BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Küresel derin güç

Küresel derin güç

İnsanlık terörün her çeşidini gördü. Şimdi film terörüyle de tanışmış oldu. Bir sanat çalışması olması gereken sinema, pis ideoloji bataklığına çekilince bakınız, neler oluyormuş? 56 yaşında bir adam. İsmi, Sam Bacile. İsrail asıllı bir Amerikalı. Bu adam aslen marangozken birden film çekmeye başlıyor.



İnsanlık terörün her çeşidini gördü. Şimdi film terörüyle de tanışmış oldu. Bir sanat çalışması olması gereken sinema, pis ideoloji bataklığına çekilince bakınız, neler oluyormuş? 56 yaşında bir adam. İsmi, Sam Bacile. İsrail asıllı bir Amerikalı. Bu adam aslen marangozken birden film çekmeye başlıyor. Filmine “Müslümanların Masumiyeti” adını veriyor. Dünyada nice kabiliyet vardır. Onlar film hülyasıyla yanıp tutuşur, ama para bulamadıkları için hayalleriyle baş başa kalırlar. Eski marangoz, yeni rejisör ise hiçbir sıkıntı yaşamaz. Zira yapılacak iş Müslümanları kötülemek içindir. Bu sebeple evvela mushafı şerif yakmaktan sabıkalı Terry Jones adlı rahipten destek alır. Sonra ikili ittifak ederler. Bu ittifakın neticesinde olsa gerek 100 Yahudi zenginden beş milyon dolar bağış toplanır. Film için Amerika’da bir gala yapılır. Galada biletli seyirci yoktur. Ancak film, youtube’a düşer. Sevgili Peygamberimize -aleyhisselam- hayâsızca saldırılmaktadır. Ne tuhaftır ki filme karşı öfke seli, Arap Baharının başladığı kuşakta patlar. Mısır ve Libya’da Amerikan sefaretlerine saldırılır. Sonrası malum, Bingazi’de ABD elçisi Christopher Stevens ve üç elçilik çalışanı hayatını kaybeder. Bütün bunların cereyan ettiği tarih 11 Eylül’e denk gelmekle manidardır. 11. yılında 11 Eylül bu şekilde gündeme gelmiştir. Bir esrarlı nokta daha vardır: Bu hadise, İsrail başbakanı Bünyamin Netanyahu’nun ABD başkanı Barack Obama’dan randevu almakta acze düştüğü haberinin ortaya çıktığı gün yaşanmıştır. Obama mı cezalandırılıyor, Obama’nın seçilmemesi için tezgâh mı hazırlanıyor? Bir şüphe daha: Arap Baharından beklenen fayda elde edilemedi de bölge bilhassa mı karıştırılmak istenmekte? Diğer taraftan Hillary Clinton’ın hadise üzerine söylediklerini nasıl yorumlamalı? “Kısa bir süre evvel hürriyet götürdüğümüz bir ülkede bize karşı bunlar nasıl olur?” Gerçek şu ki fanatikler, silah gibi kullanılmakta. Yahudi fanatikler, Hıristiyan fanatikler ve İslamcı fanatik selefiler. Yeri-zamanı gelince her üçü de Müslümanlara karşı namluya sürülüyor. Ha Sam füzesi ha rejisör Sam. Bir de meselenin din boyutu var. Müslümanlar için Musa aleyhisselam da İsa aleyhisselam da reddi mümkün olmayan Peygamberlerdir. Onların Peygamber olduğunu kabul etmeyen bir mü’min, İslam dininden çıkar. Buna mukabil diğer iki din mensubları, Peygamberimizi kabul etmezler. Müslümanlar için Musa ve İsa Peygamber ve diğer her Peygamber aleyhine konuşmak mutlak şekilde yasakken, onlarda Peygamberimize karşı böyle bir müeyyide yoktur. Bu yüzden karikatüristleri Peygamberler Peygamberini zemmetmekte, rahipleri Allahü teâlânın kitabını yakmaya yeltenmekte, rejisörleri Peygamberimize rezilce iftiralar etmek için en az yüz Yahudi zenginden destek alabilmekte. Küresel derin güç, derin menfaatler için çılgın bir film hazırlattı. Bayan Clinton şaşkın. Barack Obama, öfke mükellefi. Netanyahu müsterih. Selefiler, figüran.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 108953
    % 0.33
  • 3.482
    % -0.35
  • 4.1105
    % 0.01
  • 4.4532
    % -0.62
  • 144.153
    % -0.16
 
 
 
 
 
KAPAT