BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Herkes kendi kaderini yaşar

Herkes kendi kaderini yaşar

Ersan mahalli bir gazeteciydi. Ersan gayretli bir gazeteciydi. Ersan, Sivas’a sığmayacak kadar “heybetli” bir gazeteciydi. Ve bir gün beklenen oldu; Ersan, Sivas’tan ayrılıp mesleğinin merkezine, İstanbul’a gitti. Onun bıraktığı boşluğu İsmail doldurdu.



Ersan mahalli bir gazeteciydi. Ersan gayretli bir gazeteciydi. Ersan, Sivas’a sığmayacak kadar “heybetli” bir gazeteciydi. Ve bir gün beklenen oldu; Ersan, Sivas’tan ayrılıp mesleğinin merkezine, İstanbul’a gitti. Onun bıraktığı boşluğu İsmail doldurdu. *** Ersan İstanbul’da haberden habere koştururken, onun yerine geçen İsmail bir gün bir ses kaydıyla bütün Türkiye’yi sarstı. Üzerinde çokça konuşulan ve BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nu öldüren o “meşum” helikopter kazası sonrasında İsmail’in 112 Acil ile yaptığı telefon konuşması bütün ülkenin yüreğini dağladı. (Bugün internette birçok sitede hâlâ kaydı bulunan 9 dakika 1 saniyelik o konuşmanın 8 dakika 27. saniyesinde İsmail’in “O arkadaş kim ya?!” demesi hayati bir ayrıntıdır ama kimse üzerinde durmuyor. Neyse, konumuz bu değil.) *** 1 Nisan 2009 günü İsmail’in cenaze namazı için memleketine gelen Ersan, Sivas büro müdürünün kulağına eğildi: - İstanbul’a gitmeseydim şimdi o helikopterde ben olacaktım değil mi abi? Müdür ağlamamak için yutkundu. Aynı müdür, bu olaydan tam bir sene sonra, bu kez Ersan’ın (Mısır seyahatinde Kızıldeniz’deki tekne turu sırasında boğularak hayatını kaybetmesi sonrasındaki) cenaze namazında da ağlamamak için yutkunacaktı...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT