BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Boraltan Köprüsü Faciası

Boraltan Köprüsü Faciası

CHP sözcülerinin Apaydın Kampı’yla alakalı dedikleri aslında Tek Parti zihniyetinin anlayışıdır.



CHP sözcülerinin Apaydın Kampı’yla alakalı dedikleri aslında Tek Parti zihniyetinin anlayışıdır. Geçen zamana rağmen bir şeyin değişmediğini isbatlamak için dünkü yazımızda Boraltan Köprüsü Faciası’nı da yazmıştık. Satırlar, sütunu zorladı, biz de geniş şekilde ele almak üzere bugüne tehir ettik. Ancak, kahvaltıda bacanağım İsmail Hakkı Sağırlı’ya o faciayı naklettim. Akşam üzeri İsmail Bey, telefon etti “duydun mu dedi, Başbakan senin dediklerini anlattı?” Evet, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Boraltan Köprüsü Faciasını çok veciz bir şekilde dile getirdi. Allahü teala, o konuşmasındaki her harfe karşılık o şehidlerin kanlarındaki her zerre kadar sevap yazsın. Boraltan Köprüsü, Aras nehri üzerindedir. Facia, 1945’te bu köprü üzerinde yaşanır.. Sovyetler Birliği, nicedir Azerbaycan dahil bütün Türk illerinin üzerine bir devasa akbaba gibi tünemiş işgalcidir. SSCB’nin başında kan dökücü diktatör Stalin bulunmaktadır. Türkiye’de “Türk” diyen “Turancı”, “Müslüman” diyen “ümmetçi” damgası yemektedir. Reisi cumhur İsmet İnönü’dür. Selefinin “ebedi şef”liğine kinaye kendisine “Milli Şef” denmektedir. Buradaki şef, Almancadaki “Führer” karşılığıdır. Stalin ortalığı kasıp kavururken 150’ye yakın Azerbaycan Türkü, bir yolunu bulup Boraltan Köprüsünden Türkiye topraklarına geçerler. İlk yaptıkları vatan toprağını öpmektir. Karakolumuzda mehmetçik kardeşlerini bağırlarına basarlar. Karşı tarafta ise Rus askerleri tehditler yağdırmaktadır. Mülteciler takibe uğramadan gelebilselerdi mesele yoktu. Ama bu durumda saklanması mümkün değil. Karakol komutanı teğmen, durumu Ankara’ya haber verir. Führer’den gelen cevap kan dondurucudur. “Hemen iade edin!” teğmen ne yapsa nafile. Emir kat’idir “iade edin!” Mülteci Türkler her şeyi görmektedir. O ân teselli babında şunu haykırırlar “varsın ölen biz olalım yaşasın Türkiye!” Çaresiz bir grup teslim edilir. Onlar, daha köprü üzerindeyken kurşuna dizilirler. Yıkılan teğmenimiz, vaziyeti aynen rapor eder gelen yazı korkunçtur “derhal iade etsin, aksi halde vatan hainliğinden mahkemeye verilir!” İkinci grup da öncekilerin akıbetine uğrar. Buhran geçiren teğmen o gece tabancasıyla canına kıyar. Bu dram üzerine feryatlar kopar: Boraltan bir köprü aşar geçer Aras’ı/Yuğsan Aras suyuyla, çıkmaz yüzün karası/Karası, karası, merhamet fukarası/ Karası, karası, merhamet fukarası/ Düşman bekler karşıda, önüne kattı beni/Can alınan çarşıda, kardeşim sattı beni/ Dönüp seslendim geri merhametsiz birine/Beni siz vursaydınız şu gâvurun yerine. Facia bundan ibaret kalmadı: Kırımlı, Ahıskalı, Özbek, Türkmen daha kim iltica ettiyse onlar da iade edildi. Yazar Cengiz Dağcı, ikamet izni alamayınca Avrupa’ya gimek zorunda kaldı. İyi ki bugün CHP iktidarda değil. Yoksa şu 80 Bin Suriyeli kardeşimiz, çoktan Beşar Esad’a teslim edilmişti. Ulusal Führer’in kükreyen konuşması böyle anlaşılıyor.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT