BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İstanbul belgeseli

İstanbul belgeseli

METİN ERKSAN filmlerinde, orta ve alt gelir grupları daha çok Kasımpaşa, Eyüp gibi semtlerde, üst gelir grupları Yeniköy, Tarabya ve Göztepe gibi semtlerde oturur



> Sefa KOYUNCU İBB Kültür AŞ tarafından çıkarılan 1453 Kültür ve Sanat Dergisi bu ayki sayısında, geçen ay vefat eden ünlü yönetmen Metin Erksan’ın bazı filmlerine yer verildi. Türk sinemasının önemli filmlerine imza atan ünlü yönetmenin konu edildiği ‘’Metin Erksan’ın İstanbul’u’’ başlıklı yazı, sinema yazarı Celil Civan tarafından kaleme alındı. Yazıda, Erksan’ın birçok filminde ana mekan olarak kullandığı İstanbul’u farklı anlatımına vurgu yapılıyor. Söz konusu yazıda veilen bilgilere göre, Türk sinemasının “gelişim dönemi” olan 1950-1960 yılları arasında İstanbul, filmlerin ana unsurunu, toplumsal ve kültürel bağlamını oluşturur. Asuman Suner’e göre bu filmlerde İstanbul “iç mekân” işlevi görür. Hikâyeler İstanbul’un içinden, İstanbul’da yaşayan kişiler etrafında örülür. Kahramanların hemen hepsi İstanbulludur ve İstanbul’da yaşar. 1960 sonrası sinemasında Anadolu’dan İstanbul’a göç eden kişiler, bu filmlerde öne çıkmadığı gibi ikinci döneme ait filmlerde göçün simgesi olan Haydarpaşa Garı ilk dönemde fazla yer almaz. Kentte yaşayan kişiler arasındaki farklar kültürel öğelerle temsil edilir: Orta ve alt gelir grupları mahalle hayatını devam ettirir, fakir ama gururlu bir hayat yaşar. Şehir dışındaki veya deniz kenarındaki konaklarda yaşayan üst gelir grupları ise yoz hayatlarıyla kötülüğü temsil eder. Orta ve alt gelir grupları daha çok Kasımpaşa, Eyüp gibi semtlerde, üst gelir grupları Yeniköy, Tarabya ve Göztepe gibi semtlerde oturur. Bebek Sahili, Emirgân, Boğaz gibi yerlerse hemen bütün filmlerde görülür ve “masalsı, romantik” bir hava katar. Metin Erksan, birçok filminde ana mekân olarak İstanbul’u kullanmıştır. Yeşilçam kalıplarını kullandığı filmlerde bile dert edindiği meselelere vurgu yapan yönetmen, İstanbul’u da farklı anlatır. Dergide yer alan üç filmde İstanbul, artık bir romantik fon olarak işlev görmez. Aksine toplumsal eleştirinin mekânı olarak gerçek ve tekinsiz bir yerdir. >> ŞOFÖR NEBAHAT’TAN KELOĞLAN’A Edebiyat uyarlamalarından melodramlara, romantik komedilerden köy filmlerine kadar pek çok dalda ürün veren Erksan’ın filmografisi üzerinden İstanbul tasvirinin yapıldığı 1453 dergisinde, ‘’Şoför Nebahat’’ (1960), ‘’Keloğlan’la Can Kız’’ (1972) ‘‘Kadın Hamlet’’ (1976), ‘’Sevmek Zamanı’’ (1965) gibi filmler hakkında bilgi veriliyor. >> Ulusal sinema akımının öncüleri Usta yönetmen Metin Erksan, Halit Refiğ, Lütfi Akad, Atıf Yılmaz gibi isimlerle beraber, Kemal Tahir’in görüşleri etrafında toplumsal konulara eğilen “Ulusal Sinema” akımının temsilcilerindendi. Şoför Nebahat (1960), Keloğlan’la Can Kız (1972) gibi popüler filmler yanında Kadın Hamlet (1976) gibi deneysel çalışmalar da yapan yönetmenin Sevmek Zamanı (1965) isimli filmi, Türk Sineması’nın şaheserlerinden birisi olarak kabul ediliyor. Metin Erksan, Acı Hayat ve Suçlular Aramızda filmlerinde masalsı İstanbul imgesini yıkarken Sevmek Zamanı’nda İstanbul’u bir masal dünyası gibi kurgular. Ancak Erksan’ın masalsı İstanbul’u toplumsal eleştiriden ve acı gerçeklerden kaçınmaz. Suçlular aramızda filmi, melodramatik öğelere rağmen klâsik bir Yeşilçam filmi olmaktan uzaktır.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 108953
    % 0.33
  • 3.482
    % -0.35
  • 4.1105
    % 0.01
  • 4.4532
    % -0.62
  • 144.153
    % -0.16
 
 
 
 
 
KAPAT