BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çocuğunuzu lider olarak yetiştirmek sizin elinizde

Çocuğunuzu lider olarak yetiştirmek sizin elinizde

Her anne-baba çocuğunun sosyal, liderlik yapabilen ve öz güven sahibi olmasını ister. Bu özelliklerin gelişmesi bir süreç gerektirir ve en büyük sorumluluk ebeveynlere düşmektedir.



DR. A. FARUK LEVENT SORULARINIZI CEVAPLIYOR... SORULARINIZ İÇİN... faruk.levent@ marmara.edu.tr 0 212 639 68 81 İşim gereği yurt dışına çok sık çıkan biriyim. Gittiğim ülkelerde anne-babaların çocuklarını yetiştirme tarzlarını gözlemliyorum. Yabancı ülkelerde aileler, çocuklarının özgüven geliştirmelerine ve liderlik becerileri kazanmalarına çok önem veriyorlar. Bunun için çocuklarının bazen yere düşmelerine ve hata yapmalarına bile göz yumuyorlar. Maalesef ülkemizde anne-babalar çocuklarına karşı çok müdahaleci ve onların tek başına bir şey yapmasına izin vermiyorlar. Böylece kendine güveni olmayan bağımlı bireyler ortaya çıkıyor. Bizim, biri 8 diğeri 11 yaşında olan iki erkek çocuğumuz var. Çocuklarımızın liderlik yeteneği gelişmiş özgüven sahibi kişiler olmasını arzu ediyoruz. Sizce bir anne-baba olarak çocuklarımızın bu özelliklere sahip olması için neler yapabiliriz? (M. Emin Günay, -İstanbul) Dikkat çektiğiniz konu gerçekten çok önemli. Çünkü bir ülkenin kalkınması ve gelişmesi, o ülkede özgüven duygusuna ve liderlik özelliğine sahip olan bireylerin yetişmesiyle doğrudan ilişkilidir. Zaten yaşadığımız yüzyılda ihtiyaç duyulan özelliklerin başında; lider, girişimci, takım çalışmasına yatkın ve özgüven sahibi olmak gelmektedir. İsterseniz sorduğunuz sorunun cevabına, lider bir kişinin kim olduğunu açıklayarak başlayalım. Lider, insanları bir amaç etrafında birleştirebilen kişiye denir. Başka bir ifadeyle lider, başkalarını belli amaçlara ulaşabilmek için etkileyebilme yeteneğine sahip olan kişidir. Lider insanların ortak özelliklerine baktığımızda ise benzer yönlerinin kendine güven, pratik zekâ, analiz ve sentez yapabilme yeteneği, düşüncelerini doğru bir şekilde ifade edebilme ve tutarlılık olduğunu görüyoruz. Dünyaya gelen her çocuk az ya da çok liderlik becerisine sahiptir. Bazı çocuklar yaşıtlarına kıyasla daha fazla liderlik özelliği gösterirken bazı çocuklar başkaları tarafından yönlendirilme ihtiyacı içindedir. Dolayısıyla bir çocuğun lider bir kişi olup olmamasında onun doğuştan sahip olduğu özelliklerin ve gittiği okullarda almış olduğu eğitimin fazlasıyla etkisi vardır. Buna karşın anne-baba olarak çocuğumuzun liderlik becerilerini geliştirmesine yardımcı olabiliriz. Peki ama nasıl? > Aile içinde bazı konularda çocuğumuzun ne düşündüğünü sorup onun fikirlerini alabiliriz. Örneğin tatil yapacağımız yerin belirlenmesinde planlamayı onun yapmasını isteyebiliriz. Tatile giderken hangi yolları kullanacağız, tatile giderken yanımıza neler alacağız, eğer araba ile gideceksek lastik ve yağ kontrolü gibi işlerin takibi görevini ona verebiliriz. > Çocuğumuz bir konuda görüş bildireceği zaman onun söylediklerini sonuna kadar dinlemeli ve sözünü kesmemeliyiz. Aynı fikirde olmasak bile onun söylediklerini önemsediğimizi belli etmeliyiz. Çünkü düşüncelerine değer verildiğini görmek çocuğun özgüvenini artırır. > İnsanların farklı fikirlerde olmasının çok normal olduğunu ve her insanın aynı şeyleri düşünmesinin mümkün olmadığını anlamasını sağlamalıyız. Bu yolla çocuk, yaşadığımız dünyada farklı düşüncelere sahip insanlara saygı duymayı öğrenir. > Okulla ilgili başarısızlıklarından çok, elde ettiği başarılarının üzerinde durmalıyız. > Çocuğun hoşlandığı ve yetenekli olduğu bir alanla ilgilenmesi, liderlik becerilerini geliştirmek ve özgüven kazanmak açısından önemli bir fırsattır. Örneğin basketbol ve izcilik; takım çalışması, işbirliği ve liderlik becerilerinin geliştirilmesi yönünden oldukça etkilidir. > Girdiği farklı sosyal ortamlarda ona, yapabileceği görevler vererek onun sorumluluk kazanmasını sağlayabiliriz. > Çocuğumuzu başladığı işi bitirmesi konusunda motive etmeli, onu desteklemeli ve bu konuda ona doğru model olmalıyız. > Gazete veya dergilerden, başarılı kişilerin hayatlarından kesitler sunan bölümleri okuması için çocuğumuzu teşvik edebiliriz. > Çocuğumuzla, topluma yön vermiş liderlerin hayatlarıyla ilgili filmleri ve belgeselleri seyredebiliriz. > Karşılaştığı problemlere kendi başına çözüm bulması ve kendi kararlarını verebilme imkânını ona sağlamalıyız. Bunun yanında verdiği kararların ve yaptığı tercihlerin sonuçlarına katlanması gerektiğini uygun bir dille ona açıklamalıyız. > Arkadaşlarının olumlu olmayan isteklerine “hayır” diyebilmeyi ona öğretmeliyiz. > Çocuğumuza liderliğin her zaman faydalı amaçlar için kullanılması gerektiğini ve arkadaşlarını olumlu yönde etkilemesinin önemini anlatmalıyız. Özetleyecek olursak liderlik yeteneği, geliştirilebilen bir özelliğe sahiptir. Anne-baba olarak yukarıda sıraladığımız tavsiyeleri dikkate alarak çocuğumuzun liderlik becerisi geliştirmesini destekleyebiliriz. PENCERELER Ahmet Rasim Akdağ ahmetrasim.akdag@ihlaskoleji.com Hakkında bilmediğiniz 3 şey: KÖPEKLER Köpekler doğduktan itibaren insanlara karşı sevgi duyar > Carnivora (etçiller) takımının Canidae (köpekgiller) familyasından olan köpek, evcilleştirilmiş ilk hayvandır. 12-14 bin yıl önce Avrasya’da ortaya çıkmış, insanlarla ilişkisi en azından 10 bin yıl önce başlamıştır. Köpekgillerin soyağacı ise 40 milyon yıl önce yaşamış Miacisis denen etçil memeliye kadar uzanır. Onu izleyen Cynodictus ve Hesperocyn cinsleri ilkel birer köpek sayılırsa da birçok etçilin ortak atası olabilecek yapısal özellikler taşırlar. Daha sonra ortaya çıkan Tomarctus cinsi ise büyük ihtimalle tilki, kurt, çakal ve köpeğin atasıdır. Köpek ise çeşitli uzmanlar tarafından doğrudan atası sayılan çakal ve kurtla birlikte Canis cinsine yerleştirilir. > Köpekler doğdukları andan itibaren insanlara karşı sevgi duyarlar. Bu şekilde dünyaya gelen tek hayvan türü köpektir. Bu nedenle siz köpeklere yakınlık göstermeseniz de onlar sizi çoktan benimsemiştir. Yeni aldığınız köpeğiniz, sahibi olduğunuzu hissettiği andan itibaren kokunuzu benimsemiştir. Bulunduğu mekânlarda özellikle sizin eşyalarınızın üzerine uyumayı tercih eder. Sizin kokunuz onu rahatlatır. > Evde beslediğimiz kedi, köpek gibi hayvanlar, çikolata ve şeker, kek, kurabiye, çikolata, cips, kakao tozu, kakao çekirdeğinin kabuğu gibi kakaolu ürünlere çok sık maruz kalırlar. Ancak köpekler bu gibi kakaolu ürünlere oldukça duyarlı olduklarından sık sık zehirlenebilmekte, hatta bazen ölüme kadar varabilen vahim sonuçlarla karşılaşılabilmektedir. KARMA SÖZLÜK -?Sözlüklerden seçmeler... > Otobüste yaşanan dumur olaylar > Şehirlerarası otobüste yolculuktayım. Yanımdaki amca, koltuğun arkasındaki kulaklığı eline aldı; evirdi, çevirdi ve cihazın enseye gelmesi gereken tarafını göz hizasına getirdi, o şekilde taktı. Biz faniler daha 2012 yılında sürünüyoruz ama o amca şu an 3000’li yıllarda hissediyor kendini. Adam mutlu işte! Bizi aştı şu an! Ve ben amcayı uyararak kulaklığını düzeltmek istemiyorum. Bu hayal kırıklığının sebebi olamam, bu yaştan sonra amcaya travma yaşatamam. (raspberry jam) > Yolculuk esnasında telefonda sevgilisiyle gayet yüksek sesle yaklaşık 10 dk’dır “Ağğşşkımm sen kapa :)” “Hayır sen kapa :)” muhabbeti yapan gencin (Bütün otobüste yalnızca bu eleman konuşuyordu.) elinden telefonu kapan yaşlı amcanın karşıdaki kıza “Kızım sen boş ver bu hergeleyi, gel seni bizim toruna alalım.” demesi. Ne zaman susacak bu herif diye düşünen otobüs ahalisinin yarılması. Gencin telefonunu geri alıp hiçbir şey diyemeden zaten durağa yanaşmış otobüsten kendini dışarı atması. Olay sonrası amcanın teşekkürleri kabul etmesi. (kitaptozu) > İki tane yaşlıca teyzemiz hayatlarında belki de ilk kez yaşadıkları yüksek rakımlı ilçeden şehre gideceklerdir. Eşeğin Fiat, atın Mercedes’ten sayıldığı zamanlarda bu iki hanım teyzemiz lüksün ve konforun yeni simgesi olan Mercedes 0302 otobüslerine binerler. Otobüslerde sigara içildiği, suyun parayla satıldığı dönemlerdir ve asıl o zamanlar şoförlerin ustalığı, daracık yollarda seyahat hâlindeyken şoför değiştirebilmelerinden ortaya çıkmaktadır. Hanım teyzelerimizin yolculuğu problemsiz devam etmektedir. Ta ki o ana gelene kadar: - Kız, ayakkabıların nerde? - Otobüse binerken çıkarmayacak mıydık? İşte böyle. Ege’nin güzel teyzesi otobüsteki halıyı görünce edebinden ayakkabılarını çıkartmış ve terminalde otobüsün tam kapı hizasında bırakmıştır. (jet ali) tweetçi > twitter.com/AhmedRAkdag Serkan Belgeselde gördüm de, et yiyen bitki var. Mangala çağırdı belgeselcileri. Ali YILDIRIM Twitter’dan sonra 140 karakterin sığdığı yere metrobüs denir... Uğur Sönmez Metrobüs yolcuları çok saygılı. Ne zaman metrobüse binsem beni ayakta karşılıyorlar. Tabi birkaç kendini bilmez oturuyor ama önemli değil. bunick10harf Zaman makinesini bulsam ilk önce kaskosunu yaptırırım. Kadınım sonuçta, kesin bozarım ben onu. 24 Aprhtc Metrobüste sana yer veren biri olursa, hemen sevinme, “Neden?” diye sor bir önce kendine, sonra otur. gaf ebesi “Bazen karşımızdakine kendi adıma çok üzüldüm diyemediğimiz için senin adına çok sevindim deriz.” Prison Break Linkoln Bankamatikte sıra bana gelene kadar hesabımdaki paralar tedavülden kalkacak diye çok korkuyorum. Hami Koç İhlas Koleji’nden mektup hami.koc@tg.com.tr Öğretmenliğin yeni tanımı Bilmem fark ettiniz mi ama, okullar açıldığından beri hayat canlandı. Şehrin gürültüsüne çocuk sesleri eklendi, en çatık kaşlı pazartesi sabahları bile sınıflardan dışarı taşan neşeyle biraz daha keyiflendi. Bu sene ilk kez bu kadar küçük yaştaki öğrenciler sınıf kapılarını araladılar. Tedirgin atılan ilk adımların, ömür boyu sürecek enerjik bir koşuya dönüşmesi için herkes elinden geleni yaptı. Anne babalar günlerce okulun ne kadar güzel bir yer olduğunu anlattı evlatlarına. Öğretmenler oyun temelli öğretim sisteminin gereği olarak sınıflara oyuncaklar dizdiler. Yeni sisteme geçişte atılan her adımda, “Korkmayın çocuklar, burası sizin eviniz. Burada birlikte hem eğleneceğiz hem de çok şey öğreneceğiz” mesajı vardı. Bu sene ziller hem dersin hem de birçok ilkin başladığını haber vererek her zamankinden daha farklı çaldı. Geçtiğimiz hafta Türkiye yepyeni bir sabaha uyandı. Öğrenciler sevinçle sınıflara akarken biz de yeni eğitim modellerinin tartışıldığı, eğitimde liberalleşmenin ayak seslerinin duyulduğu, düşünmemizi engelleyen yosunlu duvarların birer birer yıkılmaya başlandığı bir dönemin kapısını araladık. Son yıllarda yoğun olarak okullarda sanayi devriminin izleri tartışılıyor dünyada. Tek tip insan yetiştirmeyi amaçlayan sistemler yerden yere vuruluyor. Türkiye bu değişimin öncüsü olmak zorunda... Okulların bir torna tezgâhı olmadığını ispatlamak için eğitim politikalarının yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor. Okul bahçesinden giren her çocuğa bir birey olduğunu, öğretmenlerle iş birliği içinde çalışacakları bir ortamda bulunduklarını hissettirmek gerekiyor. Öğretmenler kendi okul hatıralarının kıskacından sıyrılıp baştan aşağı yenilenmek zorunda. Zihniyet değişimi zor, biliyoruz ama imkânsız değil. 30 sene önce dersimize giren öğretmenler gibi davranma lüksümüz yok artık. Değişime en dirençli meslek grubu olarak ün salmak istemiyorsak öğretmenlikte başarı kriterlerinin tamamen değiştiğini görmemiz lazım. Her şeyi bilen, sınıfın tek hâkimi olan öğretmen modeli artık eskide kalmış, değişen şartlara göre öğretmenlik mesleği yeniden tanımlanmıştır. Yeni anlayışa göre başarılı öğretmen salt bilgi sunan kişi değil, ufuk açan, yol gösteren ve ilham veren kişi olarak tarif edilmektedir. Yeni eğitim sisteminde taşların yerine oturması, öğretmenliğin bu tanımını iyi analiz edebilmemize bağlıdır. TEŞEKKÜR İhlas Kolejlerinde yeni öğretim yılı zili çalmadan sıralar doldu, taştı. Verilen emeklerin boşa gitmediğini görmek bizim için en büyük motivasyon kaynağı. “EĞİTİMDE MÜKEMMELE YOLCULUK” sloganıyla çıktığımız yolda bize güvenen ve çocuklarının geleceğini bize emanet eden bütün velilerimize şükranlarımızı sunuyoruz.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109180
    % -0.44
  • 3.8577
    % -0.86
  • 4.5503
    % -0.72
  • 5.1766
    % -0.83
  • 156.033
    % -0.37
 
 
 
 
 
KAPAT