BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İdam ve dokunulmazlık

İdam ve dokunulmazlık

Devleti devlet yapan olmazsa olmaz unsurlardan biri de adalet tesis ve tevzi etmek yani adaleti kurmak ve eşit şekilde dağıtmaktır. Mahkemesi olmayan, suçlu ile mağduru ayırt edemeyen, hak edene ceza veremeyen, mazlum ve mağdurun hakkını koruyamayan siyasi teşkilata devlet denemez. Adaleti muhkem olan büyük devlettir. Adliye binalarına "saray" denmesi boşa değildir.



Devleti devlet yapan olmazsa olmaz unsurlardan biri de adalet tesis ve tevzi etmek yani adaleti kurmak ve eşit şekilde dağıtmaktır. Mahkemesi olmayan, suçlu ile mağduru ayırt edemeyen, hak edene ceza veremeyen, mazlum ve mağdurun hakkını koruyamayan siyasi teşkilata devlet denemez. Adaleti muhkem olan büyük devlettir. Adliye binalarına "saray" denmesi boşa değildir. Adaletin zayıfladığı yerde ihkakı hak başlar. Yani devlet, ziyan gören vatandaşının hakkını alamazsa bu defa mağdur veya mazlum yahut onun yakınları kendi haklarını kendileri almaya kalkışırlar. Bu da kargaşa ve başka türlü haksızlıklara yol açar. Geçen hafta "terör suçlarına idam cezası gelmeli" diye yazdık. Teklife sosyal medyada büyük destek geldi. Siyasilerdense TBMM başkan vekili sayın Sadık Yakut dışında ses yok. Ancak MHP bu teklif günlerinde teröre dahil olan vekiller için dokunulmazlığın kaldırılması teklifinde bulundu. CHP ise dokunulmazlık kürsü ile sınırlanmalı, dedi. Bu üç teklifin de hayat bulması gerekir. O zaman adalet tesis edilmiş olur. Buna mukabil parti kapatmalar tarihe karışmalı. Eskiden bir programdaki bir suç veya ihlal üzerine tv kanalı kapatılırdı. Şimdi ise sadece program cezalandırılıyor. Bu misalde olduğu gibi parti hükmi şahsiyeti değil, suçu işleyen parlamenter ceza görmeli. Bu, hukukta suçun şahsiliği prensibidir. Hukuki düzenlemeyle parti kapatmama safhasına geldik. Yeni anayasada tam netlik kazanmalı. Terör veya suça bulaşan vekilin dokunulmazlığı için de yeni düzenleme yapılmalı. Sırrı Sakık'ın dikkat çektiği 90'larda Leyla Zana'nın ön saflarda olduğu kriz üzerine yaşanan meclisten topyekun vekil atma değil, ferdi olarak muamele yapılmalı. En doğrusu yıllardır bizim ve bir çok kalemin yazdığı gibi dokunulmazlığı, kürsü dokunulmazlığı ile sınırlamaktır. Kaldı ki basın mensupları için o bile yok. Şu gün dahi geçmişte şu sütunda yazdıklarımızdan dolayı yargılanıyoruz. Eskiden AK Parti asker ve sivil dokunulmazlık zırhındakileri itiraz sebebi saymaktaydı. Şimdi AK Parti iktidarında dokunulmayanlara dokunuldu, imtiyazlıların bir çoğu mahkemede. Öyle ise münhasıran kürsü dokunulmazlığının gerçekleşmesi mümkündür. Vekil, kürsüde veya sütununda veya programda dilediğini yazsın, konuşsun, teklif etsin. Burada dediklerinden dolayı hakkında takibat olmasın, cezalanmasın. Onların dışındaysa mahkemeye celp edilebilsin. Terör yoluyla insan öldürenler, vatana kasdenler de mahkemeye hesap versin. İdamı hak eden idam edilsin. Adalet, böylece tecelli eder. Devlet, böylece vazifesini yapmış olur.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT