BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Taahhüt mü söz mü?

Taahhüt mü söz mü?

“Kiracılardan yana çok dertliyim. Evi sağlam teslim ediyorum. Ancak, tadilata muhtaç halde teslim ediyorlar. Ben de bunun için, kiracılardan tahliye taahhütnamesi almak istiyorum. Bu tahliye taahhütnamesine geçersizdir diyenler var. Doğru mu?”



İstanbul’dan S. Öztürk isimli okuyucumuzun sorusu şöyledir: “Kiracılardan yana çok dertliyim. Evi sağlam teslim ediyorum. Ancak, tadilata muhtaç halde teslim ediyorlar. Ben de bunun için, kiracılardan tahliye taahhütnamesi almak istiyorum. Bu tahliye taahhütnamesine geçersizdir diyenler var. Doğru mu?” Cevap: Kira akdi konusu çok önemlidir. Bu akdin yapılışında akit serbestisi ilkesinin yanında, özellikle 6570 Sayılı Kanun’un sınırlamalarına tarafların tabi olduklarını hatırlatmak isteriz. Bu kanunun 7/a bendinde kiracının vereceği tahliye taahhütnamesinin bir tahliye sebebi olduğu vurgulanmaktadır. Bu tahliye taahhütnamesi acaba hangi tahliye taahhütnamesidir. Kanunda bu konuda açıklık yoktur. Bu konu uygulama ile ortaya çıkmıştır. İşte misaller Bundan dolayı, uygulamaya yönelik bazı misalleri burada sizlerle paylaşmak istiyoruz: 1- A ile B ilk defa kira akdi yapıyorlar. Kira akdinin başlangıç tarihi de 01.01.2000. A, kiracısı B’den tahliye taahhütnamesi alıyor. Bu tahliye taahhütnamesinin tanzim tarihi de 01.01.2000 tarihi olsun. Tahliye tarihi ise 31 Aralık 2000 olarak yazılmış bulunsun. Bu tahliye taahhütnamesi geçerli midir? Bu tahliye taahhütnamesi itiraz edilmesi halinde geçersizdir. Çünkü, ilk yapılan akit anında kiracı zor durumdadır. Kiralanana ihtiyacı vardır. Ülkemizde kiralık yerin az, kiracının çok olduğu gerçeği karşısında, kiracıların akdin başlangıcında daha zayıf durumda oldukları sabittir. Bundan dolayı, Yargıtay, bu tahliye taahhütnamesinin itiraz halinde geçersiz olduğunu ifade etmektedir. Zira, akit, iradelerin karşılıklı uyuşmasıdır. Burada ise, irade bir baskı altında uyuşmaktadır. Eğer o tahliye taahhütnamesi verilmeyecek olsa idi, malik bu yeri kiracıya kiralamayacaktı. Bundan dolayı, bu tahliye taahhütnamesine malikin güvenmesi doğru olmaz. 2- A ile B bir kira akdi yapıyorlar. Ancak, bu kira akdi ilk kira akdi olmayıp, üçüncü yılın, beşinci yılın kira akdidir. Burada üç yıl sonraki ikinci akdin başlangıç tarihi 01.01.2003 olsun. Tahliye taahhüdünün tanzim tarihi de 01.01.2003 tarihi olsun. Tahliye tarihi ise 31.12.2003 tarihi olarak yazılmış bulunsun. Bu tahliye taahhüdü geçerli midir? Bu tahliye taahhüdü geçerlidir. Zira, Yargıtay burada görüş değiştirmekte olup, ilk yapılan kira akdinin müzayaka halinin olmadığını savunmaktadır. Çünkü, yazılı bir kira akdi yenilemesi yapılmasa dahi, kira akdi açık kanun hükmü gereği birer yıl yenilenmektedir. Burada zayıf durumda olan aslında maliktir. Buna rağmen kiracı tahliye taahhütnamesini vermiş ise bu taahhütname geçerlidir. 3- A ile B arasındaki 1. misalde tahliye taahhüdünün tanzim tarihi 01.06.2000 tarihi olsa ve diğer şıklar aynı olsa idi bu tahliye taahhüdü geçerli idi. Zira, baskı altında kalmadan kiracı tahliye taahhüdünü vermiştir. 4- Yine birinci misalde tahliye tarihi 31.12.2000 tarihi değil de 01.06.2000 tarihi olsa idi, bu tahliye taahhüdü de geçersiz olacaktı. Baskı altında kalarak bu tahliye taahhüdü verilmiş olacaktır. 5- Tanzim tarihi boş bırakılıp, bilahare doldurulma halinde kiracı ne yapacaktır? Kiracı burada oldukça zor durumdadır. Bu halde, tarihin bilahare doldurulmuş olduğunu yazılı olarak ispatlamak zorundadır. Bunun için adli tıptan yazı incelemesi dahi istenilebilir. Ama bize göre, kiracı ile malikin karşılıklı konuşarak ve taahhütnameye değil, söze itibar ederek ve bu sözlerini yazılı hale getirerek yaptıkları işlem en doğru olanıdır.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT