BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tezgâhlarda dokunan provokasyonlar!

Tezgâhlarda dokunan provokasyonlar!

Bu hafta Libya’nın Bingazi şehrindeki ABD Konsolosluğu’na düzenlenen saldırıda, ABD Büyükelçisi Chris Stevens ve üç elçilik çalışanı hayatını kaybetti.



Bu hafta Libya’nın Bingazi şehrindeki ABD Konsolosluğu’na düzenlenen saldırıda, ABD Büyükelçisi Chris Stevens ve üç elçilik çalışanı hayatını kaybetti. Libya İçişleri Bakan Yardımcısı Venis el Şerif, konsolosluk binasına yönelik saldırının ardından ABD’li personelin güvenli bir eve götürüldüğünü ancak bu evin “her nasılsa militanlar tarafından bulunduğunu” söyledi. Büyükelçi’nin cansız bedeni Kaddafi’nin görüntülerini de akla getirdi. Bu saldırının 11 Eylül’ün yıl dönümüne denk gelmesi de başka bir ayrıntı olarak göze çarptı. ABD, Stevens’ın ölümüyle görev esnasında ikinci kez büyükelçisini kaybetmiş oldu. 1978’de Afganistan elçisi olarak atanan Adolph Dubs, Sovyetlerin Afganistan işgalinde yaşanan bir rehine krizinde çıkan çatışmada öldürülmüştü. Türkiye’den Avrupa’ya, ABD’den Rusya’ya kadar neredeyse tüm liderler saldırıyı kınadılar. Geçtiğimiz hafta da İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde Küresel Sorunlar Platformu ve Atomico isimli yatırım fonunun birlikte düzenlediği girişimcilik panelinde konuşan Egemen Bağış’a da saldırı ile ilgili sorular yöneltildiğinde Bakan Bey de bu saldırıyı kınadıklarını söyledi. Bağış, “Dün bir film bahane edilerek, ABD’nin büyükelçisine suikast gerçekleştirildi. Değerlerimize hakaret edilmesini de kınıyoruz. İnancımıza, değerlerimize hakaret edilmesine karşı olduğumuz gibi, herkesin değerlerine, kutsalına, inancına saygı duyulması gerektiğine de inanıyoruz. Ancak bu tür haddini aşan olaylar karşısında şiddetin seçilmesini hiçbir şekilde tasvip edemeyiz” şeklinde konuşarak meselenin her iki boyutunu da değerlendirdi. Olayın tozu dağılmadan yapılan tüm haberler ve servis edilen tüm köşe yazıları yaşanılan karmaşanın faturasını zihinlerdeki standart “şeytanlara” fatura etti. Bu saldırıyı kimin tezgahladığı şüphesiz önemli bir konudur. Fakat tezgahtan ziyade verilen tepkilerin ilkesel boyutuna göz atmakta da yarar var. Bu anlamda Egemen Bağış’ın açıklamasını önemsemek gerekiyor. Elbette dini değerlerimize hakareti tasvip etmemiz mümkün değildir. Zaten bırakın Müslümanları diğer inançların bile bu tür hakaretleri kınaması gerekir. Bu noktada kimsenin en ufak bir tereddüdü olmadığı gibi zaten protestolara konu olan filmin yapımcısı da amacının tahrik etmek olduğunu itiraf etti. Öte yandan bu tür provokasyonlara kapılarak elçi öldürmenin de tasvip edilmesinin inançlar düzleminde de açıklaması olamaz. Dolayısıyla hem filme karşı şiddet içermeden tepki koymak hem de Libya’daki yaşanan olaylara karşı tepki koymak Müslümanlığa yakışan bir yaklaşım biçimi olacaktır. Hiçbir insan kendi dinine ve kutsal olan değerlerine hakareti kabul etmez. Bunun Müslüman olup olmamayla da bir ilgisi yoktur. Zaten baktığınızda hiçbir Müslüman, Hristiyan ya da Musevi değerlerini aşağılayacak hiçbir harekete girişmez. Dinimizin temelinde böyle bir yaklaşım biçimi yoktur. Bizler kendi dinimize olan güvenimizden dolayı böyle bir çabanın da içerisine girmeyiz hiçbir zaman. Ancak bazılarının Müslüman coğrafya üzerinde kışkırtıcı çalışmalarına karşı da dikkatli olmalıyız. Zira Libya’da yaşananlar Müslümanlar üzerindeki ön yargıları ne yazık ki arttıracak eylemlerdir. Dolayısıyla bu tarz eylemlerin de kınanması kendi dinimizin yanlış anlaşılmaması açısından da çok önemlidir. Başbakanımızın da dediği gibi: Teröristin dini ve milliyeti olmaz...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 106239
    % -0.69
  • 3.8713
    % 0.09
  • 4.5671
    % 0.28
  • 5.0906
    % -0.54
  • 160.342
    % -0.61
 
 
 
 
 
KAPAT