BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Müslümana güvenini sarsmamak

Müslümana güvenini sarsmamak

“Allah’a şükür, o bize Müslümanız diye inandı. Biz de onun Müslümana olan bu inancını sarsmadık. Olduğumuz gibi görünüp göründüğümüz gibi olduk...”



1992’de gitmiştim Fransa’ya. Kayınpeder ile erkek kardeşim bir büyük markette çalışıyordu. Ben de üniversiteyi bırakıp gittim. Fırıncı oldum anlayacağınız. Birlikten güç doğdu ama aslında ne mi oldu? “Allah yürü ya kulum, dedi” derler ya, aynen öyle oldu. Kendi işimizi kursak mı diye düşündüğümüz bir sırada bir ilan gördük. “Satılık fırın” Sahibi de bir gurbetçi. Adam fırıncılık işine yeni girmiş, dört beş ay olmuş ama çalıştıramamış. Bırakmak istiyor. Bize dedi ki: -Arkadaş işte faturalar burada. Tam 620 bin Frank harcadım buraya. Euro olarak 100 bin Euro civarında bir şey. Verin bu parayı alın işletin diyordu. Ama bizde o kadar para ne gezer? Ne yapsak ne etsek, derken şartları zorladık. Kayınpederde ise 100 bin Frank var. Bu arada Ali isimli yeğenim bir ara demişti ki: “Dayı bir miktar param var. Lazım olduğunda sizindir...” Durumu ona açtık. Sözü ikiletmedi. 100 bin Frank da o verdi. Gittik fırın sahibine dedik ki: -Abi durum bu. Kredi çekme imkânımız yok. Ama eğer bize inanırsan kalan 420’yi bir senede ödeyebiliriz. -Nasıl olacak bu? -Mutfak ve kira haricinde kazandığımızı sana aktararak. Dedi ki: -Arkadaş bu devirde kardeş kardeşe güvenmiyor. Ben sizi daha yeni tanıyorum. Nasıl güveneceğim? Haklıydı. Masada boynumuz bükük ne cevap vereceğimizi düşünürken o ara bir de saate baktım ki ikindi vakti çıkmak üzere. Dalmışız. İkindiyi kılmadığımı hatırladım. Tamamen dini hassasiyetimle... Dedim ki: -Abi kusura bakma, lafa daldık, az kalsın namazı kaçıracaktık. Bir seccade var mı? -Yok maalesef, dedi mahcup halde. Derken orada bir temiz koli kartonu gördüm. Abdestim de vardı. Kartonu indirip kıbleyi sorup namazımı eda ettim. Ardımdan kayınpederim de kıldı. Namaz sonrası veda etmek üzere el sıkışırken dedi ki: -Sizi tanımıyorum ama bu gencin -ben o zaman 22 yaşındayım- bu namaz hassasiyetine ben eridim. Size güvenim geldi. Gelin, yarın dediğiniz şartlarda işe başlayın. Rabbimize hamd ettik. Mahcup etmemesi için dua ettik. Verdik 200 bin Frankı... Notere gidip sözleşmeyi yaptık. Ertesi gün geldik fırında işe başladık. Resmî prosedür olarak iki ay gibi bir süre gerekiyordu. O zamana kadar biz de onun adına işlettik fırını. Ben şirket kurmam için bir haftalık staj yaptım. Şirketimizi kurduk. Ve orayı devraldık... Yeğenim Ali’yi de yaptığı jeste karşılık ortak yaptık. O da ayrı bir süreçti... Rabbime şükürler olsun o bakiye kalan 420 bin Frankı bir yıl değil daha altı ayın sonunda ödedik... M. Çelik-Fransa > Yazışma adresi: Türkiye Gazetesi İhlas Medya Plaza 29 Ekim Caddesi, 34197 Yenibosna/İstanbul Faks: (0212) 454 31 00
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT