BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Unutulan renkler unutulmayan lezzetler

Unutulan renkler unutulmayan lezzetler

Anadolu'nun her köşesi ayrı bir güzelliğe sahip. Bozulmamış bir mimari, çocukluğumuzdaki sesler, aradan geçen bunca yıla rağmen damağımızdan hâlâ silinmeyen lezzetler. Eğin de, bu güzelliklerin yok olmadığı yörelerden biri... Eski tatların ve renklerin yaşatılmaya çalışıldığı şirin bir ilçe...



ÖZEL HABER Haber: Cüneyt Bitikçioğlu-İrfan Özfatura Erzincan Eğin (Kemaliye) benzeri az kalan Anadolu kasabalarından biri... Hem kendine has bir mimarisi var, hem de eski tatları ve renkleri yaşatmaya çabalıyor. Caddeler sokaklar silme dutluk, burada dut diken gelene geçene bağışlıyor. Bırakın yol boyundaki ağaçları bahçeler bile serbest. Siz birkaç tane almak için uzanıyorsunuz onlar çarşaf yayıp silkeliyor. Dut her yerde yetişir ama buradakiler hem tatlı, hem kokulu, farkı hissediliyor. Ağaçların kalınlığına bakarsan en az 200 - 250 yıllık ve çeşidi çok. İnce dut safi şeker. İstanbul dutu parlak beyaz. İstanbul’dan geldiğinden değil İstanbul’a götürmeye değer de ondan. Al dutu var, pembe dutu var. Karadut ise ağız yaralarına şifa... Eh bu kadar dutu olan bir beldenin pekmezi ünlü olmalı. Kadınlar sabırla topluyor, kaynatıyor, şırayı güneş altında bekletiyorlar. Beş litre koyuyorlar, iki litre kalıyor. Ama bu pekmez asla ekşimiyor bozulmuyor yıllara dayanabiliyor. EKMEKLERİ “KATIK” İSTEMİYOR Eğin buğdayı çok lezzetli. Değirmenleri suyla dönüyor, unu yakmıyor. Eh böyle bir malzeme olduktan sonra fırıncılara sanatlarını konuşturmak kalıyor. Öyle bir ekmek çıkarıyorlar ki katıksız da yeniliyor. DİBEK SESLERİ “Lök” diye bir şey duydunuz mu bilmem. İlk duyuşta mideye çöken bir şey geliyor akla. Hayır hiç de değil. Bu bir tatlı, hatta macun diyebiliriz ona... Anadolu’nun son lökhanesini Salim Çobanoğlu adlı genç iş adamı işletiyor. 135 yıllık bir medrese eskisinde gün boyu dibek vuruyor. Elbette işin incelikleri var. Hava kuru olacak. Dut kuru olacak (ki un olsun) ceviz yağlı olacak. Hem ustalık istiyor, hem de emek gerekiyor. Lök, uzun kış gecelerinde sohbet eden gençlerden yadigâr. Yüksük oyunu, bulmaca, bilmece... Artık neyse... Cezalı duruma düşenin eline tokmağı veriyorlar, zaten dut kurusu ve ceviz hangi evde yok ki? Vur baba vur. Üç saat, dört saat. Ne zaman ki kıvam buldu oturup yiyorlar. Safi enerji, karmış, buzmuş umurlarında bile olmuyor. SİPARİŞ?ALIYORUZ “Eğin’e gideceğim” dedi-ğimde Spor Servisinden Ömer Faruk Ünal Abimiz, “Aman ekmek getirmeyi unutma” diye sipariş vermişti... Ekmek getirmek için biraz mesafeli değil mi? Değilmiş. Ekmekleri iz bırakacak kadar lezzetli. Odun fırını, ustalık, maya... Bunlar tamam da asıl sır ununda... Çünkü Eğin’de eski usul su değirmenleri var. Bunların unu daha sıhhi daha gıdalı. Niye? Çünkü su değirmeni taşı ısıtmıyor, taş da buğdayı yakmıyor. Değirmenci Faruk Saraçoğlan bununla yapacağınız börekler çörekler de farklı olur diyor. Eğinin mütevazı bir çarşısı var. Halk birbirini tanıyor, kimin peyniri iyi olur, kimin balı mis kokar? Kuru dut, ceviz ve pekmez ticari değeri olan şeyler değil, zaten herkeste var. FIRIN OCAK SOBA Sobacı Mehmed Bey haza sanatkar ama ihtisası kuzine. Bu konuda rakip tanımıyor. İşi babasından kapmış, Sultanahmet sanat okulunu bitirmiş aynı zamanda. Eskiden fener, ibrik, süzgeç, abdest haznesi yaparlarmış. O yıllarda perçin çakılıyormuş, ilk puntoyu onlar getirmiş çarşıya. “Öğünmek gibi olmasın ama bizim kuzinemiz gerçekten güzel pişirir” diyor: “Piyasadakiler ya altını ısıtır, ya üstünü, alev kestirmeden bacaya çıkar. Halbuki bunda alev hazne etrafında bir buçuk tur atar. Randımanı yüksektir, civarda iyi tanırlar. Çemişkezek, Pertek, Ağın ve Arapgir’e hayli soba sattık zamanında. Emaye temizlik güzellik ama sac soba asla buhar yapmaz, bacanız akmaz...” TOKMAKTAN OYAYA Eğin’in kapı tokmakları dikkat çekecek kadar albenili. Metali dantel gibi işlemişler, ustalık parmak ısırtıyor. Kadınların tokmağı ayrı erkeklerin ki ayrı, ev sahibi gelenin bey mi hanım mı olduğunu anlıyor. Gazenne bir nevi pamuklu...Uzun yıllardan sonra yine dokunmaya başlanmış. Çok sıhhi, çok güzel mintan oluyor. Yemenicilik de meşhurmuş bir zamanlar. Eğin tabakhaneleri deriyi güzel işlermiş zira... Kadınlar pazarında çeşit çeşit oyalar. Saçak, şemse ve koza işi hayli talep buluyor. 3 lira 5 lira... Harcanan onca zamanı düşünürseniz istedikleri para değil valla... BENİ?KÖYÜMÜN YAĞMURLARINDA Eğinlilerin bir ayakları İstanbul’da olsa da memleketlerini terk etmiyor, en azından yazları geliyor bacayı tüttürüyorlar. Ununu eleyip eleğini asan yaşlılar ise kesin dönüş yapıyor. “Lök” ustası Salim Çobanoğlu Mehmet Ustanın kuzineleri ankastre mutfak gibi. EĞİN HALISI Aramakla bulunmaz meğer ki rast gele Eğin’de belki elli yıldır halı dokunmuyor. Sağda solda kalan birkaç parça eşe dosta satılıyor. Eğin halısı dillere destan lâkin yıllar var ki kasabada kirkit sesi duyulmuyor. Usta kalmamış, eleman da bulunmuyor. Halı vakit ve sabır işi. Bir yılını tezgah başında geçirip de ne isteyeceksin. Zaten yarısı masraf. Halıcı Mehmet Fezikoğlu meraklılar için antika parçaları toplu-yor. Soruyoruz Eğin halısını farklı kılan ne? “Bir kere hakiki yapağı ve kök boya... Bak güneşe astım, solmayacağını biliyorum zira. Bizdeki işçilik Hereke’den aşağı kalmaz. Onlar ipek, bizimki yün, santiminde 36 ilmek var, kalınlığı 8 mm aşmaz. Mesela şunun işçiliği çok muntazam, yuvarlağı tam daire. Kirkiti gevşek vursa elips olurdu, yamuk çıkar. Dört köşenin simetrik oluşu da önemli sıfır hata... Düşünün cevizin köküne şişeyi gömüyor, iki ay üç ay bekleyip boya emdiriyorlar. Sabır işi, maddi karşılığı alınamaz asla. Türkiye’de ilk Halı kooperatifi Eğin’de kurulmuş. Amerika’ya bile ihraç etmiş, çevre illere bükülmüş boyanmış ip satmışlar... Talebeyken okurduk Türkiye’nin % 20si sanayi ile uğraşır, % 80’i tarım ve hayvancılıkla. Bir gemi zahire gönderip bir tane top alırdık o yıllarda. Şimdi tersi oldu. Eh, halıcılık gibi sanatlar da öldü bu arada...” Eğin halısının sevdalılarından Mehmet Fezikoğlu. Cüneyt Abimiz test etti onayladı. Evet, Eğin dutu on numara.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 108500
    % -0.11
  • 3.5013
    % 0.17
  • 4.1283
    % -0.09
  • 4.502
    % -0.18
  • 144.642
    % -0.4
 
 
 
 
 
KAPAT