BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Fermandan, telefon faturasına

Fermandan, telefon faturasına

Neredeyse, insanoğlunun var oluşuyla birlikte başlar “posta” hareketi. Mektup olur, paket olur, zaman zaman güvercinler, zaman zaman atlarla taşınır. Gün gelir padişah fermanı olur, gün gelir bir telefon faturası.



Neredeyse, insanoğlunun var oluşuyla birlikte başlar “posta” hareketi. Mektup olur, paket olur, zaman zaman güvercinler, zaman zaman atlarla taşınır. Gün gelir padişah fermanı olur, gün gelir bir telefon faturası. Ama tarihin bu en eski iletişim şekli için, her zaman günün şartlarında oldukça modern tesisler kurulur, insanlar istihdam edilir. ilinen en eski posta teşkilâtı M.Ö. 2000’li yıllardan îtibâren başlar. Gönderilen şeyler ulaklar tarafından bir yerden bir yere götürülürdü. Pers İmparatoru İkinci Kyros, M.Ö. 6. asırda hâkimiyeti altındaki topraklarda atlı posta tatarları çalıştırıyordu. Roma İmparatorluğu zamânında en etkin posta teşkilâtı kuruldu ve Cursus Puplicus adı verildi. Romalı ulakların hızına 19. asra kadar hiçbir Avrupa devletinde ulaşılamadı. İlk posta pulu On dokuzuncu asırda devletlerin hızla gelişmesi posta teşkilâtında değişikliklere sebep oldu. İngiliz eğitimci Rowland Hill’in 1837’de yayınlanan eserinde, uzaklığa bağlı kalmaksızın tek ücret düzeyinin uygulanmasını teklif etti. Taşıma ücretinin peşin ödendiğini göstermek üzere de zarfın üstüne posta idâresi tarafından satılan pul yapıştırılacaktı. Bu teklif, İngiltere’de kısa zamanda uygulamaya konuldu ve ilk posta pulu 1840’ta satışa çıkarıldı. Ülkemizde posta Osmanlılar zamânında da posta teşkilâtına çok önem verildi. On altıncı asra kadar haberleşme işleri atlı posta ile yapıldı. On altıncı asırda kurulan posta teşkilâtına Menzil Teşkilâtı adı verildi. Ulakların geçtiği şehir ve kasabalarda, uygun aralıklarla, Menzilhâne adı verilen durak evleri yapıldı. 1834 yılında ise menzil sisteminin yanısıra posta teşkilâtı kurulmaya başlandı. Üsküdar’dan İznik’e kadar olan yol tâmir edilerek ilk posta arabası bu arada çalıştırıldı. 1839 yılından sonra öncelikle İstanbul-Edirne ve İstanbul-İzmir arasında sonra da diğer şehirlerle İstanbul arasında posta teşkilâtı kurulmaya başlanmış, böylelikle menzil usûlü târihe karışmış oldu. 1840’ta kurulan Posta Nezâreti, 1855’te kurulan Telgraf Nezâretiyle 1871’de birleştirildi. Cumhuriyet döneminden beri ise, bu zorlu görev PTT tarafından sürdürülüyor. Filateliye yeni bakış Posta İşletmeleri Genel Müdürü Dursun Dağaşan, posta gönderilerinde, pul kullanımının teşvik edilmesi için çalışmalara başlayacaklarını kaydeti. Bugün, birçok alanda posta gönderileri için pul kullanımının çok azaldığına dikkat çeken Dağaşan, “Özellikle yurt dışı gönderiler için, pul kullanımını teşvik edeceğiz. Gerekirse, bu konuda yaptırımlar getirilmesi için çalışma yaparak bunu sağlamayı planlıyoruz. Filateliye yeni bir bakış açısı getiriyoruz. Tarih ve kültür varlıklarımız konulu yeni bir seri başlattık. 22 Ağustos’ta bu serinin ilk pulları çıkacak. Burada Ahlat mezar taşlarını işliyoruz. Ahlat, Türk’lerin Anadolu’ya giriş kapısıdır. Bunu dünyanın ve Türk insanının beynine kazıyacağız. Diğer taraftan, Tunceli’deki koç başlı mezar taşlarını pullarımıza işleyeceğiz. Pulların, üzerindeki konuları da genişletiyoruz. Komşu ve dost ülkelerin, kıymet verdiği insan ve mekanlar da pullarımızda işlenecek. Mesela, Saraybosna’da Hacı Hüsrev Bey Külliyesi, Bulgaristan’da Saru Saltuk Türbesi, Kazakistan’da Yesevi Türbesi, ve mümtaz şahsiyetlerden Dede Korkut pullarımıza konu olacak. Böylece o ülke insanlarının da bizim pullarımıza ilgisi sağlanacak ve bir dostluk tesis edilecek. Filatelistler için önümüzdeki günlerde güzel çalışmalarımız var. Yepyeni pullar geliyor. Milli kültür unsurlarına öncelik veriyoruz. Bizim pullarımız, bundan sonra dünyaya açılmada, elçilik görevi yapacak.” dedi. Ticarî gemiler pullarda PTT Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan, “Ticaret Gemileri” konulu pul ve ilk gün zarfları filatelistlerin beğenisine sunulacak. 4 ayrı çeşit puldan oluşan koleksiyonda, Buğ, Gülcemal, Bandırma ve Nusret gemileri konu ediliyor. 16 Mart tarihinden itibaren 6 ay süreyle piyasada kalacak olan ve 600 bin adet basılan pulların satış fiyatları ise, 125 bin ve 275 bin lira olarak iki farklı katagoriden oluşuyor. Mektuplar: Ağırlık Yurtiçi/KKTC Yurtdışı 20 gr’a kadar 200.000 TL 350.000 TL 50 gr’a kadar 325.000 TL 450.000 TL 100 gr’a kadar500.000 TL 600.000 TL 500 gr’a kadar1.100.000 TL 2.550.000 TL 1 Kg’a kadar 2.250.000 TL 4.500.000 TL Basılmış Kağıt Ağırlık Yurtiçi/KKTC Yurtdışı 20 gr’a kadar 200.000 TL 2750.000 TL 50 gr’a kadar 200.000 TL 400.000 TL 100 gr’a kadar 350.000 TL 450.000 TL 500 gr’a kadar 800.000 TL 1.800.000 TL 1 Kg’a kadar 1.000.000 TL 3.300.000 TL Küçük Paketler Ağırlık Yurtiçi/KKTC Yurtdışı 100 gr’a kadar 350.000 TL 450.000 TL 250 gr’a kadar 650.000 TL 1.050.000 TL 500 gr’a kada 800.000 TL 1.850.000 TL 1 Kg’a kadar 1.000.000 TL 3.300.000 TL Yurtiçi Koliler 3 Kg’a kadar 600.000 TL 5 Kg’a kadar 1.250.000 TL 10 Kg’a kadar1.600.000 TL 30 kg’a kadar4.000.000 TL Verilen fiyatlar, örnek teşkil etmesi için seçilmiştir. Ayrıntılı bilgi için, posta merkezlerine başvurulması gerekmektedir. Mektubun hikâyesi... Zarfa koyulan ve üzerine adres yazılan mektup, herhangi bir postaneden görevliye teslim edilir. Teslim alınan mektup zarfı üzerine, ödenen ücret karşılığı damga vurulur. Zarflar, postane içinde kabaca ayrılarak, Posta İşleme Merkezi’ne gönderilir. Üzeri elle doldurulan postalar, görevliler tarafından, ayrı raflarda tasnif edilir. Alıcının bağlı bulunduğu postaneye gelen mektup, artık postacının çantasında. Adresleri bilgisayarla yazılan zarflar, “oms” ve “osier” cihazları tarafından tasnif edilir. En son aşamada, adresinize gönderilen mektup, posta memuru tarafından teslim edilir.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT