BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Şerden hayır çıkarmak”

“Şerden hayır çıkarmak”

Tarih 17 Ağustos 1999 sabaha karşı 03:02... Bilanço ağır, deprem hepimizi vurdu. Dostlarımızı yakınlarımızı aldı götürdü, evsiz barksız bıraktı.



Tarih 17 Ağustos 1999 sabaha karşı 03:02... Bilanço ağır, deprem hepimizi vurdu. Dostlarımızı yakınlarımızı aldı götürdü, evsiz barksız bıraktı. On binlerin, yüz binlerin hayatını ters yüz etti. Kısacası geleceğin planlamasını bozdu. “Yüzyılın depremi” denen bu afeti; hem uzmanlarımız, hem dünyanın en çok sallanan ülkesi Japonya, hatta medyumlar bile uyardılar! Ama, biz hep omuz silktik, görmezlikten duymazlıktan geldik. Ne oldu peki? Marmara Bölgesi ve çevresinde, 7.4 şiddetinde meydana gelen deprem 45 saniye sürmüştü. Milyonlarca vatandaşımızı uykuda yakalayan ve yurdun birçok yerinden hissedilen ve merkez üssü Gölcük olan deprem, bilhassa; Kocaeli, Sakarya, Yalova ve İstanbul’da büyük tahribat yapmıştı. Bu depremde bazı kayıplarımız ise; ölü sayısı 17.127, yaralı sayısı 43.953, yıkılan ev sayısı 66.441, yıkılan iş yeri sayısı 10.901... Yıl 1996... Maden Tetkik Arama, Japon Jico Enstitüsü’ne hazırlattığı deprem raporunda; Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerindeki illeri 6.5-7 şiddetinde bir deprem olabileceği hususunda uyarıyordu. Aynı yıl İstanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeofizik Bölüm Başkanı ve aynı zamanda Jeoloji Mühendislik Odası Başkanı Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu bir basın açıklamasında; Marmara Denizi’nde İstanbul’a yaklaşık 25 km açıklıkta iki deprem noktasının var olduğunu ve bunlarda yıllardır hiç hareket olmadığını belirterek, “Etütlerimizden aldığımız veriler, bu iki fay hattının sürekli gidip gelerek oluşturduğu sürtünme nedeniyle bir enerji birikiminin ve riskin giderek arttığını doğruluyor. Küçük depremler olsaydı risk daha az olabilirdi ama bu suskunluk hayra alamet değil” diyordu. 1997’de Toplu Konut İdaresi, Dünya Bankası sponsorluğu ile bir araştırma yaptırmış, bu riskli durum tekrar gündeme gelmişti. Bunlar yetmiyormuş gibi medyumlar bile uyarmışlardı, İstanbul’da şiddetli bir deprem olacağını söylemişlerdi. Anlayacağınız medyumların bile diline düşmüştü deprem! Bu raporlar, araştırmalar üzerine o dönemin Tokyo Büyükelçisi Gündüz Aktan bu raporları ve depreme karşı korunma danışmanlığını ücretsiz yapan kuruluşların adlarını, Kuzey Anadolu Fay Hattı’ndaki illerin vali ve belediye başkanlarına göndermişti. (İstanbul, İzmir, Kocaeli, Sakarya, Bursa, Eskişehir, Ankara, Zonguldak, Çankırı, Kastamonu, Sinop, Çorum, Yozgat, Amasya, Tokat, Sivas, Erzincan, Tunceli, Gümüşhane, Erzurum, Kars ve Ağrı) Derken, tam 13 yıl önce 17 Ağustos Salı günü 03.02’de merkezi İzmit ve Sakarya olan en çok hasar ve kayıpları Gölcük, Yalova, Adapazarı ve İstanbul’un verdiği deprem!.. Fakat ne yazık ki gönderilen adreslere hiç başvuru yapılmamış. Sanki başvursaydık ne olurdu diyenlere; yapılan bu araştırmalarda, ilavelerle çelik putrel ve payanda desteğiyle, yapılan deprem riskine karşı dayanma gücünün artırılabileceği örnekleri yer almaktaydı. Şimdi yaraları sarma zamanı, şimdi silkinme, yaptığımız hataları görme ve onlardan ders alarak o hataları tekrarlamama zamanı. Şimdi “Şerden hayır çıkarma” zamanı. Esenlik içinde bir bayram dileğiyle...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 104001
    % -1.26
  • 3.5061
    % 0.96
  • 4.1839
    % 0.36
  • 4.7509
    % 0.47
  • 145.618
    % -0.67
 
 
 
 
 
KAPAT