BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Güz sancıları

Güz sancıları

Güz yine kapıya dayanmış... Yeşil yapraklar dalından düşüp dökülmüş yerlere. Hükmü yok artık ağaçta duramayan o yeşil yaprakların. Delice esen rüzgârlar savurmuş uzaklara...



Güz yine kapıya dayanmış... Yeşil yapraklar dalından düşüp dökülmüş yerlere. Hükmü yok artık ağaçta duramayan o yeşil yaprakların. Delice esen rüzgârlar savurmuş uzaklara... Kirli ayakkabılar altında ezilmekte... Ağaçlar anlamsız feryadıyla haykırıyor yeşil yapraklara; -Kurumayacak ve düşmeyeceksin dalımdan... Yapraklar ise ağaçlara isyan ediyor; -Siz hiç kurumayacak, kesilmeyecekmiş gibi ve hep böyle dik duracağınızı mı sanıyorsunuz? Oysa, dalından düşmeyen yaprak, kurumayan ve kesilmeyen ağaç yeryüzünde varmı ki? Ve ölmeyen insanın daha olmadığı gibi... Mesele ‘ağaçlar gibi ayakta ölmektir’ ve adam gibi usulca çekip gitmektir... Üstad Necip Fazıl’ın dediği gibi; -Fazla ciddiye almayın hayatı, nasıl olsa içinden sağ çıkamayacaksınız! * Yağmurlar ağaçları ıslatıyor ama yerdeki yeşil yaprağa faydası yok. Çırpındıkça, rüzgâr eşliğindeki kaçışların ve kuru bir gazele dönüşeceğinin kaçınılmazlığını da anlıyor... Dalını tutabileceği bir ağaç arıyor ve ne yazık ki, bulamıyor... Mezarlıklara savrulmuş ölü gibidir artık... İnsan, aynı akıbetin kendisini beklediğinin farkında mı? Uğruna öldükleri dahi, belki de bir gün bile mezarına hiç uğramayacak. Mesele, küçük bir tebessümle gidebilmektir... Ve bir yaprak gibi dalından düşüp, başını alıp sessizce gidebilmektir... * Bu ülke asırlık bir ağaç gibi kesildikçe ve güz mevsimlerine yenik düştükçe, insanları da bir yaprak gibi dağlarda, yollarda vurularak döküldükçe ve ay yıldızlı bayrağa sarılı tabutlarla evlerine döndükçe bu vahşet, bu zulüm ve bu kalleşlik kime yaramakta? sorusunu sormadan insan duramıyor yerinde... İçinden sağ çıkamayacağımız üç günlük dünyada bu kadar günahın ateşini yanında götürmek niye? Dünyaca ünlü Müslüman boksör Muhammed Ali’ nin bir sözünü sürekli hatırlarım; - Ben hayatımda hiç sigara içmedim. Ama kibrit kutusunu hep yanımda taşıdım... Ne zaman bir günah işlemek istesem, bir kibrit çıkartıp elimi yakarım... Dayanamaz ve hemen söndürürüm... Sonra da kendime, bu küçük ateşe dayanamadın, cehennemdeki ateşe nasıl dayanacaksın? diye sorar ve günahı işlemekten vazgeçerim! Dağdakilerin, yoldakilerin ve bu ülkede nefes alan herkesin artık yanında bir kibrit kutusu taşıma vakti gelmiştir... Yoksa güz sancıları bitmeyecektir!
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 106862
    % -0.05
  • 3.5255
    % -0.35
  • 4.1259
    % -0.63
  • 4.5333
    % -0.35
  • 144.338
    % -0.12
 
 
 
 
 
KAPAT