BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Bu mesele kapanacak!”

“Bu mesele kapanacak!”

Lamia hanımın şakakları atmaya başlamıştı. Burnundan soluyordu adeta. Ters bakışları iki oğlunun üzerinde de dolaştı. - Bu mesele burada kapanacak! Başka laf istemiyorum.



Lamia hanımın şakakları atmaya başlamıştı. Burnundan soluyordu adeta. Ters bakışları iki oğlunun üzerinde de dolaştı. - Bu mesele burada kapanacak! Başka laf istemiyorum. Feyyaz fırladı olduğu yerden. Sesi güçlüydü: - Hayır! Biz zavallıyı suçsuz yere dört duvar arasına atamayız. Bunu istemeyin benden... Çetin biraz önceki kabadayı tavrını bir kenara koymuş, sessizce oturuyordu. Bu sessizlik suçluluğunun kanıtı gibiydi. Annesine baktı yardım dilenir gibi. - Ne yani, beni ihbar mı edeceksiniz şimdi? Ben mi gireceğim hapse? Lamia hanım ise düşünceliydi. Haksız çıkmanın verdiği tedirginlikle mırıldandı: - Asla böyle bir şeye izin vermem oğlum. Asla... Kararlı bakışlarını Feyyaz’a çevirdi: - Bu mesele kapanmıştır. Başka laf istemiyorum. Genç fabrikatör dudaklarını ısırdı. Gri gözlerinden hiddet saçılıyordu. Pencereye doğru yürüdü. Kendinden emin bir şekilde konuştu ağır ağır: - Anne, biraz mantıklı ol! Hapisteki insan bir aile reisi. Bir evladı var. Olabilecekleri düşün. - Suçlamanı geri al o zaman? Para bulundu de. Bir şeyler yap. Bu kadar zenginiz. Yapamayacağımız hiçbir şey yok. Çıksın hapisten, işine son verirsin ve mesele kapanır. Güldü Feyyaz acı bir şekilde: - Amme davası denen bir şey vardır. Ben adalet karşısında böyle karışık bir işe girersem itibarımız ne olur bunu düşünmüyor musun?Çevremizde saygın bir konumumuz var. Yooo, bu bizim sonumuz olur anne! Lamia hanım uzun kahverengi sabahlığının eteklerini toplayarak oturdu koltuklardan birisine: - Ben böyle olmasını istiyorum. O zaman sus, ailesine bakarsın gizlice. Bu mesele kapanacak. - Anne! - Bana karşı mı geliyorsun Feyyaz? Unutma ki yönetim kurulu başkanı benim. Evladım demem ve senin sonunu hazırlarım, bilmiş ol! Ne olduğunu, kim olduğunu bilmediğim bir insan için ailemin parçalanmasına, babanızın bıraktığı itibarın zedelenmesine izin veremem. Bir yabancı için kardeşine hırsız damgası vurulmasına razı mı olacaksın? Çetin’e döndürdü kızgın bakışlarını: - Sen de yarın, hemen yarın gideceksin. Git, bir müddet İsviçre’de kal! Gelme buralara. Ortadan kaybol! Hemen bir avukat tutulacak vakit kaybetmeden. Gereken neyse yapılacak. Başka laf istemiyorum. Annesinin dediğini yapan acımasız bir kadın olduğunu bilen Feyyaz susmuştu. Birkaç kelime daha ederse mevkiini, geleceğini kaybedeceğini biliyordu. Çocukluğundan beri lüks bir hayata alışmıştı. Ailesinin geleneklerinde anne ve babaya itiraz etmek gibi bir şey söz konusu değildi. Yüreğini kemiren vicdan azabıyla kahrolarak sinirli bir şekilde terk etti salonu. Çetin rahatlamış görünüyordu. Lamia hanım küçük oğluyla yalnız kalınca sert bir sesle uyardı oğlunu: - Bir daha böyle bir şey istemiyorum. Bu sana gösterdiğim son anlayış. Hemen hazırlan. Gerisini ben hallederim. Çetin minnettar bir tavırla baktı annesine: - Beni suçlama anne. Beş kuruş param yoktu. Kovaladı beni odasından geçen gün. Parasız kalmıştım. Masrafım çok biliyorsun. Büyük hanım elini kaldırdı: - Yeter, git yat şimdi! Çetin odadan çıkmadan önce annesinin yanağına çekingen bir öpücük kondurdu. Yalnız kalan Lamia hanım yaptığının en doğru şey olduğu inancıyla sıkıntılı bir şekilde soludu. Evlatlarının kim yüzünden olursa olsun böyle bir duruma düşmesine asla izin veremezdi. Bu meseleyi bu şekilde kapatabildiği için yine de şanslı sayılırdı. Sabah ilk işi aile avukatı Mümtaz beyi bulup, meseleyi ona anlatmak ve suçlu olarak yakalanan Fehmi’nin bu işin müsebbibi olduğunu ispatlamak olacaktı. DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103235
    % 2.07
  • 4.7171
    % 0.01
  • 5.5018
    % -0.57
  • 6.2889
    % -0.17
  • 197.827
    % 0.14
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT