BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Gülümsemeyle sunulan çözümlerden sakının!..

Gülümsemeyle sunulan çözümlerden sakının!..

“Arap Baharı” yaşayan ülkelerin ekonomilerini tekrar işler hale getirmeye odaklanmış birçok toplantıya katıldım. Çok sayıda mantıklı program ve fikir tartışıldı. Bu konular hakkında kafa yoran çok fazla uzman var.



“Arap Baharı” yaşayan ülkelerin ekonomilerini tekrar işler hale getirmeye odaklanmış birçok toplantıya katıldım. Çok sayıda mantıklı program ve fikir tartışıldı. Bu konular hakkında kafa yoran çok fazla uzman var. Ancak, duyduğum fikirlerin birçoğunda uzun vade ile kısa vade karıştırıldı, mesela istihdam sağlamak için ticareti artırmak gerekir, gibi. Bu, uzun vadede şüphesiz işe yarar, ama bu ülkelerin şu an karşı karşıya oldukları kitlesel işsizlik ve eksik istihdam problemlerini çözmüyor. Bir başka fikir de “yeşil enerji”nin geliştirilmesine odaklanmaktı. Şunu iyi anlamak lazım, bugünlerde Washington’da “yeşil enerji”den bahsetmiyorsanız, sizin diğer taraftan, yani petrol ve gazı destekleyenlerden olduğunuz düşünülür. Evet, bir ülkenin gerçekten ilerlemesi için eski ve yeni dahil birçok enerji sistemi kullanması gerekirken, bu durumun oldukça saçma olduğunu biliyorum. İdeolojiler, hangi taraf konuşuyor olursa olsun gerçekleri çok hesaba katmıyor. 30 yılın üzerindeki enerji ve kalkınma ekonomisti kariyerimde öğrendiğim kadarıyla, bir ekonomiyi, özellikle de enerji sistemlerini dönüştürmek için çok ciddi çaba ve zaman gerekir. Ancak sevimli bir şekilde gülümseyerek ve arkasında ay çekirdeği tarlaları olan bir yel değirmeni resmi göstererek birçok insan kolayca kandırılabiliyor. Kariyerim boyunca kendi ülkelerinde işe yarayan politikaları hemen başka ülkelere kopyalayabileceklerini düşünen bir sürü insanla karşılaştım. Bunun için tam ne denebilir bilmiyorum, ama ‘saf’ oldukça yakın bir ifade. Yıllar boyunca duyduğum saf fikirlerden biri de “küçük ve orta boy işletmelere verilen krediyi artırmak” idi. Eh yani, bu kadarı da fazla. Parayı hemen gönderelim. Sonra o ülkelerdeki bankacılara mortgage sistemini öğretelim. Ne kadar harika. Bu arada, ABD ve bazı AB ülkeleri on yıldan fazladır bu işi yapıyor. Rahatlatıcı, değil mi? (Mortgage sisteminin finans sektöründe bugüne kadar keşfedilmiş en büyük dolandırıcılık olduğunu düşünüyorum, ama bunu başka bir yazıda anlatırım.) Belki bir sonraki adım da bu insanlara ABD’de bazı finans piyasalarını batıran; gölge bankacılık sistemi, teminatlı borç yükümlülüğü ve ipoteğe dayalı menkul kıymetler işlerini nasıl geliştireceklerini öğretmek olur? Hayır, bunun hiç akıllıca bir fikir olduğunu sanmıyorum. Daha iyi açıklamak gerekirse, bu insanların küçük ve orta boy işletmelerin alabileceği kredi havuzunu büyütmekten bahsettiklerini düşünüyorum. Bu tarz ülkelerde böylesi firmalara gerekli özen gösterilebilse ve kredibilite kontrolü yapılabilse kredi havuzunu büyütmek işe yarayabilirdi. Arap Baharı yaşayan ülkelerin birçoğunda arazinin, evlerin ve mülklerin çok az bir kısmı kayıt altında ve tapuludur. Özellikle son dönemde yaşanan felaketlerden sonra hâlihazırda mevcut olan tapu anlaşmazlıkları iyice arttı. Bu ülkelerin bazılarında, mesela Yemen’de, tüzel ve özel kişilere ait mukaveleleri ayırt ederek kanıtlamak çok zor olabilir. Bu ekonomilerin çoğu ABD’de fildişi kulelerde yaşayan ekonomistlerin hayal dahi edemeyeceği kadar nakite dayalıdır. Bazı toprakların sahibinin cemaatler ya da aşiretler olması sebebiyle, varlıkların mülkiyeti bazen çok karmaşık olabilir. Bu problemler daha işin başı. Yıllar önce emeklilik fonları için durum tespiti araştırmacılığı yaptım. ABD’de bile bir yatırımda gerçekten neler olduğunu bulabilmek oldukça zordur. Bir de bunu bilginin kıt ve belirsiz olduğu ülkelerde yapmaya çalışın. Ayrıca bu ülkelerin insanları bir krediye müracaat edebilecek, o krediyi yönetebilecek kadar eğitim görmemiş insanlar. Kredi kartları, ev kredileri ve diğer birçok kredi enstrümanı ABD’de bile birçok aileyi ve işletmeyi mahvetti. Bu insanlar ya ne yaptıklarını anlamadı ya da sistemle oyun oynamayı denedi ve kaybetti. Her halükârda, son dönemde yeni finansman yöntemleriyle açılan bir iş sahası yok. Bir gerçek varsa, o da tam manasıyla kitlesel imha yapıldığıdır. Arap Baharı ülkelerinin kısa vadede ihtiyacı olan şey, iş sahası, iş sahası ve daha çok iş sahasıdır. Neticesinde elitlerin oyuncağı olacak karmaşık kredi enstrümanları yerine, boya fırçası, boya, çekiç, yol tamiri için gerekli araç-gereç vb. göndermek ve işsiz gençlere marangozluk, boyacılık ve tamircilik gibi meslekleri öğretmek çok daha faydalı olacaktır. Dünyayı bir kez daha uyarmak gerekirse: Eğer iş sahası açılmaz ve bu ülkelerin ekonomileri kısa sürede işler hale gelmezse, sıkıntılı günler bizi bekliyor. Ve bu sefer yaşanacak olaylar öncekilerden çok daha kötü olabilir. Hemen harekete geçmek gerekli. Kariyer peşindeki politika danışmanlarını bir kenara bırakmak iyi olabilir, ama bunun olacağını pek sanmıyorum. Gülerek sunulan fikirlerden sakının. İşlerin nasıl yapılacağını bilen ciddi insanlarla oturun ve çalışın...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 106862
    % -0.05
  • 3.5255
    % -0.35
  • 4.1259
    % -0.63
  • 4.5333
    % -0.35
  • 144.338
    % -0.12
 
 
 
 
 
KAPAT