BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir makaleden

Bir makaleden

Dil üzerinde ciddi ciddi düşünenler olmasa Türkçemiz iyice ortalık yerlerde kalacak.



Dil üzerinde ciddi ciddi düşünenler olmasa Türkçemiz iyice ortalık yerlerde kalacak. 18. Dönem Kırşehir Milletvekili, Devlet Personel eski Başkanı, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkan Yardımcısı Şevki Göğüsger “Yabancı Kelime Akını” başlıklı yazımı okumuş, bu konuyla yakından ilgilendiğini belirterek daha önce hazırlamış olduğu bir makalesini bilgi edinmem için bana gönderdi. Dil, kültürün bir parçası olduğundan Göğüsger bu konu üzerinde hassasiyetle duruyor. Eskiden terim ve kavramların ya Arapça ya da Farsça olarak karşılandığını belirten Göğüsger; zamanımızda dilimizin İngilizce, Almanca, Fransızca terimlerin hücumuna uğradığını belirtmekte. “Alfabemizi oluşturan harfler bile İngilizce seslendirilmektedir” diyor Göğüsger. Bugün Atatürk milliyetçiliğine ve onun ilkelerine, inkılaplarına bağlı olduklarını söyleyenlerin, karşılıkları bulunan kelimeleri dahi kullanmaktan kaçındıklarını vurguluyor. Güvenlik ya da emniyet yerine “security”, otoyol yerine “otoban”, kutu ya da paket yerine “box” merkez yerine “center”, pazar yerine “market”, alışveriş merkezi ya da mağaza yerine “shopping center” kullanılmasından yakınıyor. Avrupa kültürüne yönelişin sonucunda büyük kentlerde yaşayan insanımızın bu meylinin özentiden başka bir şey olmadığını ifade eden, “Türkçeyi güzel kullanmak, güzel konuşmak ve yazmak esastır” diyen Şevki Göğüsger, televizyonların etki gücüne de dokunuyor... “Özel radyo ve televizyon kuruluşlarının kanunlarımızda yer alsa da almasa da uymakla yükümlü oldukları mecburiyetler vardır. Bu mecburiyetlerin arasında dilimizin, Türkçe’nin bütün kural ve özelliklerine gereken itinayı göstermek de vardır. Kaldı ki bu yayın kuruluşlarına hayatiyet veren 3984 sayılı kanun, özel radyo ve televizyonların kamu hizmeti anlayışı içinde faaliyet göstereceklerini öngördüğü gibi yayınlarda Türkçe’nin aşırılığa kaçmadan özellikleri ve kuralları bozulmadan konuşma dili olarak kullanılmasını milli birlik ve bütünlüğün temel unsurlarından biri olarak çağdaş eğitim ve bilim dili halinde gelişmesinin ve zenginleşmesinin sağlanmasını toplumumuzun milli ve manevi değerlerine itina gösterilmesini, milli kültürümüzün korunmasını ve geliştirilmesini de yayın ilkeleri arasında saymıştır.” Bu ilkelerin yayın kuruluşlarına özellikle gençlerimize milli kültürümüzü, doğru Türkçe’yi aktarma konusunda sorumluluklar yüklediği, özenti ve taklitten uzak durulması gerektiği de makalede dile getiriliyor. Göğüsger, televizyon radyo dilinde yer alan top, hit, merci, kendine iyi bak, bye bye gibi yabancı kelime ve ifadelerin kullanılmasının üzücü olduğunu söylüyor. Yazık ki herkes birbirinden duyduğu yanlışları, olmazları birbirine taşıyor. Aslında bana göre yayın kuruluşları özellikle televizyonlar, Türkçeyi en doğru ve en güzel şekliyle konuşan insanlarımıza yeni nesilleri, geleceği kucaklamak adına programlarında yer verebilir. “Vücut teşhiri, kahkaha salataları, rakkase sohbetleri, zil zurna oyunlar, dedikodu öğretileri, hababam, yemek pişirme talimleri gibi derslerden ayrılacak bir yarım saatiniz de mi yok?” diye sorma hakkımızı kullanabiliriz. Sayın Şevki Göğüsger’in değerli makalesinden sırası geldikçe yine söz edeceğim.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT