BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Osmanlı tokadı

Osmanlı tokadı

"Shhrraakk!.." En âlâsı, çevre sakinlerinin kulaklarını çınlatacak kadar ses çıkartanıdır... Kulağa atılırsa kulak zarını patlatır, enseye atılınca bayıltır, kafaya atılırsa kemik çatlatır... Şah damarının büzülmesine ve "Tiz titreye ve kendine gele!" ihtarına uymayan densizlerin üzülmesine sebebiyet verir.



"Shhrraakk!.." En âlâsı, çevre sakinlerinin kulaklarını çınlatacak kadar ses çıkartanıdır... Kulağa atılırsa kulak zarını patlatır, enseye atılınca bayıltır, kafaya atılırsa kemik çatlatır... Şah damarının büzülmesine ve "Tiz titreye ve kendine gele!" ihtarına uymayan densizlerin üzülmesine sebebiyet verir. Yağlı mermer blokları, tokatlayarak çalışılır. Zamanla el içleri nasırlaşarak ciddi bir silah hâline gelir. Hani şu meşhur "elimin tersiyle" şeklinde değil, bilakis avuç içiyle ve kolla geniş bir açı çizilerek atılır "Osmanlı tokadı." Aklıma geldi... Yeniçeriler, ola ki silahsız kalırlarsa diye kendi ellerini ciddi bir savunma ve saldırı aracı hâline getirmişler. Her ihtimali düşünmüşler... Hatta bu darbeleri ekvator çizgisinin dönebildiği her yerde de duyurmuşlar. Eee... "Rica ederek" fethetmedik ya kıtaları kardeşim... Ramazan bize maneviyat, huzur, yardımlaşma duygusu, sahur davulcusu, pide ve bazılarımıza "Oruçluyum zaten!", "Oruç kafa" kalıplarını getirdi. Orucun sabırla ilişkisini tutturmakta zorlanıyorum. Orucu uykuya tutturmak da istemiyorum. Çocukken bize öğrettiler. Niyetliyken kötü söz söylenmez, nefse yol verilmez, kalp kırılmaz, arkadaşın saçı çekilmez ve dövülmez. Büyüdük... Bütün bunları hâlâ çıkarmadım aklımdan. Ama ne gelir ki elimden? Hayal kurmamı engelleyemiyorum... İftara on dakika kalmış. Pide kuyruğunda bekliyorum. Arkamdaki bey, içtiği sigaranın dumanını kafama, yüzüme üflüyor... Hayır, karar veremiyorum. Her tarafından zımbalar ve metal parçalar çıkan metal giysili bir Terminatör gibi adamı sarssam mı?!. Yoksa?.. Evet, en âlâsı Osmanlı tokadı... Ramazana ve kişilerin inançlarına saygı duymayanlara... Ve bunu karizma sananlara... Turistik diye Küçük Ayasofya Camii'nin avlusunda, Padişah türbesi önünde, mezarlık içlerindeki "Cafe"lerde yiyip içenlere... Bütün zamanlar "Çıtır manken Pişkingül içini dışına döktü" diye magazin adı altında cüretkâr pozlar eki; ama Ramazanda dinî kitap, vcd hatta abartıp Güllü Yasin verme eğilimine giren yazılı basın kuruluşlarına... Zayıflama amaçlı oruç tutanlara... Bütün sene boyunca kurusunu suluya karıştırarak yaşayan, Ramazan geldiğinde gündüz medyada gözyaşları içinde ezan, ilahi okuyup akşam yine cıvık çürük devam eden bir takım 'örnek' sanatçılara... Hazır başlamışken; yılbaşı gelmeden on beş gün önce cama, kapıya, eşiğe, koluna boynuna teknolojik süslemelerle "Happy new year" yazıp, kandilde "Kandiliniz mübarek olsun" yazısını A4 kağıdıyla yazıp asan ve hatta asmayı akıl etmeyen esnafa... Oruç kafa... Dedim ya, oruçluyken asabi oluyorum. Ama aklımda. Kimsenin saçını çekmiyorum. Sadece hayal kuruyorum... Zaten ellerim küçük ki!.. > Ninem diyor ki... Saygı sayana, terbiye alana göredir...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT