BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İbrâhîm Halebî

İbrâhîm Halebî

“Elhân ederek, mûsikî perdelerine uyarak tegannî eden İmâm arkasında kılınan namazı iade etmek (yeniden kılmak) lâzımdır.”



İbrâhîm Halebî hazretleri, Osmanlı devletinde yetişmiş meşhur fıkıh âlimidir. [866]’da Haleb’de tevellüd ve 956 [m. 1549] da vefât etti. (Halebî) kitâbı meşhûrdur. “Halebî-yi kebîr” kitabından seçmeler: “Bir kimsenin özürsüz, sağlam iken kılmadığı namazları, hasta ve özürlü iken kaza etmesi caizdir.” “Dişler arasında yemek artığı kalıp, altı yıkanamazsa, gusül caiz olur. Çünkü, su akıcı olup, bu artıkların altına sızar. Fakat bu artıklar, çiğnenerek katılaşmış ise, gusül abdesti caiz olmaz. Doğrusu da budur. Çünkü, su, bunun altına sızmaz. Bunda zarûret ve haraç da yoktur.” “Secdeye yatarken, kamîs, yanî entari ve pantolon paçalarını yukarı çekmek mekrûhtur ve bunları yukarı çekip, kıvırıp da namaza durmak da mekrûhdur.” “Rükû’da sünnetlerden birisi de, topuk kemiklerini birbirine bitiştirmektir.” “Ayakkabılarını arkada bırakarak namaz kılmak mekrûhtur.” “Mahalle mescidinde, cemâat az olsa dahi, namazı burada kılmak, cemâati çok olan büyük câmide kılmaktan efdâldir. Mahalle câmiindeki cemâati kaçıranın, başka câmideki cemâate gitmesi efdâldir. Başka câmi cemâatine yetişemezse, yalnız kılmak için, mahalle mescidini tercih etmek efdâldir. Mahalle mescidinde İmâm, müezzin bulunmazsa, cemâatten biri bu vazîfeyi yapar. Başka câmiye gitmezler. Mahalle mescidinin İmâmı, yatsı namazını, beyazlığın kaybolmasını beklemeyip, daha erken, güneşin battığı yerde kırmızılık kaybolunca kılarsa, bununla birlikte erken kılmayıp, beyazlığın da kaybolmasını bekleyip, yalnız kılmak efdâldir. Mahallenin imâmı fısk ile meşhûr ise, yani büyük günah işliyorsa, başka mescidin cemâatine gitmelidir. Çünkü, mekrûhtan sakınmak, sünnet işlemekten daha önce gelir.” “Elhân ederek, mûsikî perdelerine uyarak tegannî eden İmâm arkasında kılınan namazı iade etmek (yeniden kılmak) lâzımdır.” “KADIN AVRETTİR” “Hür kadının avuç içinden ve yüzünden ve ayaklarından başka bütün vücûdu avrettir. Çünkü, Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem); (Kadın avrettir. Açık olarak çıkarsa, şeytan gözlerini çok açarak ona bakar) buyurdu. Ayaklarına avret diyenler de oldu. Allahü teâlâ, Nûr sûresinde meâlen; (Müslüman kadınlar, zînetlerini göstermesinler! İş yaparken zarurî açılanlar günah olmaz. Baş örtülerini yakalarına kadar örtsünler. [Böylece, saçları, kulakları ve göğüsleri iyi örtülsün]) buyurdu...“
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT