BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Engin!..

Engin!..

Engin’e 11 maç ceza verildi; az bile!.. Herhalde, “sabıka dosyasını kaale almadılar!..” Dilerim “bu ceza”, hem Engin’e ve hem de “hakemin yakasına yapışan, boğazını sıkmaya kalkan” her teknik direktöre, her yöneticiye, her sporcuya ders ve örnek olur!..



Engin’e 11 maç ceza verildi; az bile!.. Herhalde, “sabıka dosyasını kaale almadılar!..” Dilerim “bu ceza”, hem Engin’e ve hem de “hakemin yakasına yapışan, boğazını sıkmaya kalkan” her teknik direktöre, her yöneticiye, her sporcuya ders ve örnek olur!.. Ve de elbette sporun “sadece Futbol Disiplin Kurulları değil”, bütün branşlarının disiplin kurulları “böyle” cezalar verir; dahası, altını çiziyorum; “bundan sonrası için” de, “bu cezayı veren dahil” Futbolun bütün disiplin kurulları “benzer” olaylarda, “aynı” cezayı verir. Zira bizde, benzer olaylarda “kulübüne, ismine ve şiddet hareketi uygulanan kişiye bakılarak başka başka cezalar vermek” gibi bir uygulama vardır!.. Dahası, inşallah Tahkim Kurulu “bu cezayı kuşa çevirmeden” onaylar ve kesinleştirir. Zira, bugüne kadar Tahkim Kurullarımız zaman zaman herkese örnek ve ders olacak cezaları, hem de “şiddet / doping / şike / ayrımcılık” gibi sporun en ağır suçlarında bile kuşa çevirmek ile, sporun / futbolun / spor disiplin ve etiğinin “Tahkim Kurulu gibi” değil, “kulüpleri memnun etme kurulu” gibi çalıştığını gösteren bir çok olaya imza atmıştır!.. Şimdi geliyorum, “Engin konusunda” bir başka hususa; “bir futbolcunun işlediği suça hukuk ve talimatlar gereği ceza verilmesini ve bu cezanın tamı tamına uygulanmasını istemek” başka şeydir; “kovmak” başka şey!.. “Kovmak” bir sporcunun “hayatını bitirmektir”; sportif olarak “idam etmektir”; peki bu insan “yaptığı bir hata yüzünden” idam edilebilir mi?.. “Kovalım” Engin; peki, bu yaştan sonra ne yapacaktır; kendisine, çoluğuna çocuğuna nasıl bakacaktır; yarın “sefalet içinde intihar ederse”, bunun vicdani sorumluluğunu kim üslenecektir?.. “Ceza vermek” başka şeydir, onu “tamamıyla bitirmek” başka şey; “Şike yapmış futbolculara milli formanın giydirildiği, kaptan yapıldığı”, dahası “şikeye bulaştığı” mahkemelerce de, Disiplin / Tahkim kurullarınca da onanmış kişilerin “yöneticiliğe devam ettiği” bir ülkede “Engin’i kovmak” ne demektir?.. Marifet “Engin’i kovmak değildir”; o yapılacak “en kolay iştir”; marifet Engin’i hem kendine, hem ailesine, hem topluma, hem spora kazandırmaktır; ona yardım etmek ve onu kurtarmaktır!.., Eğer Galatasaray futbol takımından da yıllardan beri eksik olan bir “şey”, Süper Kupa maçında “sahada olabilseydi”; Engin o hareketi yapamaz, bu duruma da düşmezdi. O “eksik şey”, çok açık; Galatasaray futbol takımının “saha içinde başında olacak gerçek bir kaptanı” yoktur; “böyle durumlarda, Engin başta, hakemin yanına başka Galatasaraylı futbolcuları yaklaştırmayacak, yaklaşanları göğüsleyerek uzaklaştıracak” bir kaptan; yapılacaksa itirazı, sadece kendisinin yapacağı bir kaptan; ama nerde, o; yıllardır Galatasaray kaptansız!.. NOT: Sevgili Ömer Faruk, dün Türkiye’de çıkan “Film Erzurum’da kopmuştur” başlıklı müthiş yazın için seni kutlarım; herkes okumalı!.. Bilmem ki, o yazının altına benim de imza atmama izin verir misin?.. >> İlkeli olmak!.. “İlkeli” diye diye Fenerbahçe’nin başına kadar getirdiğimiz ve neredeyse “vazgeçilmez” ilân ettiğimiz bir hocamız var!.. Bilenler biliyor, “Bari, bilmeyenler öğrenmesin” diye “gazetelerde çıkan haberin detaylarını yazmıyorum” ve “sadece” soruyorum; “ilkeli” bir insan, “mühürlenen Sapanca’daki yazlık ev” olayının baş kahramanı nasıl olur?.. >> Üzüntüden!.. Bir Beşiktaşlı dostuma sordum; “Nedir bu spor sayfalarından, birinci sayfalara, magazin eklerinin manşetlerine ‘kız taşıma’ konusu; Beşiktaş Başkanı’na yakıştı mı?..” Gülerek cevap verdi; “Bizim Başkan, Beşiktaş’ın hâline çok üzülüyor, işte bütün mesele orada; üzüntüsünden ne yaptığını biliyor mu?..” >> 8 şiddetinde deprem!.. Futbolcuların ödeyeceği vergi (aslında profesyonel olan bütün sporcuların ödeyeceği vergi) “yüzde 15’den, yüzde 35’e çıkarılıyor”; gırtlağa kadar borç içinde ve hatta “futbolcularının alacaklarını ödeyemediği için, lisans çıkaramayarak, Süper Lig’de maç oynayamama gibi acı bir durumla karşı karşıya kalanları” da olan kulüplerimiz “ne yapacak, sporcular ne yapacak, yeni düzenin uygulaması nasıl olacak” sorularına Kulüpler Birliği cevap ve çözüm aramaya başladı da, spor medyamız hâl⠓Engin’in cezasına öncelik veriyor!..” Bu konuda “doğru dürüst” bir habere, bir araştırmaya, bir uzman görüşüne ben rastlamadım bugüne kadar spor sayfalarımızda; “atlamışsam” özür dilerim; ama “sporumuzu temelinden sarsacak” ve en az “8 şiddetinde bir depreme sebep olacak” bu gelişmeye “gereğince eğilmez” ve tartışmaya açmazsak, yarın olacaklardan da hepimiz sorumlu olacağız!.. >> Kaka!.. “Kaka’yı almak”, elbette “büyük iş!..” “Onca” para elbette “verilebilir” ama, bir şartla; “Kaka, bir Hagi olabilecekse!..” Olur mu; ben, “yüzde 10 bile şans vermiyorum!..” Olabileceğini tahmin ettiğim şey; “sansasyon şampiyonluğudur”; onun için de “o kadar para gözden çıkarılır” mı, bilemiyorum!.. “Melo” bu takıma lâzımdı; ya “son yılların” Kaka’sı; hiç sanmam!.. >> Kulak üstüne yatma!.. İnsanı “Ağlanacak hâlimize güldürüyorlar”; Olimpiyat’taki hezimetten sonra, “istifa ederek, ne yapılmasını herkese gösteren” Güreş Milli takımımızın hocalarını “örnek alan” yok!.. Bıraktım, halteri, boksu, “hocaları istifa eden” Güreş Federasyonunda, başkanıyla, yöneticisiyle, “Londra’daki turistik gezisinden sonra, tatilini Türkiye’de devam ettirildiğini” gösteren bir “sessizlik” var!.. “Nasılsa kamuoyu ve basın balık hafızalıdır” diyerek, kulağının üstüne yatıp, “hesap zamanının geçmesini bekleme” gene sahnede; bugüne kadar hep “böyle” olmadı mı?.. >> Hoca farkı mı?.. Ben bu yazıyı yazarken, Sanica Boru Elazığspor’un Fenerbahçe maçına çıkıp çıkamayacağı hâlâ belli değildi; zira kulüp “Federasyona müracaat eden futbolcularının alacaklarını ödeyememiş ve lisans çıkaramayacak duruma düşmüştü!..” Bir araştırsak; acaba, Elazığspor bu sezona girerken “kaç futbolcuyu gönderdi, kaç futbolcu transfer etti” ve mesela Elazığspor ile beraber Süper Lig’e yükselen Akhisar Belediyespor kaç futbolcuyu gönderdi, kaç futbolcu aldı; iki takımdaki giden- gelen futbolcuların bonservis bedelleri ne kadardı ve alınan futbolculara yıllık ne ödenecekti?.. Daha da önemlisi, Elazığspor’un hocası kimdi ve mesela geçen sezon Bucaspor’da ne yapmıştı; Akhisarspor hocası ise kim?..
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT