BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Adaylar ve başkanlar...

Adaylar ve başkanlar...

Cumhurbaşkanı adaylarımız halen podyuma çıkmış değil. Son ana kadar adayların kendilerini açıklamaları da beklenmiyor. Demirel’in görev süresinin uzatılması ve/veya “beş artı beş” formülünde liderlerin düştüğü hata tekrarlanacağa benzemektedir.



Cumhurbaşkanı adaylarımız halen podyuma çıkmış değil. Son ana kadar adayların kendilerini açıklamaları da beklenmiyor. Demirel’in görev süresinin uzatılması ve/veya “beş artı beş” formülünde liderlerin düştüğü hata tekrarlanacağa benzemektedir. “Zirve” sözcüğü birçoğumuza hoş gelebilir. Ancak esasları ve usulleri Anayasa, kanunlar ve içtüzükle belirlenmiş konuları kapsayan “zirve”lere olası reaksiyonlar da hesaba katılmalıdır. Adaylar belli olduktan sonra yapılacak görüşmelerde ortak noktalar aramak ayrı; aday belirlemesinde ortak görüş oluşturmak apayrı bir işlemdir. Şimdi geldiğimiz noktada, “zirve”lerle kısıtlama ve kıstaslar getirmek değil, olabildiğince çok adayın önünü açmak gerekir. Bugüne kadar seçilen cumhurbaşkanları ile ilgili prosedür ve tenkitler ortadadır. O halde benzer yolların izlenmesi zannedildiği kadar sağlıklı bir yöntem değildir. Görev Meclise verilmiştir. Meclis Başkanı tarafından herhangi bir “zirve”ye ihtiyaç duyulmaması durumunda, iktidar partilerinin yani “yürütme”nin; yasama üzerinde velâyet iddiaları geçerli olabilir mi? Dün parlamentoda en çok üye bulunduran parti durumundaki “ANAP” Özal’ı Çankaya’ya “zirve”lerle değil, “oy”larla gönderdi. Bugün parlamentoda aynı durum mevcut değilse; o takdirde parlamenterlerin hür iradesine güvenilmelidir. Nisan seçimlerinde bu parlamentonun Cumhurbaşkanı’nı seçeceği bilinmekteydi. Vatandaş o şuurla oyunu kullanarak seçimini yapmıştır. Seçimlerin parlamentoya taşıdığı % 80’lik bir merkez sağ oy ortada dururken; “eski köye yeni âdet” getirmenin gereği yoktur. Dışarıdan aday isteniyorsa Anayasamız buna da cevaz vermiş, ancak bunu belli kriterlere bağlamıştır. Şimdi mevcut yapı ve mevzuat ortada durur ve geçerliliğini korurken, bunu “by pass” etmenin yararı olmaz. “Her yiğidin gönlünde” bir aslan yattığını biliyoruz. Ne var ki seçilecek olan sadece tek bir “aslan”dır. Hal böyle olunca da; “zirve”lere, “zor”lamalara ve “tazyik”lere baş vurulmamalıdır. Anayasa’da nitelikleri belli olan Cumhurbaşkanımız için yeni yeni nitelikler oluşturmanın hiç gereği yoktur. Sübjektif değerlerin dillendirilmesindeki maksadı anlamakta güçlük çekilmektedir. Cumhurbaşkanımıza Anayasa’nın vermiş olduğu görevlerin de tartışıldığını görmekteyiz. 1982 Anayasası çeyrek yüzyılı doldurmuş ve üç Cumhurbaşkanı eskitmiştir. Böyle bir gerçek önümüzde dururken acaba daha adı sanı bile belli olmayan, ikibinli yılların ilk liderine bunca güvensizliğin gerekçelerini bulmakta güçlük çektiğimizi de belirtmemiz gerekir. Daha açık söylemek gerekirse, biz daha sonra muhalefet yapabilmemize yardımcı olacak argümanları üretmekle meşgulüz. Halen demokratik ve parlamenter düzeni kabulde ve hazımda güçlükler çekmekteyiz. Bu fobilerimizden kurtulmadan huzur ve istikrar bulmamız çok zor olacaktır. İşleri tabii seyrine bırakıp, mevcut yasa ve mevzuat mecrasında hareket etmek; hem kolay, hem de güvenli olacaktır. Parlamentoya üyelik olarak yansımamış görüşler ve şahısların pompalanmasına müsaade ve müsamaha edilmemelidir. Azınlığın çoğunluğa tahakkümü zehabı uyandıracak her teklifin milli irade karşısında sonuçsuz kalacağı ortadadır. O halde “zirve”lerle vakit kaybetmek yerine; ülke meselelerine zaman ayırmak hükümet için çok daha fazla puan getirecektir.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT