BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kîsûdirâz-ı Dehlevî

Kîsûdirâz-ı Dehlevî

“Bir Müslüman ne yaparsa yapsın; tövbe edip, bir daha o hatâlara bakmazsa, ilâhi rahmetten nasîbsiz kalmaz. Aksini düşünürsem utanırım...”



Kîsûdirâz-ı Dehlevî hazretleri, Hindistan’da yetişen Çeştiyye evliyâsının büyüklerindendir. İsmi, Muhammed bin Yûsuf’tur. Hazret-i Hasen evlâdından (torunlarından) olup “Şerîf”tir. Sekizinci asrın sonlarında vefât etti. Bu mübarek zat, “Çerâğ-ı Delhî” olarak bilinen Nasîreddîn-i Mahmûd hazretlerinin halîfelerinin en önde gelenlerindendir. Bunun için hocası olan Nasîreddîn hazretleri; “Kîsûdirâz’ın kim ki müridi oldu. Vallahi hılâf yoktur, aşk ve muhabbet buldu” demiştir. Kîsûdirâz-ı Dehlevî hazretleri, hocası Çerâğ-ı Delhî’nin 757 (m. 1356) senesinde vefâtından sonra, Delhî’den Dekken’e gidip, orada yerleşti. Birçok talebe yetiştirdi. Talebelerinden Muhammed isminde birisi, hocası Kîsûdirâz’ın sözlerini toplayıp, “Cevâmi’ul-kelîm” isimli bir melfûzât (sözler) kitabı meydana getirdi. Kîsûdirâz Muhammed bin Yûsuf hazretlerinin buyurduğu kıymetli sözlerinden bazıları şunlardır: “Münâzarada, söz Eshâb-ı Kirâm efendilerimizin üstünlükleri mevzûuna gelince hiç söz söyleyemem. Söz esnasında farkında olmadan kullanacağım uygunsuz bir kelime ile, o büyüklerden birini incitmekten korkarım. Onlar hakkında kalbimdeki i’tikâd şöyledir ki: İstisnasız Eshâb-ı Kirâmın hepsi, temiz, seçilmiş ve yüksek zâtlardır, içlerinden hiçbirisine dil uzatılmaz. En üstünleri Hulefâ-i Râşidîn’dir. Bunların da üstünlükleri halifelik sıralarına göre; Hazreti Ebû Bekr, Hazreti Ömer, Hazreti Osman ve Hazreti Ali’dir (radıyallahü anhüm).” YAŞAMAK MI ÖLMEK Mİ?.. “Âlimler ihtilâf ettiler ki; ‘Müslümana ölüm mü daha iyidir, yoksa yaşamak mı?’ Her şeyin en doğrusunu Allahü teâlâ bilir ama, Resûlullah efendimizin devr-i saâdetlerinde bir Müslüman için yaşamak daha iyi idi. Ondan sonra ise ölüm iyidir.” “Eğer iyi bir saatte, kalb, Allahü teâlâ ile olursa, işte o Cennetlik bir iştir. Severek bir güzele bakmak bir zaman/Üstündür ömür boyu bir pâdişâh olmaktan.” “Bir Müslüman ne yaparsa yapsın; tövbe edip, bir daha o hatâlara bakmazsa, ilâhi rahmetten nasîbsiz kalmaz. Aksini düşünürsem utanırım. Böyle aksi bir düşünce Allahü teâlânın rahmetini küçümsemek olur.” “Zenginlik, takvâ ve iyilik üzerinde yardımlaşmaya ne güzel bir vesiledir!”
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT