BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > En büyük cezaevi insanın kafasının içidir

En büyük cezaevi insanın kafasının içidir

Bugün sizlere birkaç eski adıyla “menkıbe”, yeni şekliyle ise “anekdot” anlatacağım. 3,5 saat süren söyleşiden ne anladığımı belki bunlarla anlatabilirim. Çünkü biri bağırmış tribünden “Hey, kel” diye kel bir adama, toplum anlamış “heykel” ve gidivermiş Yoğurtçu Parkı’na...



Bugün sizlere birkaç eski adıyla “menkıbe”, yeni şekliyle ise “anekdot” anlatacağım. 3,5 saat süren söyleşiden ne anladığımı belki bunlarla anlatabilirim. Çünkü biri bağırmış tribünden “Hey, kel” diye kel bir adama, toplum anlamış “heykel” ve gidivermiş Yoğurtçu Parkı’na... Hastalıktan ötürü gözleri kapanma noktasına gelmiş bir adam halk şairi Seyrani’ye demiş ki; - Bende dünyayı görecek göz mü kaldı? Seyrani hemen cevaplamış; - Üzülme dostum, dünyada da bakılacak surat mı kaldı... *** Hazreti Mevlana yolda bir talebesiyle yürüyormuş. Talebe, sarmaş dolaş yatan iki köpeği göstermiş hocasına ve; - Ne güzel. Kardeşlik bu işte galiba, demiş. Mevlana hemen cevaplamış; - Aralarına bir kemik atıver de gör bakalım kardeşliği... *** Tek bir fikrin sabitliğiyle ünlü Şehabettin Süleyman bir gün Ahmet Haşim’e; - Üç günden beri kafamda çok önemli bir fikir var üstad, demiş. Üstad cevaplamış; - Sıkılmıştır zavallı tek başına günlerdir. Anlat da rahatlasın... *** Bir şair birkaç şiirini Victor Hugo’ya okuyup fikrini sormuş. Aldığı cevap ise; - Vezinsiz, kafiyesiz, anlamsız bir sürü laf etmişsin ama muhteşem bir başarıyla içi boş konuşmayı becermişsin. Seni tebrik ederim. Olmuş... *** Mehmet Akif veteriner mektebinde müdür muavinidir. Bir yazıyı anlayamaz ve yazan elemanı çağırıp anlatmasını ister. Açıklama şöyledir; - İki türlü mana çıkabilsin diye böyle yazdım ve öyle anlatıyorum efendim. Akif’in cevabı şöyledir; - Hayret doğrusu, ben birini bile çıkaramadım... *** Öğrencisi sormuş; - Hocam insan maymunun gelişmiş şeklidir, diyorlar. Doğru mudur? Seyid Ahmed Arvasi cevaplamış; - O mantığa göre çınar ağacı da maydanozun gelişmiş şeklidir... ÖZETLE... Bir gazeteci 150 bin euro istemiş haberi hasır altı etmek için başkana göre, olayı üslenen Hakan Can ise öyle değildir diyor. Bir başka gazeteci getir-götür işleriyle başlamış mesleğe; ki bana göre en doğru yoldan başlamak şeklidir. Onu haksız eleştiriyormuş on yılda sadece üç şampiyonluk aldı ve Avrupa hayalleri olmadığını yazarak Serdar Ali Çeliker. Bir konuşsa ülke karışırmış... Yargıtayın vereceği karardan o kadar eminmiş ki ondan sonra konuşacakmış... Bundan böyle UEFA maçlarının akreditasyon işlemlerini kendisi yapacakmış... Ne yaptıysa takımı içinmiş... Ne efsanesi canımmış... Ben bunları anladım... Kusur bende herhalde... Bu işlerin arkasındaki ismi zikretse kanal kapanırmış ama bu ülkede canlı yayınlarda Abdullah Öcalan için bile iyi konuşmayı deneyenler oldu, ama hiçbir kanal kapanmadı. Kim ki o acaba?.. HEY-KEL Zeki Rıza Sporel, Büyük Fikret, Basri Dirimlili, Cihat Arman; hiç korner atmadılar ve duran topa vurmadılar ki, asist sayılsın ve heykelleri dikilsin. O parkta bir çocuk heykele mi bakacak artık yoksa salıncağa mı? Salıncağı bekleyen çocuk, salıncak sevgisinden mi, yoksa başkası kapmasın diye mi bekler başında? Maksat demagoji olsun işte... S-ÖZ: (Thomas Fuller) Kuşlar ayaklarıyla, insanlar dilleriyle yakalanırlarmış...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 110248
    % 0.84
  • 3.8277
    % -0.93
  • 4.5278
    % -0.49
  • 5.1355
    % -0.16
  • 155.463
    % -0.28
 
 
 
 
 
KAPAT