BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Rıza Kayaalp: Hırsıma yenildim

Rıza Kayaalp: Hırsıma yenildim

Rıza Kayaalp, “Dünya Şampiyonası’nda 2-0 yendiğim Kübalıya Londra’da yenilmek tamamen benim hatamdı. Türk milletine olan olimpiyat altın madalyası sözümü unutmadım” dedi.



ÖZEL HABER Hüsamettin Acar Rıza Kayaalp buruk bir sevinç yaşıyor. Boynundaki bronz olimpiyat madalyasını çekinerek gösteren Rıza, “Bunu altın yapmak benim elimdeydi. Kendi hatalarımla Kübalı’ya yenildim. Milletime olimpiyat altın madalya sözümü yalnızca 4 sene erteledim” diyor. Kaslarındaki Allah vergisi gücü yeterince kullanamadığını vurgulayan şampiyonla Londra dönüşünden bir hafta sonra konuştuk. Alçak gönüllü, saygılı, Anadolu’nun, Yozgat’ın kendine özgü harsını donanmış; kültürlü bir delikanlı. Güreşi çok seviyor, grekoromen stili de tamamen güce dayalı bir spor olduğu için seçmiş. 23 yaşındaki Rıza’nın önünde yaklaşık 15 yıllık bir güreş geleceği var. Bu süre içinde birçok Avrupa, dünya ve olimpiyat şampiyonluk sevincini Türk milletine yaşatacağından en ufak bir kuşkumuz yok. Şimdi, minderin altın çocuğu Rıza Kayaalp’ten özeleştirisini, hedeflerini ve minder konusundaki düşüncelerini dinleyelim: KENDİME AŞIRI GÜVENDİM “Kübalı Lopez benim karşıma dinlenmiş olarak çıktı. Finalde karşılaşsaydık, durum çok farklı olurdu; bu da benim şanssızlığım. Başta biraz rakibimi hafife aldım, sonra da yerdeki pozisyonda kolumu kaptırdım. Bu da benim tecrübesizliğimdi. O an çok büyük bir tuzağa düştüğümü anladım ancak iş işten geçmişti. Yenildiğim Kübalı’nın şampiyon olması biraz moralimi düzeltti ancak, neden orada ben olmayayım diye hayıflandım. Yaşım 23... Gencim, güçlüyüm. Ancak bir sporcuyu zirvede tutan idmanlar, kamplar ve çalışmalardır. Bu çalışmaların zamanlaması sporcunun çalışma isteği ile de örtüşmeli. Bazı kamp programları sporcuyu psikolojik ve fiziksel açıdan zorlayabiliyor. Her sıkletin programı ve çalışma programı bence farklı olmalı... Daha doğrusu çalışmalarda ve kamplarda beni bana bıraksalar sanırım çok daha iyi olurum...” GÜREŞİ SANAT GİBİ GÖRÜYORUM “Güreşmeyi çok seviyorum ve bu spora başlamasaydım acaba ne yapardım diye düşünüyorum. Elimden geldiği kadar güreş sporunu bir sanatkâr gibi icra etmek istiyorum. Güreş benim için güce dayalı bir sanattır. Ben güreşmeyi çok seviyorum ama seyredenin de zevk alması lazım. Önümde uzun yıllar var. Şu anda gücümün zirvesindeyim. Güreşte bir sporcunun zirvesi 29-30 yaştır. Kendime iyi bakarsam, 35 yaşına kadar da güreşmeyi düşünüyorum.” FORM DURUMU ÇOK ÖNEMLİ “Bildiğiniz gibi Kübalı rakibimi İstanbul’da 2-0 yenmiştim. Dünya Şampiyonası’nda formunun zirve noktasındaydım. Her zaman formumun, gücü ve moral değerlerini zirvede tutmak mümkün olmuyor. Sanırım Londra’ya giderken form durumum aynı noktada değildi. Bir sporcunun, yapılacak olan Avrupa, Dünya ve Olimpiyat Şampiyonalarına göre formunu ayarlayabilmesi çok önemlidir. Bu, tamamen şampiyona öncesi uygulanan programlarla ve çalışmalarla ilgili bir durumdur.” AİLEME ÇOK BAĞLIYIM Rıza Kayaalp, 6 kardeşten en küçük olanı... Ailesi Yozgat’ta yaşıyor. Normal bir aile Anadolu’nun bozkırında geçimini sağlamak için neler yapıyorsa, Rıza’nın ailesi de onu yapmış. Ancak Rıza başarı basamaklarını birer birer çıkınca, Kayaalp ailesi de ekonomik açıdan rahata kavuşmuş. Şampiyon sporcumuz, “Onların rahat bir şekilde yaşaması benim moral kaynağımdır. Ailemi ülkemde ve tüm dünyada en iyi şekilde temsil ettiğim için gururluyum. Londra’ya annemin de gelmesi çok güzeldi. Ben Kayaalp ailesinin minderdeki bir ferdiyim” diyor. BRONZDAN UTANDIM Olimpiyatlar sonrası gazetemizi ziyaret eden Rıza Kayaalp, bir süre Türkiye’yi de inceledi. “Güreşe yapmış olduğunuz katkılardan dolayı teşekkür ederim” diyen Rıza, gazetemizin binası önünde İstihbarat Şefi Cahit Eroğul ile yazarımız Hüsamettin Acar’ı kavradığı gibi havaya kaldırdı. Bronz madalyası ile resim alırken ise “İnanın size bronz madalyalı poz vermekten utanıyorum. Bu madalya altın olmalıydı” diye konuştu. (Fotoğraflar: Ali YEDEK)
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT