BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Polis tutanağı (Ben tuttum oldu)

Polis tutanağı (Ben tuttum oldu)

İçişleri Bakanı bugünlerde muhtemelen çok yoğundur. Zaten bizde kamu görevinde olup yoğun olmayan adam yok. Hiçbiri başını kaşıyacak vakit bulamıyor.



İçişleri Bakanı bugünlerde muhtemelen çok yoğundur. Zaten bizde kamu görevinde olup yoğun olmayan adam yok. Hiçbiri başını kaşıyacak vakit bulamıyor. Hukukum yok, hatırım için diyemem.. Ama önce Hürriyet gazetesinde çıkan, daha sonra haber portallarında ve sosyal medyada dolaşan haberin hatırına, habere konu olan polisleri çağırp sorsun, bana bir tatbikat yapın, gösterin, o vatandaş başını elinizdeki telsize nasıl çarptı da yaralandı diye sorsun. Sonra da (evladım, siz milletle alay etmeye utanmıyor musunuz) desin. Haber şöyle: “Evrim ve Banu Lüleci çifti, Ankara Kızılay Mithat Paşa Caddesi’nde bulunan köprünün altından karşıya geçmek istedi.O sırada geri geri gelen polis otomobili, önce Evrim Lüleci’ye daha sonra 5 aylık hamile eşi Banu Lüleci’ye çarptı. Evrim Lüleci, otomobilin arka camına eliyle vurarak, uyarıda bulundu. Otomobil geri geri gelmeye devam edince Lüleci, bu defa yan cama eliyle vurdu. Araçtan inen polislerden A.D., “Devletin malına niye zarar veriyorsun?” diyerek Evrim Lüleci ile tartıştı. Polisten kaçarak bir GSM bayiine sığındığını ifade eden Evrim Lüleci, ‘’Tartışırken birber gazı sıktı. Kaçarak orada bulunan GSM bayiine girdim. Burada yüzümü yıkadım. Gözüm açıldıktan sonra polis yine yanıma geldi. Beni polis otomobiline bindirirlerken, A.D. adlı polis, diğerinin yanından kurtuldu. Yanıma gelerek, başıma birkaç kez telsizle vurdu. ... Evrim Lüleci’nin kafasını telsize çarparak yaralandığı şeklinde tutanak düzenlediğini söyledi” Polis aileyi karakola götürmüş. Orada merhametli bir amir, kadını görünce bunların burada işi ne, hastaneye götürün demiş.. Aile de hastaneye oradan savcılığa gitmiş. Bir soran olursa bakan, iş yargıya intikal etti, diyebilir. Hani bir de idari soruşturma oluyor ya.. Bakan, idari kontenjanından “telsizle nasıl yaralanılır” bana gösterin desin. İkna olursa takla atın, kutlayalım da diyebilir. ------------ > HGS-PTT HGS uygulamasının detaylarına bakınca PTT’nin HGS’nin önüne geçtiği anlaşılıyor. Neden sadece PTT şubelerinde satılıyor ve neden alt sınır 30 lira. Deniliyor ki cihazı (veya bantı) 5 liraya alacaksınız. En az 65 lira yükleyeceksiniz. 65 liranız 45 liraya düştüğü zaman SMS ile ikaz edileceksiniz. Bakiyeniz 30 liranın altına düşerse kara listeye alınacaksınız. Bu ne demek? 30 lirayı hiç kullanamayacaksınız. Bu ne demek? 30 lira depozit ödeyeceksiniz. Depozit istiyoruz demek ayıp birşey mi ki, lafı bu kadar dolaştırıyorsunuz. Bu kuralların taslağını hazırlayan da muhtemelen kendini çok uyanık zannediyordur. Hem sınır koymanın mantığı ne.. Eksi bakiyeye düşeni ikaz edin, yükleme yapsın. Asgari 5 milyon araca taksalar (satsalar) 30 lira depozit 150 milyon TL eder. Bu para hep orada kalacak. Acaba geçiş paralarının yatırıldığı hesapta mı kalacak,yoksa PTT’ye sermaye mi olacak.. Ne gerek var böyle hinliklere.. OGS nerelerde satılıyorsa HGS de orada satılsın. Depozit de olmasın. Eksi bakiyeye düşenden para almak çok mu zor.. O adam alırken, satarken eninde sonunda elinize düşecek.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT