğal çevre bırakılamayacağını ifade etti. Biz de Yeşil Sayfa olarak bu ödülü almada emeği geçen Özel Bahçelievler İhlas İlköğretim Okulu idarecilerini, öğretmenlerini ve öğrencilerini kutluyoruz.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT