BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Sanki hedef tahtası

Sanki hedef tahtası

Hakkari'deki saldırı sınır karakollarının güvenliğini yeniden gündeme getirdi. Kaçakçılığı önlemek için yapılan ve daha sonra derme çatma bir şekilde genişletilen karakollarda Mehmetçik adeta ölümü bekliyor. Bölgede görevli bir subay durumun vahametini "Yukarıdan taş yuvarlansa buralar bize mezar olur" sözleriyle özetliyor.



TÜRKİYE SICAK BÖLGEDE OSMAN SAĞIRLI - ADEM DEMİR Türkiye-Irak sınırındaki karakollara yapılan saldırıların haddi hesabı yok. Bugüne kadar Dağlıca, Aktütün, Gediktepe, Kekliktepe ve daha birçok noktadaki karakollarda yüzlerce şehit verildi. Her saldırıdan sonra da buradaki karakolların durumu gündeme geliyor. Zira bundan dolayıdır ki; hükümet bölgede daha çağdaş ve korunaklı karakollar yaptırmaya başladı. Ancak; mevcut karakolların birçoğu için “mezarlık” ifadesi rahatlıkla kullanılabilir. Zira buraların askerler için korunaklı bölge olmaktan ziyade “rahat hedef olmalarına yol açtığı” bile söylenebilir. Çünkü bölgedeki karakolların pek çoğu neredeyse 50 yıl önce kaçakçılığı önlemek amacıyla yapılmış derme çatma yapılar. Hiçbiri günün şartlarına uygun değil. Zaten sarp dağların eteklerinde ve derin vadiden geçen Zap Nehri’nin kenarındaki küçük düzlük arazilere yapılan küçük karakollar, PKK için kolay saldırı yapılan hedefler haline gelmiş bulunuyor. KOMUTANDAN İTİRAF: PKK SİLAHLA DEĞİL YUKARIDAN TAŞ ATSA, HEPİMİZİ ÖLDÜRÜR Bölgedeki karakollar günün şartlarına uygun değil. Çukurda bulunan, etrafı dağlar ve tepelerle çevrili birçok karakol yukarıdan müdahalelerle çok kısa sürede etkisiz hale getirilebilir. TAŞ YUVARLANSA YETER! Önceki gün saldırı yapılan Geçimli ve Karataş karakollarının durumu tam da böyle!.. Bölgede görev yapan bir subay, durumun vahametini anlatmak için “PKK’nın bu karakolları yok etmek için silah kullanmasına gerek yok. Yukarıdan taş yuvarlansa buraların hepsi bizlere mezar olur” ifadesini kullandı. İsmini veremediğimiz subay hiç de haksız sayılmaz. Çünkü gerçekten de manzara aynen böyle... Çukurda bulunan, etrafı dağlar ve tepelerle çevrili birçok karakol yukarıdan müdahalelerle çok kısa sürede etkisiz hale getirilebilir. Tek tek isim vermeye gerek yok. Şırnak, Hakkâri ve Van bölgesinin, Irak ve İran sınırlarında yapılan eski karakolların tamamı böyle. İçlerinden bahsetmeye bile gerek yok. Zira gerek askerlerin kaldığı yatakhaneler gerekse görev yaptıkları mevzilerin durumu tam anlamıyla perişan vaziyette. Manzara, büyük ülke iddiasındaki Türkiye’ye hiç yakışmıyor. TERMAL KAMERA ÇALIŞMIYOR Sadece bu da değil. Aslında hedefteki karakolların kolay hedef olmasını sağlayan birçok husus var. Birincisi, bu karakollardaki gece görüşlü termal kameraların çoğu çalışmıyor. Çalışsa bile örgüt mensupları şemsiyelerle yaptıkları kamuflâjla termal kameralara yakalanmadan geçebiliyorlar. İkincisi, örgüt saldırdığında suyu, elektriği ve telefonu önceden kesiyor. Bu karakolların kendi kendine yetebilen ve enerji üreten sistemleri yok. Saldırıya ilk uğrayan tepe noktalarda bulunan üs bölgeler oluyor. Yani yukarıdaki mevzilerde ağır kayıplar veriliyor. Bu mevzilerin çoğu askerlerin kendi imkanlarıyla ve taşlarla ördükleri yapılar. Roket ve el bombası gibi tahrip gücü biraz yüksek olan silahlara dayanmıyorlar. MAYIN TUZAĞI DA KURUYORLAR Edinilen bilgilere göre; saldırı olacağına ilişkin istihbarat bilgileri düzenli olarak bir hafta 10 gün önce tugaya ve karakollara ulaştırılıyor. Tugay veya bölüklerden sınır boylarındaki karakollara, “kendinize dikkat edin gerekli önlemlerinizi alın. PKK karakolunuza saldırabilir” bilgisi gidiyor. Ancak bu yöndeki bilgi, söz konusu karakollarda görev yapan asker için bir şey değiştirmiyor. Çünkü ellerindeki imkanlar, saldırıları püskürtecek düzeyde değil. Ayrıca bir karakola saldırı yapıldığında asker hep aynı hataya düşüyor. PKK, saldırdığı karakola gelecek desteği kesmek için yollara tuzak kuruyor. Karakola giden bütün yolları önceden kesen ve mayınlama yapan örgüt mensupları, karayolu ile desteğe giden zırhlı birlikleri mayınla ve roketatarlarla etkisiz hale getiriyorlar. Bunun birçok örneği yaşandı. Askerin aynı hataya defalarca düşmesinin sebebi, hava desteğinin geç gelmesi olarak gösteriliyor. Zira arkadaşlarının zor durumda kaldığını öğrenen genç erler ölüm riskini göze alarak kara araçlarıyla yola çıkıyorlar. Bunun son örneği Geçimli karakoluna yapılan saldırı sırasında net bir şekilde görüldü. TARİHİNDE İLK KEZ BASKIN YEDİ Geçimli karakolunun saldırıya hedef olması bölge halkını da şaşkına uğrattı. Çünkü bu karakol ilk defa hedef oldu. Aslında Üzümcü Karakolu’na saldırı olabileceği bilgisi gelmesine rağmen, Geçimli ve Karataş karakolları hedef oldu. Bunun da sebebi olarak, saldırıdan üç gün önce Geçimli Köyü’ne bir militan cenazesinin gelmesi gösteriliyor. Geçimli Köyü’nde koruculuk yapan Necmettin Ölmez isimli vatandaşın oğlu Hayati Ölmez, Van’da yaşanan çatışmada öldürüldü. “Munzur Çele” kod adlı Hayati Ölmez’in öldürülmesine misilleme olarak Geçimli Karakolu’na saldırı düzenlenmiş olabileceği görüşü, köylüde hakim. Ancak tek sebebin bu olduğunu söylemek gerçekçi olmaz. Bunun yanı sıra Şemdinli’de 14 gündür devam eden şiddetli çatışmada dikkatleri başka noktaya çekmek için ve de Suriye ile girilen iş birliğinde Türkiye’ye “Şam’a dokunma” mesajı vermek amacıyla, Çukurca bölgesindeki karakollar hedef seçildi. FOTOĞRAFLAR HER ŞEYİ ANLATIYOR 8 şehit verdiğimiz Geçimli ve Karataş karakollarında gerek askerlerin kaldığı yatakhaneler gerekse görev yaptıkları mevzilerin durumu, tam anlamıyla perişan vaziyette!..
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT