BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > krampon

krampon

BURAK Yılmaz: “Bu da mı gol?...” ÜNAL Aysal: “Gidin bakalım pazara bir tane çilek kalmış mı?...”



> krampon BURAK Yılmaz: “Bu da mı gol?...” ... ÜNAL Aysal: “Gidin bakalım pazara bir tane çilek kalmış mı?...” ... ÜÇÜNCÜ Aykut-Alex krizinin sonucunda, yedeklerde gergin bekleyiş sürüyor... ... RAUL Meireles: “Çete falan tanımam, ben yalnız çalışırım...” ... SADRİ Şener: “Şimdi şampiyonluğu mu kaybetmiş olduk?...” >>> tuzaktan kumanda (...FASH TV / Ne Çıkarsa Bahtına) SİNEM YILDIZ: İyi yemek yaptığınızı söylüyorsunuz?... EVLENECEK KADIN: Evet çok iyi yemek yaparım... SİNEM YILDIZ: Türk mutfağı mı, yabancı mutfak mı?.. EVLENECEK KADIN: Kendi mutfağımızda daha rahat oluyor... Bizim evde... >>> ayaküstü TGRT FM’de “Merhaba Türkiye” isimli sabah programını dinliyorum gözlerim kapalı... İrfan Atasoy’un sunumuyla biraz zor oluyor ama... Oyun hamurlarının yasaklanacağı haberini okuyor ve gözlerimin gülmekten açılmasına sebep olan şu yorumu yapıyor; “-Iııı, olan bize oldu sevgili dinleyiciler, arılı petekli silgileri boynumuzda taşırdık!..” ... Yine “Doktor ve Hesapçı”nın programına katılan bir amcamız da eğitim sistemiyle alakalı eleştirilerini sunuyor: “-Çocuklarımıza Amentü’yü unutturdular... Yok efendim dağ başını duman almış, kızım sen ip atla, oğlum sen top oyna...” >>> hayata dair Kimi insanlar hayatta hiçbir amaca sahip olmadan yaşarlar... Bu gibi insanlar, bir nehir üzerinde akıp giden saman çöplerine benzerler... Onlar gitmez; ancak suyun akışına kapılarak akar giderler... Telaşla oraya buraya koşarak işlerinin çok olduğunu gösteren adam, aslında çalışan adam sayılmaz... İyi yaşamak için acele et ve şunu bil ki her gün başlı başına bir hayattır... Büyüklüğün belli bir ölçüsü yoktur... Yükselten ya da alçaltan şey kıyaslamadır... Bir nehirde büyük görünen bir gemi, denizde küçüktür... (...Seneca) >>> bizimkiler * SERDAR müdürün odasındaki yapma çiçeği sularken söyleniyor: “Maşallah, bu çiçek hiç sararmadı...” ... * FATİH; MF֒yü aynı adam zannediyormuş, reklamını seyrederken soruyor, “Bunların hangisi Mazhar Fuat Özkan?...” ... * TURGAY, yıllık iznini kullanırken kazara işe geldiği günlerin iznini kullanmak için izne ayrıldı... >>> Temel'in Yeri Kadının üç damadı varmış; Dursun, İdris ve Temel... Merak etmiş, “Acaba damatlar beni seviyor mu” diye ve onları test etmeye karar vermiş... Birinci damadı Dursun yürürken kendini denize atmış ve başlamış çırpınmaya... Dursun kayınvalidesinin yüzme bilmediğini bildiği için atlamış denize ve kurtarmış... Sabah kapısının önünde bir Citroen-C4 bulmuş, bir de not; “-Damat beni seviyormuşsun... Teşekkürlerimle...” Ertesi gün aynı senaryo ikinci damat İdris’le ve yine C-4’le aynı not... Bir sonraki gün sıra Temel’e gelmiş... Kadın atmış kendini denize, Temel bakmış kadın çırpınıyor, yürüyüp gitmiş... Kayınvalide sizlere ömür... Ertesi sabah kapıda bir Jaguar bulmuş, bir de not; “-Damat beni hakikaten seviyormuşsun... Teşekkürlerimle... (Kayınpeder)...” >>> Bir film diyaloğu “-Duyduğuma göre dünyada en acınacak insanlar hiç hatırası olmayanlarmış...” (...I’m Sorry I Love You / Hanife Türkmen’den) >>> söz der ki; “-Başkalarının söyledikleriyle değil, kendi söylediklerinizle değersiz olursunuz...” (...Ayağını çamurdan kurtarmaya çalışırken ettiği müthiş S.Ö.Z.leri)
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT