BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Kültür sömürgesi olmamak

Kültür sömürgesi olmamak

Dün “Vatan kültürden ibarettir” düşüncesini açıklamıştım. Her kim ki vatanı, milleti, milliyeti, kendi öz kültürü dışında zannederse yanılır. Bağımsızlık ekonomik gelişme ve hatta orduların kuvveti ancak milletlerin öz milli kültürlerine ısrarla bağlanmaları ile mümkün olur.



Dün “Vatan kültürden ibarettir” düşüncesini açıklamıştım. Her kim ki vatanı, milleti, milliyeti, kendi öz kültürü dışında zannederse yanılır. Bağımsızlık ekonomik gelişme ve hatta orduların kuvveti ancak milletlerin öz milli kültürlerine ısrarla bağlanmaları ile mümkün olur. Buna karşılık dinine ve millî dünün özüne dayanmayan milletler, servet, ilim ve sanat bakımlarından kültürünü yüceltenlerin etkisine, emrine girerler. Türkçesi onun kültür sömürgesi olurlar. Tanzimat’ın gür sesli şiir, dâva ve fikir kahramanı Namık Kemal 130 sene önce bize bu acı gerçeği güçlü kalemiyle haber vermiştir. Avrupa taklidi ile sömürge haline gelmeye başlayan Tanzimat kafası, bu tenbihlerden uyanmamıştır. Çünkü Namık Kemal’in, bu gerçeği ıstırapla haykırdığı günlerde başlıca yöneticiler Avrupa hayranı idi. Yalnız hükümdar Sultan Aziz, ülkesinin hislerine sahip çıkıyordu. Bizi taklit deryasına batıranlar ise âşık oldukları ruhsuz medeniyet içinde pusulayı şaşırmışlardı. Bunlar kendini kurtarıcı sanan Jöntürk’l#ddi. Türkiye’yi yönetenler de devlet ve milletimizi yanlıştan yanlışa götüren anlı şanlı vezirlerdi. Bunların kimisi İngiliz’in kimisi de Fransız’ın adamı sayılan Büyük Reşit Paşalar, Âli Paşalar, Fuat Paşalar idi. “Jöntürk” denilenlerin çoğu dahi millete iyilik yaptığını zanneden adamlardı. Asıl büyük noksanları ise dince ve milliyetçe Osmanlı (Türk) kültüründen kopmuş bulunmalarıydı. Çünkü bunlar, bahtsız Tevfik Fikret’in âhir-i ömründe, Amerikan himayesine sığınarak söylediği gibi “İrfan ve vicdanları tâbiyet (uyrukluk) değiştirmiş” kimselerdi. Nitekim İngiliz, Fransız, Alman, Rus kültür rejim ve çıkarlarına hayranlık, bir asır boyunca sözde aydınlarımızı irfanlarından ve halktan soğutup yabancılaştırdı. Sultan Hamid’e karşı çıkan jöntürkler sonra İttihatçılar, sonra hür vicdandan ve millî özden yoksun kimselerin slogancı diktaları bizi imparatorluğumuzu yitirmeye kadar götürdü. Gerçi millî manevî kültür birliğinin asırlar süren yabancı geleneği içinde güçlenen halkımız ve seçkin okumuşlar son gayretlerini “Âsımın Nesli” halinde Çanakkale, Sakarya ve Dumlupınar’da yüzbinlerce şehit vererek gösterdi. Hür Meclis ve cumhuriyet bu sayede kuruldu. İstiklâlimiz, Millî Mücadelede Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yüzdeyüz halk adamı vatanseverleri ile gerçekleşti. Gönül, îmân, azim birliği içinde, yurdumuzun zabitleri, hocaları, esnafı asırlarca içli dışlı olduğumuz öz kültürümüzün destanını bütün yurt ufuklarına yazdılar. Daha sonraları vicdan ve irfânımızın, bazı sözde devrimcilere teslim edilmesi ile yozlaşma ve dağılma illeti başgösterdi; buysa, yabancı eğitimlerle yürütülüp sömürgelik fecaati haline getirildi. Batı kültürü köleliğine teslim olan eğitim çağlarında ise, milletimiz yeniden tanınmaz hale geldi. Kültürün manevî bölümü yok edildi. Maddî bölümü ise bilgisizliğin, sloganların, yalan tarihlerin, ilme adım bile atmayan üniversitelerin, cehaletiyle mahvedildi. Batı taklitçisi lumpen, temelsiz soysuz bilgilerin baskısı altında, hâlâ kurtuluş savaşı veriyoruz. Bunu kazanmak zorundayız.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT