BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Devlet idaresi ve Sn. Demirel

Devlet idaresi ve Sn. Demirel

Bize göre devlet idaresinde en önemli prensip, alınacak her kararda ve tedbirde kamu yararını düşünmektir. Bu düşüncemize misal olarak aklımıza şu olay geldi ...



Bize göre devlet idaresinde en önemli prensip, alınacak her kararda ve tedbirde kamu yararını düşünmektir. Bu düşüncemize misal olarak aklımıza şu olay geldi: Sene 1968, merhum Turgut Özal Devlet Plânlama Müsteşarı, biz de Hazine Genel Sekreteri idik. Seçim yılı olan 1969 yıllık programı Yüksek Plânlama Kurulu’nda müzakere ediliyordu. Kânun gereği yıllık programlar, evvela Devlet Plânlama Teşkilatı’nın hazırladığı taslak halinde Yüksek Plânlama Kurulu’na sunulur, bilâhare burada şekillendirilip Bakanlar Kurulu’na sevk edilir. İşte o gün program taslağı okunduktan sonra Yüksek Plânlama Kurulu Başkanı olan Başbakan Sn. Demirel müzakereye başlamadan önce hemen şunları söylemişti: “Arkadaşlar hazırladığınız metni beğenmedim. Tasarıyı şu şu hususları içerecek şekilde düzeltin. Biliyorum bu hususlar, toplumun birçok kesimlerince hoş karşılanmaz hatta bize seçimi de kaybettirebilir. Ama Türkiye öyle bir noktaya erişti ki artık bundan daha ileri gitmeye mecburuz. Bu itibarla, hükümet; siyasi nedenlerle kabul etmez endişesiyle değil, doğrusu bunlardır düşüncesiyle, kaleme alacağınız bütün tedbir ve karar önerileri program taslağında bulunmalıdır. Hükümet olarak bize düşen de bunlardan makul göreceklerimizi kabul etmektir.” Sn. Demirel’in bu beyanından sonra programda ülkeye yarar fakat partiye siyasi yönden zarar veren değişiklikler yapıldı. Nitekim, partiden ayrılmalar meydana geldi ve Demokratik Parti kuruldu. Sn. Demirel’in o günkü hareket tarzının yansıttığı devlet idaresiyle ilgili ana fikir bize göre kamu yönetiminin anayasası niteliğindedir. Tabii bu fikrin sonucu olarak, devlet idaresinde düne takılmayıp daima daha iyiyi arama diğer bir prensip olarak akla gelir. İşte bu sebeple de Sn. Demirel taşıdığı daima doğruyu bulma endişesi dolayısıyla “dün dündür, bugün bugündür” sözünü kendisine söyleten tutum içerisinde bulunmuştur. Başka bir deyimle yanlış olduğunu gördüğü kararlarını ve görüşlerini değiştirmiştir. Bunun en çarpıcı misali olarak şu anımızı nakletmek istiyoruz: Gene Hazine ve İktisadi İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri olduğumuz sırada dış ekonomik işleri Hazineden almayı öngören Coşkun Kırca’nın hazırladığı bir kanun teklifi Meclis Genel Kurulu’nda görüşülürken, zamanın Başbakanı Sn. Demirel Meclis kürsüsüne çıkıp, tasarıyı benimsediğini, Dış Ekonomik İşleri Hariciye Bakanlığı’nın yürütmesi gerektiğini söyledi ve tasarı da genel kuruldan geçti. Konu, Cumhuriyet Senatosu’nda konuşulacağı sırada biz Sn. Demirel’e Meclisten geçen tasarının dış kredi sağlama açısından çok yanlış olduğunu makamına gidip geniş bir şekilde arz edince bu defa kendisi o zaman Devlet Bakanı olan Sn. Seyfi Öztürk’e Meclisten gelen metnin Senatoda kabul edilmeyerek Meclise geri gönderilmesini sağlama talimatını verdi ve sonra da tasarı “Sn. Demirel’in Meclis kürsüsünde savunduğu şekilde değil, bizim anlattıklarımızı kabul ettiği için bize göre doğru olan şekliyle kanunlaştı. Özetlememiz gerekirse, Sn. Demirel devlet işleri söz konusu olduğu zaman parti menfaatlerini değil daima kamu yararını ön planda tutmuş, daha iyisini aramayı benimsemiştir ve 1965’ten kontenjan Senatörü olduğumuz 1977 Ekim’ine kadar Hazine Genel Sekreteri ve Devlet Plânlama Müsteşarı olarak emrinde çalıştığımız yıllarda bu hususları devamlı olarak fiilen görmüşüzdür. Devlet idaresinde bu idari davranış tarzını şimdiki hükümetin tutumunda da gözlediğimizi ifade etmek isteriz. Enflasyonla mücadele programı ve bununla ilgili birçok kararlarla kanunlar bu müşahedemize örnek teşkil ederler. Temennimiz devlet idaresinde Sayın Demirel’in esas aldığı kamu yararının parti menfaatlerinin üstünde tutulması ve düne takılmayıp daima daha iyisinin yapılması prensibinden hiçbir hükümetin vazgeçmemesi, bu suretle de gelecekte ekonomik alanda dengeli bir gelişmenin sağlanmasıdır.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT