BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Milli varlığın esası, kültürdür

Milli varlığın esası, kültürdür

Bir ülkede milli yükselişin sağlanması ancak kültürde birlik sayesinde olabilir. Çünkü, her ülkede her şeyin esası ve temeli kültürdür. Bir ülke, ne zaman ki sarsılma, sonra yıkılma halleri geçirir orada derin bir kültür bunalımı var demektir.



Bir ülkede milli yükselişin sağlanması ancak kültürde birlik sayesinde olabilir. Çünkü, her ülkede her şeyin esası ve temeli kültürdür. Bir ülke, ne zaman ki sarsılma, sonra yıkılma halleri geçirir orada derin bir kültür bunalımı var demektir. Ne zaman ki büyük bir savunma savaşı, büyük ekonomi zaferi; ilimde, sanatta feyizli bir üstünlük şanı kazanılır; o zaman o ülkede bunların hepsinin yükselmesini sağlayan sağlam kültür var demektir. Hatta demokraside, siyasette, üstün insan ve devlet adamı seçiminde, milletlerarası alanlarda, fazilette, hukukta, adalette olgunluk (kemal) arıyorsak o da yine ancak, milletin asırlar içinde kıvama erdirdiği kültürle olabilir. ½unu akıldan çıkarmayın, ordunuz ne kadar güçlü, üniversiteleriniz, (henüz alfabesine bile gelmediği) ilimde rakipsiz girişimci zenginleriniz dünyayı yatırımla ihya edecek durumda dahi olsalar kültürünüz zayıf ve şüpheli, halkın benimsemediği tarzda ve cüce ise, bu kalkınmadan ciddi sonuç beklenemez. Öz milli kültürünüzde birleşip toplaşmıyorsanız bunların hepsi etkisiz ve geçici kalır. Zaman içinde kültürümüz dağılıp çürütülüyorsa bizim üstün saydığımız şeylerin hepsi vatansız, yabancı unsurlar olup çıkarlar. Kültürsüz, vatansız oldukça da bunlar Türkiye aleyhinde yabancı menfaatlere hizmet aracı olur. Bu ise bilinir bilinmez ihanetlerle sonuçlanır. Çünkü vatan ve millet kültür demektir. Kültürsüz vatanın elbette anlamı yoktur. Vatan, kültürün hizmet alanıdır. Hizmet alanı olmayınca veya bu hizmet başka milletlerin emir ve çıkarlarına feda edilince, vatan ve millet kavramları bomboş safsatalara döner. Kıbrıs’ın kurtuluşu savaşı günlerinde gittiğim Ada’nın Girne kıyısında içi silahlarla donatılmış bomboş lüks bir villa görmüştüm. 4-6 Ağustos 1974 Kıbrıs Harekâtı ile Girne’yi alan subaylarımıza: - Nedir bu silahlı depo? diye sordum. - Bu villayı Amerika’da yaşayan çok zengin bir Yunanlı yaptırmış ve silahlandırmış dediler. Türk askeri bu kıyılardan hücuma kalkacak olursa Girne’nin savunmasına yardım etmek istiyormuş. Hiçbir emir ve devlet gücü olmaksızın, Kıbrıs’ı kendi parası ve vatan sevdası ile koruyup kurtarmaya kalkışan bu zengin düşman, şüphesiz ki Yunan kültürünü çok derinden sevip içine sindirmiş bir Rumdu. Üstelik bu düşman, bence çok takdire değerdi. Kültürü, bir iman haline getirip parasına hatta canına kıymayı bile göze alan insanların en üstün meziyet göstergesi, vatan sevgisidir. Bu sevgi, kültürün vatanına adanması olayıdır.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT