BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > bizimkiler

bizimkiler

Serdar’ın sinüsleri iyice iltihapla dolmuştu... Baş ağrısı çekilmez boyutlara ulaştığında, tavsiye üzerine Bursa’dan özel olarak ilaç siparişi verdi... Kıymetli ilaç buz kütlesi içinde geldi...



Serdar’ın sinüsleri iyice iltihapla dolmuştu... Baş ağrısı çekilmez boyutlara ulaştığında, tavsiye üzerine Bursa’dan özel olarak ilaç siparişi verdi... Kıymetli ilaç buz kütlesi içinde geldi... Herkes merak içindeydi, faydası olursa çok kişi kurtulacaktı... Aklımıza geldikçe, “Değişen bir şey var mı” diye sorduk, her seferinde “Henüz yok” dedi, “-Ama ilaç daha bitmedi...” Aradan bir hafta on gün geçti, “İlaç bitti” dedi; “-Ama zerre kadar düzelme yok...” Hemen tavsiye eden arkadaşı aradı... Arkadaş da doktoru... Bugüne kadar faydasını görmeyen kimse olmamıştı... Doktor da şaşırdı, “Numaramı verin, beni arasın” dedi... Serdar aradı... Buruna damlatacağı ilacı, içerek bitirdiği anlaşıldı... Gülündü... Geçildi... >>> itiraf reyonu... (...isim: suat ...şehir: istanbul ...yaş: yirmiüç) Bir markette kasiyerlik yapılıyordur ancak, büyük bir firmanın bilgi işlem servisi için de müracaat edilmiştir... Yeni tanıştığınız kız arkadaşınızın, “Ne iş yapıyorsun” sorusuna o büyük firmanın ismini verirsiniz... Tesadüf odur ki; kız marketteki alış verişin ödemesini sizin bulunduğunuz kasadan yapar... Yerin dibi neresiymiş; o an görürsünüz... O değil de; tam evlenilecek kızdı... (omer.soztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...) >>> bir film diyaloğu “-Sistemin ne belirli bir planı ne de bir yönetim kurulu vardı dostum... Sistem insanüstü bir çarktır... Ortak çıkarları olan bir grup adi insandan ibarettir...” (...Tropa de Elite 2 - O Inimigo Agora … Outro filminden) >>> Temel'in Yeri Amiri yeni mezun polis Temel’i denemek için ona “İzinsiz gösteri yapan bir topluluk bul, kalabalığı dağıt bir görelim” demiş... Genç Temel, epey arayıp yol kenarında bir kalabalığı tespit edince hemen megafonu eline alıp, “Dağılın.. Size söylüyorum dağılın” diye bağırmış... Birkaç kişi hareketlenmiş, “Oradan çekilin diyorum size” diye sert bir komutla yinelemiş... Miğferini giyip plastik kalkanı ile kalabalığı ittire ittire herkes dağıtmış... “Nasıldım” demiş genç polis amirlerine doğru dönüp gülümseyerek... “İyiydin, iyi de” demiş yaşlı amiri somurtarak, “-Otobüs durağını niye dağıttın manyak?...” >>> hayata dair Çektiğim acılar varlığımın inşasının irili ufaklı parçalarıdır... Sadece düşünmek var etmez insanı; duygularını, ruhunu ve hatta zekasının geliştiren asıl öğreticiler acılardır... O halde varım çünkü acı çekiyorum... ... Doğduğum günden beri anlatmak istediklerim var ve elbette asla anlatmayacaklarım ve anlatıyor gibi yapıp asla anlatmadıklarım... Önce akciğerlere değen oksijenin yakıcılığıyla başladı ilk acılar; Sonra dünyanın anlamsızlığını düşünüp duran beynimin kıvrımlarındaki patlamaların elektrik çarpmalarıyla... Doğduğumu anımsıyorum, ölümü ise düpedüz hatırlıyorum... ... Bir insan doğduğunda gözyaşları dökülür sevinçten. Bir insan öldüğünde gözyaşları dökülür, üzüntüden... Yani hayat boyunca değişmeyen tek şey gözyaşlarıdır ve yeryüzünde gözyaşları sonsuzdur... Biri ağlamaya başladığında, bir başka yerde de, bir başkasının gözyaşları diner... Biri doğarken başka birinin de öldüğü gibi... ... Geriye kalan sadece gözyaşları ve hiçtir. Ve arada ağzımızda bir ömür dolandırıp durduğumuz onca laf, kağıtlara döktüğümüz onca kelime sadece bir tür duygu kalabalığıdır... Tutsaklığımızdan kurtulmaya çalışmanın beyhude uğraşlarıdır bunlar... Asla gerçekten bir şey anlatılamaz, ancak bir şeyin hayali anlatılabilir, kendisi değil... ... O yüzden anlatmaya değil, anlatmamaya bakarım... Anlatma derdinden çok anlatmamanın zevkine kurulurum. Ama yine de hiç susmam, eğer bir gün susarsam, bu artık söylenecek hiçbir şey kalmadığı içindir, her şey söylenmiş, hiçbir şey söylenmemiş olsa bile... (...Samuel Buckett) >>> krampon ALEX, Beşiktaş’a gideceği iddialarını yalanladı: “Olmadı heykelimi yollar, mutluluklar dilerim...” ... ÇATLADIKAPI Kulübü Genel Başkanı: “Çatladıkapıspor gibi oynarsak yenilmeyeceğimiz rakip yok...” ... BURAK Yılmaz: “Takımın yükü benim omuzlarımda... Bütün penaltıları ben mi yaptıracağım arkadaş?...” ... SAMET Aybaba: “Şu an kadroda kaç oyuncu var bilmiyorum, devre arasında fazlalıklarımızı göreceğiz...” >>> söz der ki; “-Kimse kimseye; kendi kendine verdiği zararı veremez...” (...Hafif titreme getiren müthiş S.Ö.Z.ler)
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 107068
    % 0.19
  • 3.5241
    % -0.06
  • 4.1243
    % -0.06
  • 4.5316
    % -0.02
  • 145.664
    % 0.41
 
 
 
 
 
KAPAT