BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Büyü-me

Büyü-me

Zannedersiniz ileri sürüş teknikleri tartışması... Fren, gaz, viraj, direksiyon diye tartışıp duruyoruz. Zira ekonomik büyüme geçen seneye göre yarı yarıya yavaşladı.



Zannedersiniz ileri sürüş teknikleri tartışması... Fren, gaz, viraj, direksiyon diye tartışıp duruyoruz. Zira ekonomik büyüme geçen seneye göre yarı yarıya yavaşladı. Bazıları buna yumuşak iniş de diyor. Bunu başarı olarak okuyan da var, hatalı politika olarak da... İktisadi olarak saatlerce konuşulup sayfalarca yazılabilir. Avrupa tepetakla olmuşken, iki sene sonrasını hiç kimse tahmin edemezken temkinli olmak gerekli; buna akl-ı selimin itirazı olmaz. İtiraz, temkinli olma halinin mübalağa edildiği noktasında... Zira iç talebi frenleyici tedbirler cari açığı azaltırken, bütçe açığını artırıyor. Neden? Verginin dörtte üçü dolaylı, yani tüketimden alınan vergilerden geliyor. İç talep azalınca bütçenin geliri de aynı oranda azalıyor. Şu anda Türkiye’de olan da bu... İlk 6 aydaki büyümenin tamamı ihracattan geliyor. İhracat ise teşvikler sebebiyle vergi üretmiyor. Bileşik kaplar gibi yani... Cari açığı azalttık diye sevinmeye fırsat bulamadan bütçe açığının derdine düşüyoruz. ÖTV’ye, KDV’ye, hasılı dolaylı vergilere abanıyoruz. Abanınca enflasyon gıdıklanıyor, enflasyon baş gösterince -zaten yüksek olan- faizler kıpraşmaya başlıyor. Bu sarmaldan çıkmak için bir tercih yapması lazım ekonomiyi yönetenlerin... Bakanların ‘ileri sürüş teknikleri’ dersine dönen tartışmaları, bu tercih konusunda hükümetin kafasının biraz karışık olduğunu gösteriyor. Şahsi kanaatimi paylaşayım: 2013’te seçim var. Hükümet, yavaşlayan bir ekonominin seçmen davranışına etkisini 2009’da tecrübe etmişti. Aynı ‘tecrübe’yi yaşamak istemez. Dolayısıyla terazinin büyüme kefesi, temkin kefesinden ağır çekecek gibi... >>> Ödev çilesi ‘Eğitim sistemine taktın kafayı’ diyeceksiniz belki... Lakin, sabahın köründe okula gidip, okulda 8 saat ‘eğitildikten’ sonra akşam eve gelip bitap halde ödev başına oturan çocukları gördükçe siz üzülmüyor musunuz? Neymiş efendim, çocuk o gün öğrendiklerini talim etmeliymiş ki, pekişsin! Sizin 8 saat okulda pekiştiremediğinizi, o çocuğun yorgun ve yılgın halde yaptığı ödev pekiştirecek, öyle mi? Gelin kabaca bir hesap yapalım: Çocuk okulda 7-8 saat geçiriyor. Gidiş-geliş, hazırlanma için de 2 saat koyalım: 9-10 saat. Bu çocuğun gelişimi için 10 saat uyuması lazım diyen de sizsiniz. Gün 24 saat, geriye kaldı 4-5 saat... Çocuk bu 4-5 saatte yemek yiyecek, oyun oynayacak, ailesiyle zaman geçirecek. Ve ödev yapacak. Bu durum normal ise, siz çocukları ödev hamalı yapmaya devam edin. Okul yaşı geriye çekildi, ders saatleri artırıldı, tatil süreleri kısaltıldı. ‘Sistemde’ kalış süresi uzatıldı yani... Hiç olmazsa çocuğun okul dışı saatlerinden elinizi çekin.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT