BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kıbrıs’ta cumhurbaşkanlığı seçimi

Kıbrıs’ta cumhurbaşkanlığı seçimi

15 Nisan 2000 günü KKTC’nin 126 bin 709 seçmeni 5 yıllık bir süre için Cumhurbaşkanını seçecektir. Cumhurbaşkanlığı için 4’ü bağımsız 4’ü parti mensubu olmak üzere 8 aday vardır.



15 Nisan 2000 günü KKTC’nin 126 bin 709 seçmeni 5 yıllık bir süre için Cumhurbaşkanını seçecektir. Cumhurbaşkanlığı için 4’ü bağımsız 4’ü parti mensubu olmak üzere 8 aday vardır. Bu adayların 6’sı, Rauf Denktaş’a aşırı ölçüde yüklenmektedirler. Türkiye’de ise gerek Anayasa değişikliği ve gerekse 5+5 formülü ile Kıbrıs seçimlerine medyada gereken önem verilmemiştir. Rauf Denktaş ise bütün bunlar karşısında “yalnız adam”dır. Kaldı ki Rauf Denktaş çok ileri derecede bir politikacıdır. 1974’ten bu yana Kıbrıs’ta taviz verilmediyse bu başarıda Rauf Denktaş’ın payı son derece büyüktür. Yoksa bazı Türk bürokratlar ve liderlere kalsaydı “ver kurtul” formülü ile KKTC çoktan Rumlara hediye edilirdi. Adaylar arasında, 24 yıl kesintisiz görev yapan Rauf Denktaş ile 12 yıl başbakanlık yapan Derviş Eroğlu arasında mücadele geçecektir. 15 Nisan’da %51 üzerinde oy çıkmazsa en çok oy alan 2 aday arasında 22 Nisan günü ikinci tur yapılacaktır. Temennimiz Kıbrıs ve Türkiye’nin menfaati için gerçek bir devlet adamı olan Rauf Denktaş’ın ilk turda seçilmesidir. Şayet seçilmezse KKTC ve Türkiye’nin aleyhine olur. ABD ve AB, Rauf Denktaş’sız bir Kıbrıs istemektedir. Kıbrıs’ta tavize en büyük engel olarak Rauf Denktaş’ı görmektedirler. Rauf Denktaş’ı bertaraf ederlerse; Türkiye-Yunanistan arasında bu kadar yakınlaşma oldu, siz de biraz taviz verin deyip konfederasyon yerine federasyona itilerek ENOS‹S yolu açıldı. Rauf Denktaş’sız yapılan müzakereler KKTC’nin aleyhine döner. Aday sayısının çok oluşu ise; “Herkes Rauf Denktaş’a çatmak istiyor. Bunun yolu da aday olmak. Televizyonda Rauf Denktaş’a söylemekdiklerini bırakmamak...”anlamındadır. Kıbrıs’la ilgili gelişmeleri Türk medyası gözardı etmektedir. Birleşmiş Milletler Teşkilatı’nın ABD mihraklı temasları ile Avrupa Birliği’nin Yunanistan patentli çözüm teklifleri Rauf Denktaş’ı bunaltmaktadır. KKTC’nin bugünkü statüsü kolay kazanılmadı. Kıbrıs’lı Türkler İngiliz esaretini ve 1963-1974 arasındaki 11 yıllık çile, katliam ve kamp hayatlarını unuttular. S. Kâmran ınan’ın da ifade ettiği gibi: “KKTC bir oldu-bittiye getirilerek Rumlarla birleştirilmeye çalışılmaktadır.” İngiliz ajanları Kıbrıs’ta ev ev dolaşarak Kıbrıslı Rumların kişi baş›na düşen milli gelirinin 20 bin dolar, buna karşılık Kıbrıslı Türklerde ise bu rakamın 4 bin dolar olduğunu, Türkler Rumlarla birleşirse bu tezadın ortadan kalkacağı propagandası yaparak Kıbrıs’lı Türkleri zehirlemektedirler. Rauf Denktaş’ın şahsında Türkiye düşmanlığı yapılmaktadır. ABD ve AB’nin başta gelen hedefleri KKTC’nin Rumların idaresine geçmesi, Kuzey Irak ve bilahare Güneydoğu Anadolu’da Kürt Devleti kurmak, Türk gençliğini kötü alışkanlıklar bataklığına itmek milli ve manevi değerlerini imhadır. 1924 doğumlu Rauf Denktaş Londra’da hukuk tahsilini tamamlayıp 1947’de Kıbrıs’a döndü. 1948-1958 arasında Anayasa konseyinde üye ve savcılık yaptı. 1958’de Türk Mukavemet Teşkilatı’nı kurdu. Londra ve Zürih Antlaşmalarına katıldı. 1960’ta Türk Cemaat Meclis Başkanı oldu. 1964’te Makarios, Rauf Denktaş’ı “istenmeyen adam” ilan etti. 1964’te Erenköy’de sava¾a katıldı. 1975’ten bu yana Kıbrıslı Türklerin lideri oldu. Kıbrıs’ın, Rauf Denktaş’ın bilgi ve tecrübesine ihtiyacı vardır. Seçilirse, kazanan KKTC ile Türkiye olur.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT