BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Yanlışta ısrar

Yanlışta ısrar

Silahlı Kuvvetler’in dışında kalan kurum ve kuruluşlarımızdaki oturmamışlık, gün geçtikçe kendini daha çok hissettiriyor. Bu karmaşa ve telaş neyin nesidir?



Silahlı Kuvvetler’in dışında kalan kurum ve kuruluşlarımızdaki oturmamışlık, gün geçtikçe kendini daha çok hissettiriyor. Bu karmaşa ve telaş neyin nesidir? Bir fincan suda, kopardığımız fırtınaya bakın hele! Netice itibariyle, yapacağımız sıradan, rutin bir iş; süresi dolan bir Cumhurbaşkanı gidiyor, yerine yenisi seçilecek. Yolu, yordamı, kuralları serahaten belli bir işi de yüzümüze gözümüze bulaştırıyoruz! Kimsenin işine bakmadığı bu ülkede herkes, Cumhurbaşkanlığı seçimi ile yatıyor, Cumhurbaşkanlığı seçimi ile kalkıyor. Bu işte, biz medya mensuplarının da hatası yok değil! Biz de, mal bulmuş mağribi gibi, yangına körükle gidiyoruz! Mevcut Cumhurbaşkanı için Anayasa değişikliği yapılamadı ya; krizden medet umanlarımız, ortalığı velveleye vererek, bundan sonrası tufan demeye getiriyor! Ne münasebet! Bir kısmımız da, Meclis’in görevini üstlenmiş, her Allah’ın günü, birilerini allayıp pulluyor, birilerini de tu-kaka edip, yerin dibine batırıyor! Kendi mecrasında, suhuletle olabilecek bu işi, biraz da sayın Başbakan zora soktu. Sayın Ecevit’in, Anayasa değişikliğindeki ısrarlı tutumu ve neticenin olumsuz bitmesi, işi, biraz değil, epeyce zora soktu. Bütün bu olanlardan sonra, bir kere daha gördük ki, Türkiye’de, irili, ufaklı tüm işler Ankara’ya endeksli. Merkezi idare anlayışından bir türlü kurtulamadık gitti! Başbakan grip oluyor, Borsa düşüyor, piyasalar altüst oluyor! Japonya da demokratik bir ülke; orada da seçimle gelinip gidiliyor. Geçen hafta, Japon Başbakanı, görevinde iken beyin kanaması geçirdi ve görevinden ayrılmak zorunda kaldı. Aynı gün, Japon Borsası tavan yaptı, düşünebiliyor musunuz? Derhal, yeni Başbakan görevine başladı ve hayat, eskisinden daha dinamik bir şekilde seyrine devam etti. Bizim dışımızda olaylar, tabii seyrinde devam ediyor. Bizde öyle mi? Bizde işin, bundan da vahimi; nerede yanlış yapıyoruzun muhasebesi yok! Bir Başbakanın rahatsızlanmasından daha tabii ne olabilir? O da bir insan nihayet.. Üşütür, hasta olur, Allah gecinden versin, terk-i dünya da edebilir. Aman ya Rabbi! Ne kriz senaryoları ürettik? Başbakan, mahsus yatıyor dedik, Mesut Yılmaz’ın adaylığını açıklayacağından duyduğu rahatsızlığı, bu şekilde ifade etti! Yok, ölümcül hasta da, grip diye milleti aldatıyorlar dedik! Yahu Burası Hotanto mu? Başbakan’ın ciddi bir rahatsızlığı varsa, tam teşekküllü bir hastaneye kaldırılır, öyle, bir dahiliye mütehassısının, evde yapabileceği tedavi ile yetinilir mi? Olsun, biz kriz üretelim de iş, nereye varırsa varsın! Anlayışımız bu, tavrımız da bu! Bin defa gördük ki biz, ürettiğimiz krizle kalıyoruz ve olan, millete oluyor. Her kap içindekini sızdırır; dönüp, bizim kabımızdan ne sızıyor diye hiç baktık mı? Bu kadar mı çürüyüp, kokuştu bu toplum? Bu kadar mı dejenere oldu, anlı şanlı müesseselerimiz? Bir kere daha bakın bakalım; acaba biz, nerede yanlış yaptık ve bu yanlışlar zincirinde, bunca ısrar niye? Allah encamımızı hayreylesin!
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT