BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Az kaldı

Az kaldı

Az kaldı bayrama çıkmaya... Halep ve Şam kan gölüne dönmüş... Firavun'un askerinden farksızlaşan Suriyeli askerler kurşunladıkları evlerin duvarlarına; -Burada Allah yok, Beşar Esad var! diye yazmış...



Az kaldı bayrama çıkmaya... Halep ve Şam kan gölüne dönmüş... Firavun'un askerinden farksızlaşan Suriyeli askerler kurşunladıkları evlerin duvarlarına; -Burada Allah yok, Beşar Esad var! diye yazmış... Bizde ise siyasetçi ve gazeteci olduğunu iddia eden kafalar, Başbakan Erdoğan'ın Suriye rejimi ile neden ters düştüğü konusunu eleştiriyor... Bakan Davutoğlu'nun sıfır sorun politikası yerden yere vuruluyor... Birileri de çıkıp soramıyor; -Esad'a bu kadar zalim olması ve halkına ateş açması ve katliam yapması emrini Başbakan Erdoğan mı verdi? Yani sıfır sorundan büyük bir soruna gelinmişse bunun sorumlusu Başbakan Erdoğan ve Bakan Davutoğlu mudur? Etrafımız ateş çemberi olmuşsa, yüreğimiz yandıkça yanıyorsa, suçlusu hükümet mi, asker mi yoksa memlekette namusuyla yaşayan millet mi? Yoksa bu ateşi yakanlar ve fitneyi çıkartan eşkıyalar mı?... * Az kaldı bayrama çıkmaya... Irak, İran ve Suriye kaynayan kazana benzemiş... Halep ve Şam'da tanklar yıkıp geçmiş... Kandil Dağı'ndaki kalleş kafalar askerlerimizi şehit etmeye devam etmiş... 'Eşkıyanın başı görüldüğü yerde ezilecektir' diye nutuk çekenler unutulmuş ama eşkıyanın başı tosunlar gibi beslenmeye devam etmiş... Bu ülke hainlerini çok sevmiş, onları kahraman ilan etmesini daima bilmiş... * Siyaset bilimciler diyor ki; -Partiler politikasında hedef, elbette iktidar'dır... Fakat politika iktidar kavgası ile sınırlı değildir. Devleti yönetme üslup ve felsefesidir. Politikacı ise bu üslup ve felsefesini oy sahiplerine anlatıp kabul ettirme mesleğinin adamıdır... Merhum Tarık Buğra ise yirmi yıl önce bir yazısında demişti ki; -Sadece karşı çıkan, tenkid eden, kötüleyen insan politikacı sayılamaz. Sayılmamalıdır. Öyle olsaydı dünya politikacıdan geçilmezdi; gerçekten de, şöyle bir bakın, göreceksiniz; köy kahvehanelerinden lokallere, entel barlarına kadar her yer tenkid eden, karşı çıkan, beğenmeyen insanlarla doludur. Ve ne acıdır ki, kendinden başka hiçbir şeyi ve hiç kimseyi beğenmeyen o kafalar alkışlanmakta ve değer kazanmakta... Az kaldı bayrama çıkmaya... Ama bu kafalardan ve zulümden yana olanlardan kurtulmaya daha çok var...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT