BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İmamın kira borcu

İmamın kira borcu

Dünkü Milliyet gazetesinde yer alan bir haber son derecede ilgi çekiciydi. Serhat Oğuz imzalı habere göre, Ortaköy Camii’nin görme engelli imamı Mehmet Kamil Turan’dan talep edilen astronomik kira bedeli tam 16 milyar liraydı.



Dünkü Milliyet gazetesinde yer alan bir haber son derecede ilgi çekiciydi. Serhat Oğuz imzalı habere göre, Ortaköy Camii’nin görme engelli imamı Mehmet Kamil Turan’dan talep edilen astronomik kira bedeli tam 16 milyar liraydı. Habere göre, Vakıflardan Sorumlu Devlet Bakanlığı, cami görevlilerinin kullandığı lojmanlar ve vakıf arsalarından kira almak için harekete geçmiş. Bu gayet normal. Sonuçta millete ait yerlerin, ederinin altında gelire kanaat edilerek zarara uğratılması hiç hoş değil. Her zaman her türlü lojman ve benzeri yerler için düşüncem bu yönde olmuştur. Ama sözü edilen bu olayda durum biraz farklı. İstanbullular Ortaköy Camii’ni mutlaka bilirler. Denizin üzerinde yer alan, çok büyük olmasa da çok güzel bir ibadethanedir. Hal böyle olunca cami doyumsuz bir manzaraya sahiptir. Şehrin en güzel semtlerinden birisinde bulunan bu cami, insanda içeri girip dua etme isteği uyandırır. Belki de bu yüzden siyasilerin büyük bir kısmı İstanbul’da bulunuyorlarsa namazlarını burada eda ederler. Açıkçası Milliyet’te yer alan haberi okuyuncaya kadar ben bu camide görev yapan imamın görme engelli olduğunu bilmiyordum. Her neyse... Şimdi Vakıflar, imam efendiden ayda on bin dolar lojman kirası talep ediyormuş. Sebebi, söz konusu doyumsuz manzara! Peki, görme engelli bir insan bu manzaradan nasıl faydalanıyor? Orası belli değil. İşin bir başka içler acısı yanı daha var. İmam Mehmet Kamil Turan’ın aylık maaşı tam 170 milyon lira. Yasal gecikme faizleri vs. hesaplanınca ortaya çıkan rakam 16 milyar lira! Sakin bir hayat süren, tahminimce hiçbir lüksü olmayan bir imamdan istenen lojman kirası! Gerçekten inanılır gibi değil. Bırakın sayın Turan’ı, hayatını devlet memurluğu yaparak idame ettiren hiç kimse bu miktarda bir kirayı ödeyemez ki. Yakınlarım her zaman beni müsrif olduğum gerekçesiyle eleştirirler. Bir anlamda haklı bulurum onları. Ama böyle örneklere rastladığımda da kendimi haklı çıkarmam kolaylaşır. Bana göre bir şey kısmetten çıktıysa mutlaka elden gidecektir. Sebepler elbette farklı kostümler giyerek eda ederler ama sonuç değişmez. Şimdi imam efendi ne yapsın? Lojmanı boşaltsa bile yasal olarak tahakkuk etmiş olan borcu ödemek zorunda. Ama nasıl? Olmayan bir para ile nasıl olduğu anlaşılamayan bir borç hangi yöntemle ödenebilir? Türkiye gibi renkli bir ülkede yaşayınca bu tip soruları sık sık sormak mecburiyetinde kalıyorsunuz. Kendi adıma haberi okuduğumda çok üzüldüm. Durup dururken kendi halinde yaşayıp giden bir insanı üstelik bir din adamını böylesine bir yükün altına sokmak hangi mantığa dayandırılabilir bilemiyorum. İnşallah medyada yer alan haberler sayesinde imamın sesini duyan olur da bu sorun bir biçimde çözülür. Kimbilir buna benzer ne komiklikler yaşanıyordur da haberimiz yoktur. Ne diyelim. Allah kötü saatten korusun. Sözün Özü Mutluluk atlattığımız felaketlerden oluşur. LEVHA Talihsizlik insana hakiki dostlarını gösterir.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT