BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İnsan yetiştirmek...

İnsan yetiştirmek...

Dallardaki yeşil nemi zümrüt ve elmas parçaları gibi ışıldatarak süzülen huzmeler; ışıktan binlerce kollar halinde puslu denize uzandığında, adı efsanelere karışmış hangi göl zihinlerde silinip yok olmazdı ki?..



Beykoz'daki Ziya Ünsel Ortaokulu'nda okudum. Orası dünyanın en güzel yerlerinden biridir... Üç kıtanın hâkimi ve hâmîsi Osmanlı'nın köşk yapmak için seçtiği mekân ile -bizim zamanımızda sadece temelleri duruyordu- aramızda sadece bir taş duvar vardı. İkişer üçer katlı bloklar halindeki okulumuz Abrahampaşa Korusu'nun içindeydi. Ağaçların arasından baktığımızda, İstanbul Boğazı'nın Beykoz önünde sanki bir göl haline gelen manzarasını görebiliyorduk. İnanılmazdı! Hele arkamızdaki tepeden yükselen sabah güneşi... Dallardaki yeşil nemi zümrüt ve elmas parçaları gibi ışıldatarak süzülen huzmeler; ışıktan binlerce kollar halinde puslu denize uzandığında, adı efsanelere karışmış hangi göl zihinlerde silinip yok olmazdı ki?.. Yıllar sonra o köşk, aslına uyularak tamamlandı. "Beykoz Korusu Belediye Tesisleri" olarak yaşatılıyor. Ormanın içinde, at arabası tekerleklerine uygun -yani bir o yanda bir bu yanda iki sıra halinde- saplama taşlardan yapılmış fayton yolları, kalıp taşlar döşenerek yenilendi... Tam bir seyirlik tablo haline getirilen korumuzda,şimdi siz; her adımınızda hışırdayacak olan kızılsarı sonbahar yapraklarının içinde yürümelisiniz... Ve bir de, her bahar, sonsuz renk cümbüşüyle açan lalelerin tarhları arasından geçmelisiniz... Ve bir de, yaz sıcaklarında,derin gölgelerin serinliğini hissetmelisiniz... Ve bir de, kar yağdığı vakit, yaşı yüzlerce yılı aşan ağaçlarla birlikte husule gelmiş kompozisyonları görmelisiniz, o ânı solumalısınız, yudumlamalısınız... İşte oralar... Küçüksu deresinden ta Karadeniz'e kadar, bütün Beykoz toprakları bir bütün olarak sanki benimdir; hep öyle hissettim... Veya oralar ben'imdir!.. * Güçlü ve mutlu bir insan yetişmesi için, önce o insanın kendi çevresini seviyor olması lazım. Bunun için okulumu böyle anlattım. Öğretmenlerimin de sadece birinden bahsedeyim mi? İsmi Mustafa Bakan'dı. Yıllar sonra karşılaştık, evinde. Meğer kırk yıldır (eğitimcilik ve yöneticilik) notlarını biriktiriyormuş. Muazzam bilgiler, inanılmaz bir tecrübe ve şahane bir üslup. Mutlaka okuyun. Her satırı kıymetlidir ve hocamın kitabını beğenmediğiniz takdirde ödeyeceğiniz paranın da kefiliyim! Öğretmen ve ana babalarla ufuk turu bu kitap. "Güçlü ve Mutlu İnsan Yetiştirmek" için yazılmış. Fakat önce yaşanmış, denenmiş, kırk yıl da sağlaması yapılmış. Bu bir kitap değil, hayattır!.. BKY'de çıktı. Bulmak artık sizin işiniz! (Bulamayanlar bana mail mmmerkul@gmail.com yazarsa belki imzalısını temin veya imza günleri tertip edebiliriz!)
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT