BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Azerbaycan’dan yeni bir müjde

Azerbaycan’dan yeni bir müjde

Geçen hafta, Azerbaycan devletinin davetlisi olarak Bakü’deydim. Orada: Kitab-ı Dede Korkut destanlarının yazılışının 1300. yıldönümü dolayısıyle, muhteşem bir merasim yapıldı.



Geçen hafta, Azerbaycan devletinin davetlisi olarak Bakü’deydim. Orada: Kitab-ı Dede Korkut destanlarının yazılışının 1300. yıldönümü dolayısıyle, muhteşem bir merasim yapıldı. Azerbaycan Türkü, bu muhteşem çalışmaları “Tentene” kelimesiyle ifade ediyor. Tantana, Arapça bir kelime: İhtişam, debdebe, zenginlik..demek. Arabın tantanası, Azerbaycan’da tentene olmuş ama, zenginliğinden, ihtişamından, güzelliğinden hiçbir şey kaybetmemiş. Ben, en az elli yıldan beri, Azerbaycan için dört büyük emelle savrulup durdum: 1- Azerbaycan’ın hür ve müstakil bir devlet olmasını istedim. 2- Azerbaycan’ın kendi özüne ve köküne dönmesini, 3- Zengin bir ülke haline gelmesini, 4- Türkiye ile siyasi-iktisadi ve kültür işbirliği kurmasını hayalledim. Komünist sistemin iptidailiği, hantallığı, kabalığı yüzünden Sovyet Rusya İmparatorluğu gümbür gümbür yıkılıp gidince Azerbaycan bağımsızlığına kavuştu. Allah’a şükür olsun! Azerbaycan Komünist Partisi mensupları, 1990 yılına kadar, köklerini-özlerini inkar ediyorlardı. Azerbaycan’da Türk’ten, Türkçe’den, İslam’dan bahsetmek şiddetle yasaktı. - “Biz Türk değiliz Azerbaycanlıyız! Biz Türkçe konuşmuyoruz Azerbaycanca danışıyoruz! Sadece İslamiyeti değil, hiçbir dini kabul etmiyoruz!” diyorlardı. Halk, o komünist idareciler gibi düşünmüyordu. Türk olduğunu biliyor, İslamiyete saygılı davranıyordu. Ama bu duygusunu topluluklarda açık-açık ifade edemiyordu. Benim bu konuda, 1980 yılından beri Bakü’de nasıl konuştuğumu resmi toplantılarda bile Türklüğe Türkçe’ye ve İslamiyete nasıl sahip çıktığını bilenler pek çoktur. Azerbaycan, Ebulfez Elçibey’in Cumhurbaşkanlığı zamanında çok açık ve kesin çizgilerle yeniden özüne ve köküne döndü. Yeni Azerbaycan Anayasasında: “Devletin resmi dili, Azerbaycan Türkçesidir!” ifadesi yer aldı. İlkokul kitaplarına “Biz Kimik?” başlıklı bir açıklama kondu. Orada dendi ki: “Biz, Azerbaycan Türkleriydik! Dilimiz Azerbaycan Türkçesidir! Dinimizin kitabı: Kur’andır! Peygamberimiz: Hz. Muhammed’dir! Edebiyatımızın kitabı Dede Korkut’dur! Biz, tarihin en eski milletlerinden biriyik.” Haydar Aliyev cumhurbaşkanı olduktan sonra Anayasa’daki Azerbaycan Türkçesi” ifadesi kaldırıldı. Yerine yine o Moskova safsatası konuldu: “Azerbaycan dili” denildi. Ne demek “Azerbaycan dili?” Yeryüzünde böyle bir dil yok. Çünkü Azerbaycan bir coğrafya ismidir. O coğrafyada bizim gibi Oğuz boyundan gelen Azerbaycan Türkleri yaşamaktadır ve onlar da Azerbaycan Türkçesiyle konuşmaktadırlar. Azerbaycan’a onbirinci defa gidişim, Dede Korkut Destanları’nın yazılışının 1300. yıldönümü dolayısıyla oldu. Azerbaycan devleti, Bakü’de muhteşem bir merasim hazırlamıştı. O merasime, bizim Cumhurbaşkanımız da, Kültür Bakanımız da, ilim-fikir-sanat adamlarımız da davetliydiler. Bütün toplantıları dikkatle, zevkle, sevinçle takib ettim. Azerbaycan ilim-fikir-sanat ve siyaset adamları Kitab-ı Dede Korkut’un Türkçe yazıldığını, bu kitapta eski Türk adet ve an’ânelerinin yer aldığını rahatlıkla ifade ediyorlardı. Kitab-ı Dede Korkut’un hem Azerbaycan Türklerine ait bir eser olduğunu, hem de bütün “Türk dili halkları arasında okunduğunu, sevildiğini” bildiriyorlardı. Bir televizyon programında, üç ilim adamı Kitab-ı Dede Korkut için bir araya gelmişlerdi. Biri diyordu ki: - “Bir zamanlar, Dede Korkut kitabını bizim hükümetimiz yasaklamıştı!” İkinci kişi şiddetle itiraz ediyordu: - “O hükümet bizim hükümetimiz değildi!” Üçüncü kişi, daha açık bir şekilde konuşuyordu: - “O hükümet, başka bir devletin emrinde çalışıyordu!” Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev’i Devlet Konser Salonunda, en az bin kişilik seçkin bir topluluğa hitab ederken dikkatle dinledim. Tam yirmialtı defa Türk dilinden, Türk halklarından, Türk tarihinden bahsetti. Ve Haydar Aliyev artık rahatça: “Biz Türkiye’yle bir milletiz ama iki ayrı devletiz!” diyor. Dünkü Azerbaycan’ı bilmeyenler, bunun ne muhteşem bir gelişme olduğunu kavrayamazlar. Allaha şükrederim. Azerbaycan yakın bir gelecekte bölgenin en zengin ülkelerinden biri de olacaktır. Türkiye ile daha kuvvetli siyasi, iktisadi ve kültür münasebetleri içine de girecektir! Peki o zaman ne olacaktır? demeyin. Ah Allah bize bir de o günleri gösterse de yaşasak sayısız güzellikleri.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT