BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Paşanın sitemi

Paşanın sitemi

Eskiden paşalar sitem etmezdi, talimat verirdi. Sitem etmek için telefon açması bile merhale.. Neyse konuya gelelim. İsmail Küçükkaya, bir yazısında Hilmi Özkök Paşa’dan, “darbeyi önleyen general” diye söz edince Aytaç Yalman Paşa aramış.. “Onun kaç tane tankı tüfeği vardı da darbeyi önledi” diye sormuş.



Eskiden paşalar sitem etmezdi, talimat verirdi. Sitem etmek için telefon açması bile merhale.. Neyse konuya gelelim. İsmail Küçükkaya, bir yazısında Hilmi Özkök Paşa’dan, “darbeyi önleyen general” diye söz edince Aytaç Yalman Paşa aramış.. “Onun kaç tane tankı tüfeği vardı da darbeyi önledi” diye sormuş. -Darbeyi siz mi önlediniz, sorusuna ise; -Balyoz iddianamesi öyle diyor, ben demiyorum, demiş. İddianamede Yalman Paşa ile ilgili bölümde şöyle diyor; “...... şüpheli Çetin Doğan’ın da bu müdahalede önemli bir yerinin olduğu, ancak 2003 yılında emekli edildiği, darbenin gerçekleşmemesinde dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman’ın rolü olduğu hatta bu durumla ilgili olarak şüpheli Çetin Doğan’ın kendisine ağır ithamlarda bulunduğu değerlendirilmiştir.” Bu satırlardan darbeyi önleyen adam sonucu çıkar mı? Bence çıkmaz. Zaten kamuoyu da çıkaramamış olacak ki, bu sitemi pek ciddiye alan olmadı. Özden Örnek’in hatıra defterinin ilgili bölümlerini (2002-2004) bir kere daha okumanızı tavsiye ederim. Google üzerinden erişmek kolay. O dönemi bir kere daha okuyunca şöyle bir sonuç çıkıyor. Zaten aralarında ne yapılacağı, ne zaman yapılacağı konusunda bir mutabakat yok. Yalman Paşa da çok heyecanlı ama havacı ve jandarma gibi ayakları yerden kesilmemiş. Ölçüp tartarak adım atıyor. Hemen hepsi sendikalar gibi muhalefet işine bulaşmış. Riski az faaliyetlerle tatmin oluyorlar. Tam o günlerde dönemin MİT Müsteşarı ziyaretine geliyor. Onun ziyaretinden olup biten her şeyden haberdar olunduğunu anlıyor.. Derken bir gün denizciyi Gen. Kur. Başkanı çağırıyor: 16 Mart 2004 “... Bizim yaptığımız bazı girişimler ve bilhassa Jandarma Genel Komutanı’nın girişimlerinin hemen hepsinden haberi vardı. Jandarma Genel Komutanı’nı nedense hedef olarak almıştı. ‘Bütün belgeler elimde, bunları devletin arşivlerine geçireceğim, bu tarihî bir görevdir. Şener’in yaptıkları yetkisini aşmaktadır. Kendi tesislerinde eski Meclis Başkanı ve rektörler ile de görüşme yapmış. Bunları nasıl yapar?’ Dedi. (...) Karargaha dönünce Kara Kuvvetleri Komutanı’nı aradım ve doğru ona gittim. Mantı yapmıştı. Konuşmalarımızı anlattım. Anlattıklarım onu çok rahatlattı. (...) Bu arada Şener’in kendisini aradığını ve Genelkurmay Başkanı’nın onu hırpaladığını ve biz bu işi hep beraber yaptık, o halde herkes benim yaptıklarımı üstlenmeli, dediğini anlattı. Ben de kendisine, saçmalık, onun istediği hep darbe yapmak, başka bildiği bir şey yok, dedim. Hava Kuvvetleri Komutanı ile ikisini durdurmaya karar verdik. Kara Kuvvetleri Komutanı bir ara Şener’i görmüş ve Şener ona ne haber diye sorunca, menfi demiş ve bir anda Şener’in yüzü asılmış başka bir şey konuşmamışlar...” Bu son bölümden böyle bir sonuç, darbeyi Özkök değil, ben önledim sonucu çıkar mı? Bence yine çıkmaz. Önledik sonucu çıkmaz.. Biz bu girişime katılmadık. Onlar yalnız kaldı, bu iş akamete uğradı gibi bir sonuç çıkar bence bu da Özkök’ün başarısı sayılır. Kırmadan, dökmeden, bunların hakaretlerini duymazdan gelerek ittifak etmelerine engel olarak sabırla işi götürmüş. Zaten o günün şartlarında daha fazlasını yapma imkanı yoktu.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 104123
    % 0.12
  • 3.4906
    % -0.5
  • 4.1771
    % -0.29
  • 4.7234
    % -0.71
  • 145.551
    % 0.08
 
 
 
 
 
KAPAT